İmam Gazali (r.a) 'ın İlime Bakışı
A- A A+

İmam Gazali (r.a) 'ın İlime Bakışı

Hayır, karşı olmadığı gibi, bu ilimleri öğrenmenin gerekli olduğunu söylemektedir.
 
İmam Gazali, Kur'an'da bütün ilimlerin var olduğunu kabul eden, ilmi tefsir anlayışını benimseyenlerin başında gelir. üstelik bu ilimleri örenmenin farz-ı kifaye olduğun söyler.
 
İşte Gazali'nin bazı ifadeleri:
 
Farz-ı Kifaye Olan İlmin Beyanı:
 
İlimler;  şeri ve  şeri  olmayanlar olmak üzere iki kısımdır. Şeri ilimlerden maksadımız, aklın tek başına kavrayamayacağı, ancak peygamberlerden öğrenilebilen bilgilerdir. Şeri olmayan ilimler de üç kısımdır: 
 
1. övgüye layık olanlar, Yergiye layık olanlar, Mubah olanlar.
 
2. övgüye layık olan ilimlerden bazıları farz-ı kifayedir: Bunlar, Tıp, Hesap ilmi gibi dünya işlerinde gerekli olan ilimlerdir. Evet, tıp ilmi insan bedeninin varlığının devam etmesi için gerekli olduğu gibi, Hesap/Matematik ilmi de sosyal hayattaki  muamelelerde zorunlu olan bir ilimdir. Yanlış anlaşılmasın, farz-ı kifaye olan ilimler yalnız Tıp ve Hesap ilmi değildir. Denizcilik, çiftçilik, Terzilik, İdarecilik gibi daha pek çok sanatın esaslarını ders veren ilimler de farz-ı kifayedir.  Hatta küçük bir (sağlık memurunun yapabileceği bir tedavi şekli olan) Hacamat da farz-ı kifayedir. çünkü hastalığı veren Allah, onun ilacını yaratmış ve insanlara o yolu göstermiştir. Ondan istifade etmeyip hastayı ölüme terk etmek caiz değildir.
 
3. övgüye layık olup da farz-ı kifaye olmayan, ancak öğrenilmesi yine de faziletli olan ilimler ise, her zaman lazım olmayan Tıp ve Hesap/matematik ilminin incelikleri ve derin  meseleleri gibi (akademik ağırlığı olan) hususlardır. İlgili bölümlerin uzmanı olanlar, elbette konuyu her yönüyle bilmeleri gerekir.
 
4. Yergiye layık olan ilimler ise, sihir/büyü, gibi  aldatan ve göz boyayan  sanatlardır. Ancak, insanları bunların zararından korumak için öğrenmek haram olmaz.
 
5. Şiir , Edebiyat, Tarih gibi ilimler ise mubahtır.
 
Şu var ki, hiçbir ilim özü itibariyle "yerilen" diye nitelenmeğe layık değildir. Bazı ilimlerin bu şekilde nitelendirilmesi ya sahibine veya başkalarına zararlı olması, ya da hiç bir faydasının olmaması yönüyledir. Gazali, bu sonuncuya örnek olarak, sıradan insanların metafizik sırları araştırmasını zikretmektedir. (bk. İhyau ulumiddin, 1/23).
 
çok kısa ve özet halinde sunduğumuz bu bilgiler, İmam Gazali'ye ümmetin niçin “Huccetu'l-İslam” unvanını verdiğinin de bir göstergesidir.
 
Tıbbi ilimleri öğrenen bir kişinin tıb ilmini öğrenmesi farzdır. Doktor olacak bir kişinin tıb bilgisi alması, öğrenmesi farzken mühendislik ilmini öğrenmesi farz değildir.
 
Yine Mühendis birinin mühendislik ilmini alması farzken, tıb ilmini alması farz değildir.
 
Ayrıca fenni ilimleri alması konusunda son yüzyıllarda ehli küfrün bilimle ve fenle Müslümanlara galebe çalmasından ötürü Müslümanların da bu ilimleri almasının çok önemli olduğunu vurgulamamızda da fayda vardır.
 
Fenni ilimlerle dini ilimler birlikte okutulmalıdır. Zira sadece fenni ilimler okutulursa dinsizlik, sadece dini ilimler okutulursa taassup doğar; iki tarzın buluşması ile hakikat tecelli eder, öğrenci iki kanatlı kuş gibi yükselir.
Kaynak : Sorularla İslamiyet