Said Nursi'nin Talebesinden Üç Aylar Lahikası
A- A A+

Said Nursi'nin Talebesinden Üç Aylar Lahikası

بِاسْمِه۪ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ حَاصِلِ ضَرْبِ حُرُوفِ مَٓا اَرْسَلْتُمْ لَنَا مِنَ الرَّسَٓائِلِ ف۪ى عَاشِرَاتِ دَقَٓائِقِ هٰذِهِ اللَّيْلَةِ الرَّغَائِبِ وَ لَيْلَةِ الْمِعْرَاجِ وَلَيْلَةِ الْبَرَاتِ وَلَيْلَةِ الْقَدْرِ وَ اَعْطَاكُمُ اللّٰهُ بِعَدَدِهَا ثَوَابًا وَحَسَنَاتٍ اٰم۪ينَ

Aziz ve sıddık kardeşlerim ve fedakar ve sadık arkadaşlarım!
 
Evvela: Sizin, bu mübarek şuhur-u selase ve içindeki kıymettar leyali-i mübarekeleri tebrik ediyoruz. Cenab-ı Hak, herbir geceyi sizin hakkınızda birer Leyle-i Regaib ve Leyle-i Kadir kıymetinde size sevap versin, amin.(1)
 
Bu şuhur-u selase, seksen küsur sene bir ömrü kazandırıyor. Elbette sizler gibi mücahitler onu kazanmaya çalışacaksınız. Cenab-ı Hak her bir gecesini sizin hakkınızda Leyle-i Mi’rac ve Leyle-i Berat ve Leyle-i Kadir kadar kıymettar eylesin, amin. (2) 
 
Kahraman۪ ve۪ sadık۪ kardeşlerimiz۪ ve۪ hizmet-i۪ nuriyede۪ Arkadaşlarımız !
 
Dahilde ve hariçte Risale-i۪ Nurun۪ fevkalade fütuhatı ve intişarı devam ediyor. Beşeriyet aradığını nurlarda buluyor.
 
Hz.۪ Üstadımız۪ herşeyden evvel۪ ve۪ herşeyin۪ fevkinde Nurların۪ bize۪ kazandırdığı۪ pek۪ büyük۪ neticeye ve mükafata bedel۪ bizden istediği husus tam sadakat ve kanaat ve bu hizmette sebattır.

Üstadımız;

“Risale-i Nur’un talimatı dairesinde ve bizlere bahşettiği hizmet noktasında feyizlimakamlara kanaat etmeliyiz. Haddinden fazla fevkalade hüsn-ü zan ve müfritane ali makam vermek yerine, fevkalade sadakat ve sebat ve müfritane irtibat ve ihlas lazımdır. Onda terakki etmeliyiz.” (3) buyuruyor.
 

Ve yine Üstadımız;
 

“Hem, yirmi senedenberi tahribkarane eşedd-i zulüm altında o derece ahlak bozulmuş ve metanet ve sadakat kaybolmuş ki, ondan, belki yirmiden birisine itimat edilmez. Bu acib halata karşı çok fevkalade sebat ve metanet ve sadakat ve hamiyet-i İslamiye lazımdır; yoksa akim kalır, zarar verir. Demek en halis ve en selametli ve en mühim ve en muvaffakiyetli hizmet Risale-i Nur şakirdlerinin daireleri içindeki kudsi hizmettir.” (4) buyuruyor.
 

"Risale-i Nur, kendi sadık ve sebatkar şakirdlerine kazandırdığı çok büyük kar ve kazanç ve pek çok kıymettar neticeye mukabil fiyat olarak, o şakirdlerden tam ve halis bir sadakat ve daimi ve sarsılmaz bir sebat ister. Evet, Risale-i Nur onbeş senede kazanılan kuvvetli iman-ı tahkikiyi onbeş haftada ve bazılara onbeş günde kazandırdığını, yirmi senede, yirmibin zat tecrübeleriyle şehadet ederler. …
 
Madem hakikat budur, Risale-i Nur dairesinin yakınında bulunan ehl-i ilim ve ehl-i tarikat ve sofi meşrep zatlar onun cereyanına girmek ve ilim ve tarikattan gelen eski sermayeleriyle ona kuvvet vermek ve genişlemesine çalışmak ve şakirdlerini teşvik etmek ve bir buz parçası olan enaniyetini, tam bir havuzu kazanmak için o dairedeki ab-ı hayat havuzuna atıp eritmek gerektir ve elzemdir. Yoksa, Risale-i Nur’a karşı rakibane başka bir çığır açmak ile hem o zarar eder, hem bu müstakim ve metin cadde-i Kur’aniyeye bilmeyerek zarar verir, zındıkaya bir nevi yardım olur." (5)

 

Üstadımız, “Zındıkaya۪ yardım۪ olur” diyor. "Ey۪ hocalar,۪ ey۪ sofi meşreb۪ zatlar dikkat edin" diye ikaz ediyor.
 
Hazreti Üstadımız۪ her۪ okuduğumuzda bizleri derin düşüncelere۪ sevk۪ eden,۪ ikaz۪ eden۪ şu۪ ifadeleri:
 

“Risaleti’n-Nur hakaik-ı İslamiyeye dair ihtiyaçlara kafi geliyor; başka eserlere ihtiyaç
bırakmıyor. Kat’i ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki, imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkiki yapmanın en kısa ve en kolay yolu Risaleti’n-Nur’dadır. Evet onbeş sene yerine onbeş haftada Risaleti’n-Nur o yolu kestirir, iman-ı hakikiye isal eder."
 

"Risaleti’n-Nur çok mütenevvi hakaika dair olduğu halde, te’lifi zamanında, yirmi seneden beri ben muhtaç olmadım. Elbette siz, yirmi derece daha ziyade muhtaç olmamak lazım gelir. Hem madem ben sizlere kanaat ettim ve ediyorum, başkalara bakmıyorum, meşgul olmuyorum; siz dahi Risaleti’n-Nur’a kanaat etmeniz lazımdır, belki bu zamanda elzemdir.” (6) buyurmakla۪ kıyamete۪ kadar۪ gelecek۪ talebelerine۪ sesleniyor۪ ben۪ sizlere۪ kanaat۪ ettim۪ diyor, siz de۪ Nurlara۪ kanaat۪ etmeniz۪ lazım۪ ve۪ elzemdir۪" buyuruyor.۪
 

Bu۪ nurlara kanaat etmeyen, kendi kafa feneri۪ ve۪ eski۪ malumatıyla۪ malumatfuruşluk۪ yapıp۪ Nurların۪ intişarına۪ mani۪ olmak۪ için۪ çalışan۪ ehl-i ilim ve ehl-i۪ dinden۪ menfaatperest۪ adamlar۪ çıkabilir,۪ bunlara۪ bakmadan۪ bizler۪ hizmetimize۪ devam۪ edeceğiz.۪ Zira۪ her۪ belaya۪ her۪ derde۪ ilaç۪ ve۪ çare۪ Risale-i۪ Nur’un۪ hizmetidir.۪
 
Kahraman۪ kardeşlerimiz,۪

Aziz۪ Vatanımız۪ ve۪ bu۪ vatandaki۪ hükümetimiz۪ ve۪ bilhassa۪ sınır۪ ötesinde۪ mücadele۪ veren۪ mücahit۪ mehmetçiklerimiz۪ için۪ bu mübarek üç۪ aylarda۪ dua۪ edeceğiz,۪ her۪ zamankinden۪ daha۪ ziyade۪ şu۪ ortamda başta۪ Reis-i۪ Cumhurumuz۪ olmak۪ üzere۪ müsbet۪ hükümetimizin۪ arkasında۪ kenetleneceğiz۪.

Ehl-i۪ dalaletin۪ ve۪ zındıkanın۪ bu۪ Anadoluda۪ ve۪ alem-i۪ islamda۪ oynadıkları۪ satrançlara۪ alet۪ olmayacağız.۪ Fevkalade۪ dikkat۪ ve۪ teenni۪ ile۪ vatan۪ ve۪ millet۪ ve۪ islamiyetin۪ selameti۪ için۪ dahilde۪ müslümanların۪ kuvvetini۪ bölenlere,۪ karanlık۪ bazı menfaatperestlerin planlarına۪ müsamaha۪ göstermeyecek,۪ Risale-i۪ Nur’un۪ sadık,۪ kanaatkar۪ talebeleri۪ olarak۪ güzel۪ Anadolumuza۪ ve۪ hükümetimize۪ daha۪ ziyade۪ sahip۪ çıkacağız.

Şimdi tesanüd zamanıdır. Birlik ve beraberlik zamanıdır. 

Bu۪ birlik۪ ve۪ beraberliğimizi۪ bozmak۪ isteyen۪ cemaatimiz۪ içinde۪ veya۪ dışında۪ zındıkaya۪ alet۪ olmuşlara aldırmayacağız.۪ Risale-i Nur’a۪ sarılıp۪ Kur’andan۪ aldığımız۪ derslere۪ ve۪ vazifeye۪ tam۪ sadakat۪ ve۪ kanaatla, dertlerimize deva olan bu hizmette۪ birlik۪ beraberlik۪ içinde۪ devam۪ edeceğiz.
 
Elhasıl; Allah’ım۪ Receb’i۪ ve۪ Şaban’ı۪ bize۪ mübarek۪ kıl۪ ve۪ bizleri۪ Ramazan’a۪ ulaştır.۪ Ve۪ bu۪ şuhur-u selase hürmetine۪ devletimizi,۪ milletimizi,۪ hükümetimizi۪ ve۪ Reis-i۪ Cumhurumuzu۪ ve۪ mücahid ordumuzu her türlü۪ insi۪ ve۪ cinni۪ şeytanların۪ şerrinden۪ muhafaza۪ eyle۪ ve۪ bizleri۪ ömrümüzün۪ sonuna۪ kadar۪ Nurlara۪ sadık۪ ve۪ kanaatkar۪ ve۪ hizmette۪ sebatkarlardan۪ eyle۪ ve۪ bu۪ kudsi۪ hizmetten۪ ayırma. Amin
 
Hz. Üstadımızın Talebesi ve Hizmetkarı
Hüsnü Bayramoğlu

1- ( Kastamonu Lahikası s.84 )
2- ( Kastamonu Lahikası s.86 )
3- ( Kastamonu Lahikası s.89 )
4- ( Kastamonu Lahikası s.91 )
5- ( Kastamonu۪ Lahikası s.122 )
6- ( Kastamonu Lahikası s.77 )
 
 

Kaynak : Risale Ajans