Zahide Aydoğdu
Çaresiz misiniz? Çare Siz Misiniz?
Zahide Aydoğdu
A- A A+
Duralım göğe bakalım. “Her şey bir duraklama ile başlar” diyor Valery. Aksiyon var ruhunda bulutların. Kuşlar uçuşuyor gökte. “Gökyüzü benim” der gibi süzülüyor bir minare tepesinde karga.Ve gökyüzünün toprağı olan bulutlar… Bulutlar ki rahmetin vesilesi. Bulutlar ki bağrında taşımış onca sebili.

Ah ki bulutlar, rahmetin zahmetten geldiğinin şahidi!Gök, rahmete gebe iken sancılanıyor bir ışık hızıyla. Bir haykırış ki yerde ki çiçeğin ödü kopuyor, ardından tohum sümbülleniyor ve yeniden can geliyor kıldan ince bükülmüş boynuna. Cevv-i asuman lisanıyla haykırıyor şimşekler, parlıyor yerde ne varsa. Toprağa umut ekmek için geç değil! Yeşeriyor sonbaharda can vermiş her tohum. Mustaripdeğil.
 
“Evet hiçten, birden harika bir gürültü ile cevvi konuşturmak ve fevkalade bir nur ve nar ile zulmetli cevvi ışıkla doldurmak ve dağvari pamuk-misal ve dolu ve kar ve su tulumbası hükmünde olan bulutları ateşlendirmek gibi hikmetli ve garabetli vaziyetlerle baş aşağı gafil insanın başına tokmak gibi vuruyor: "Başını kaldır, kendini tanıttırmak isteyen faal ve kudretli bir zatınharika işlerine bak! Sen başıboş olmadığın gibi, bu hadiseler de başıboş olamazlar. Her birisi çok hikmetli vazifeler peşinde koşturuluyorlar”

Bulut içindeki ateşi rahmet ile ifşa eden Allah sendeki gayreti, himmeti, şevki nasıl görmez?

“İman dediğimiz o hayat verici eriş, öncüsü olan fikirle beraber aksiyonun babası oluyor. İman eğer buutsuz bir duygu ise, aksiyon da onun billurlaştırdığı madde…”

Eğer  yüreğinizdeki, hayalinizde ki aklınızda ki çıkmaz sokakların yolları iman ve aksiyon ile planlanırsa, o halde  çaresiz değilsiniz, çare sizsiniz!
 
Çünkü Cenab-ı Hak bir şeyi vermek istemese idi bizde ki istemek duygusunu dahi hiç vermezdi. “Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var” ayetinianımsaAzizim! Şimdi istikbale iman ve aksiyon haritası ile bakıp sabırla bir müddet dahadurup tefekkür etme vakti. Çünkü sağlam durmak güçlü bir başlangıçtır. Hayatınız da ki, hayaliniz de ki en güzel başlangıçlar için ümitle ve sebat ile “Vira Bismillah” deyin.

Bismillah ! Evvela her hayrın başıdır. Aksiyonun yegane anahtarıdır. Hiçbir dinde böyle anahtar yoktur.
“Allah’ın ismiyle derken (Bismilllah )…
Görülüyor ki, Besmele bütün aksiyon sarayının cümle kapısına anahtar oluyor .”


“Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki: Senin nihayetsiz Aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete raptedip Kadir-i Rahim'in dergahında aczi, fakrı en makbul bir şefaatçi yapar.”
 
Bismillah diyerek yeniden başlayalım. Ne yapmak istiyorsak yahut neyi yarıda bıraktıysak... Ve henüz kirlenmemiş göğe bakıp ümitvar olalım. Atalım üstümüzde ki yıllanmış ölü toprağını. Toz duman olsun her yer. Rahmet için zahmeti göze almış olalım.Allah gayretlidir ve gayretliyi sever. İstemek, yapacağın işin yarısını halletmek demektir. İsteyelim lakin hırs ile değil, hırs sebebi hasarettir, mahrumiyettir.

İsteyelim ! kuldan değil Kul Nesimi gibi;
"Zerrece tamahım yoktur şu dünya varına Rızkımı veren Huda’dır. Kula minnet eylemem dercesine.“

Ben dünyayı sahibinden istemedim nasıl olur da ona Malik olmayan birinden isterim .”Kuldan gelecek olan veya gelen her minnetten sakınarak, yalnızca Rızkı veren Allah’tır düsturu ile ve teslimiyetle yeniden isteyelim. Unutmamak da fayda var ki her düşüş bir öğreniştir.Birileri bizi kösteklemek istesin. Ne ehemmiyeti var.

Asıl marifet Yunusvari:
“Gelse celalinden cefa yahut cemalinden vefa, ikiside cana safa: Kahrın da hoş, lütfun da hoş” diyebilmekte.

Yahut Niyazi gibi, 
Derman ararken kendine, derdi derman edenlerden olabilmekte.  Eğer zor şartlar altında bir komando gibi yaşadığınızı düşünüyorsanız unutmayın ki size büyük bir görev verilecektir. Ve bir komando başarmak istiyorsa görevini, ne kadar yorulduğuna değil ne kadar yol alacağına bakar.

Çünkü İnsan yaşamına en etkili seminer hayattan aldığı derstir.Hayallerimiz, isteklerimiz ve henüz tatmadığımız her güzel duygu için yeniden ayağa kalkmaya, anlamaya,duaya ne kadar çok ihtiyacımız var. Duygusal ve zihinsel her türlü ihtiyacın membaı olan İslam’ı yeniden, hakiki manada kavramsallaştırmaya ne çok ihtiyaç var!
 
Zihinsel ihtiyaçlarını gerek marifet alanında gerekse maddi manevi alanda açıklık getirip ikinci el insan statüsünden çıkıp yani taklidi noktadan tahkiki mertebeye ulaşanlar, kainatın dahi onun için yaratıldığının farkında olan en şerefli mahlukattır.

Ne mutlu kendini bilene !
Cümle alem umutlu böyle nesillere !
Allah, bizi ve neslimizi verilen nimetleri görüp hayrete düşen ve ardından gayrete koşan kullarından eylesin.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>