Tervat'ta Geçen Bazı Yasalar İslamda Yeri Var mı?
A- A A+

Tervat'ta Geçen Bazı Yasalar İslamda Yeri Var mı?

Diğer ilahi kitaplar değiştirilmiştir. Ancak içindeki bilgilerin tamamı zıddıyla değiştirildiği söylenemez.
 
Tevrat'ın nesilden nesile sağlam bir şekilde intikali konusunda Yahudi din adamlarının en büyük suçu, bu ilahi kitabı okuma keyfiyetini kendi tekellerine almış olmalarıdır. Bundan dolayıdır ki Tevrat Yahudi halkının bildiği ve okuduğu bir kitap mahiyetini alamamış, halk bu Allah Kelamından kopuk yaşamıştır. Daha sonraları Yahudiler arasında bid'at ve cehalete dayanan uygulamalar ortaya çıkınca, din alimleri bir yandan bid'at ve cehaletle mücadeleye girişmiş, bir yandan da bozuk inanç ve uygulamalara karşı Tevrat'tan kanıtlar bulmaya çalışmışlardı. Tevrat'tan kesin cevap bulamadıkları hususları da bizzat kendileri Tevrat'a eklemişlerdir.
 
Yahudi alim ve hahamları, kesin cevap bulamadıkları noktalarda Tevrat'ı yalnız kendi anlayışları doğrultusunda yorumlamakla kalmamışlar, uygun gördükleri metinleri ekleyerek bazı yerleri de çıkarmışlardır. Sonuçta bu ilave ve çıkarmalar gerçek Tevrat'ı tanınmaz hale getirmiştir.
 
Aynı tür bir tahrif hadisesine diğer ilahi kitap olan İncil'de de rastlanmaktadır. Hristiyan rahipleri kendi yorum ve hayal mahsulü düşüncelerini, kendi ictihadları doğrultusunda geliştirdikleri din anlayışlarını Allah'ın kelamı olan İncil'e ekleyerek bu ilahi kitabı adeta anlaşılamayacak hale getirmişlerdir. Kur'an-ı Kerim, Yahudi ve Hristiyan din adamlarının ilahi kitaplar üzerindeki bu çirkin tasarruflarını şöyle açıklıyor: 
 
"Ey iman edenler! Biliniz ki, hahamlardan ve rahiplerden bir çoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve insanları Allah yolundan engellerler..." (Tevbe, 9/34). 
 
Bu ayetten anlaşıldığı üzere hahamlarla rahipler, mukaddes kitaplardaki ayetleri dünya menfaati karşılığında da değiştirmişler veya hükmünü kendilerine göre yorumlamışlardır. Bunlar özellikle Hz. Muhammed (asv)'in peygamberliğiyle ilgili ayetleri tahrif etmişler, Kitab-ı Mukaddes'in, Hz. İsa (as)'dan sonra Hz. Muhammed (asv)'in geleceğini müjdeleyen ayetlerini yok etmeye çalışmışlardır.
 
Haham ve rahipler bununla da yetinmemiş, ilahi kitaplara yaptıkları ilavelerin asli metin olduğunu iddia etmişlerdir. Böylece haham ve rahiplerin tarih felsefesi, kelam, fıkıh, tefsir ve diğer ilim dallarındaki görüş ve yorumları Kitab-ı Mukaddes Külliyatı içine girerek adeta Allah kelamının bir parçası halini almıştır.
 
Yapılan araştırmalar Ahd-i Atik (Eski Ahit)'in ilk beş kitabının asıl Tevrat olmadığını ortaya koymuştu. Orijinal Tevrat'ın bir nüshası veya bölümü hiç bir yerde yoktur. Bu iddiayı bizzat Tevrat'ın kendisi de doğrulamaktadır.
 
Tevrat  ve  İncil  tahrif olsa da içinde hakikat ifade eden sözler de yok değildir. Ancak bunları da kendilerine göre uygulamaktaydılar. Tevrat'ın dini hükümleri üzerinde de tahrifler yapılmıştır. Bilindiği üzere Hayberli Yahudiler, zina eden evli bir erkekle evli bir kadın hakkında hüküm vermesi için Hz. Peygamber (asv)'a gelmişler, o da suçluların recmedilmeleri gerektiğini, Tevrat (Tesnye, XXII, 23-24)'ın da bunu emrettiğini söylemiştir. Yahudiler ise bunu bildikleri halde o hükmü fakir ve kimsesizlere uyguluyor, aynı suçu işleyen zengin ve mevki sahibi kişileri de kırbaç cezasıyla veya eşeğe ters bindirerek halk arasında dolaştırıyorlardı. Böylece Yahudiler Allah'ın kitabından yüz çevirerek işlerine geleni alıyor, dolayısıyla da şeriatı tahrif ediyorlardı.
 
Hz. Peygamber (asv) da hadis-i şeriflerinde Yahudi ve Hristiyanların "Tefsir etmek suretiyle kitaplarını tahrif ettiklerini" (Darim, Mukaddime, 56), "İsa'dan sonra meliklerin Tevrat'ı değiştirdiklerini" (Nesa, Kudat, 12), "Kitaplarını hem tahrif ettikleri, hemde ilaveler yaptıklarını" (Tirmiz, Tefsir, 34/3) açıklamıştır.
Kaynak : Sorularla İslamiyet