Zübeyir Gündüzalp'ten Göz Yaşartan Hatıra
A- A A+

Zübeyir Gündüzalp'ten Göz Yaşartan Hatıra

Nur’dan Hatıra

Kibrit çöplerini çakmak…

Gerçek hamiyet, şiddetli engellere rağmen hak yolda ilerleyebilmektir. Bediüzzaman’ın ifadesiyle “Çabuk ye’se inkılap eden hamiyet hamiyet değildir.”
 
Bediüzzaman’a hizmet eden talebelerinin de hayatlarına baktığımızda iman ve Kur’an hizmetinde ye’se hiçbir zaman meyletmediklerini görüyoruz.
 
İşkenceli bir sahneyi, Zübeyir Gündüzalp,  Ahmet Tan­yel’e şöyle anlatır:
 
“Savcı, ‘Niçin tevkif edildiniz?’ deyince, kitap okuduğumuzu söy­ledik. Savcı ‘Okuduğunuz kitaplar suç değil’ diyerek görevlilere bizi özel bir odaya koymalarını söylemiş. Ama müdür menfi olduğundan bizi çok fena bir yere koydurdu. Tarif et­mek mümkün olmayan bir yer! Bütün hapishanenin lağım­la­rının altından geçtiği izbe bir koğuş!
 
Helamız, köşede lağı­mın altından geçtiği kapısız, üstü açık, duvarsız bir yerdi. Kib­rit çöplerini çakıp önüne bir perde gerdik. Bir koku çıkıyor­du ki, fesübhanallah, ben o zamana kadar hiç öyle şiddetl­i, müteaffin, pis bir koku duymamıştım. Gözlerimizden yaş­lar boşanıyor, genizlerimiz yanıyordu.
 
Bu izbe odada ışık da yoktu. Namaz vakitlerini anahtar de­­liğinden sızan ışıkla güçlükle öğreniyorduk. Yanımızda ki­tap da yoktu. Derslerimizi hafızamızda kalanlardan oku­yor­duk. Hüsnü Kardeş ezberinden bize Cevşen okuyordu. Bu­rada tam 15 gün kaldık. Çıktığımızda rengimiz sapsarı kesilmişti.”
 
Kibrit çöpleri de çakılır mıymış?
Bugünün insanı olarak bunu anlamakta bile zorlanırken himmet, hamiyet sahibi bu insanlar için ye’sten bahsetmek mümkün mü?
 
Bunca teknolojik imkanlar içinde dahi namaz vakitleri konusunda tembellik gösterebilen bizlerin himmeti ile anahtar deliğinden sızan ışıktan namaz vakitlerini tayin eden bu kahramanların himmetini kıyas etmemiz oldukça zor. Onlar adeta Cenab-ı Hakk’ın “İyilik ve takvada yardımlaşın”, “Hayırda yarışın” gibi ayetlerini yaşamlarının ilkesi edinmişler. Himmetlerini, hamiyetlerini hayatlarının sonuna kadar iyilik ve hayırda yarışmaya bakarak devam ettirebilmişlerdir.
 
Onların tek düşünceleri “iman ve Kur’an hizmetini nasıl daha iyi yapabilirim”di.
Kaynak : Risale Ajans