Nur Cemaatlerinin Müşterek İstişare Kararı
A- A A+

Nur Cemaatlerinin Müşterek İstişare Kararı

‎بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ
Aziz kardeşlerimiz ve hizmet-i imaniyede arkadaşlarımız!
 
Evvela; “Risaletü’n-Nur’un intişarındaki maksat, şu zamanın insanlarına tahkiki imanı ders vermek, mütehayyirlerini kurtarmak, müteharrilerini takviye ve tarsin etmek, zındıka ve ehl-i ilhadı iskat ve ilzam etmektir.” (Hulusi R.H.)

Bu cümleden olarak vatanımızda ve hariç memleketlerde kemal-i şevk ile devam eden hizmetleri tebrik ediyor, dualar ediyoruz. İnşaallah, Kur’an ve iman hizmetleri sadaka-i makbule hükmüne geçecek ve alem-i İslam’ın ittihadına vesile olacak diye rahmet-i İlahiyeden ümid ediyoruz.
 
Saniyen; Hizmet-i Nuriyenin tesanüd, ittihad, muhabbet ve uhuvvetle devamı için Nur’un fedakar, kahraman ve hizmet-i nuriyede herkesçe malum olan Nur cemaatlerinin mümessili kardeşlerimizle bir araya gelip, memleketimizi yakından alakadar eden bazı hususları görüştük. Müşterek kanaatimizi arzetmeyi münasip gördük.
 
Kardeşlerimiz! Aziz Üstadımız Nur Lahikalarında, Risale-i Nur’un hizmetinin ehemmiyetini vatan ve millete fevkalade faidesini, bu memleketi anarşistlik ve ihtilal gibi belalardan muhafaza etmeye çalıştığını ifade etmiş.

“Hakiki bir Müslüman ve samimi bir mü'min, hiçbir zaman anarşiye ve bozgunculuğa taraftar olamaz.” demiştir.
 

Müteaddit defalar kendisini ziyarete gelen yahut takip eden polislere;
 

“Sizler maddi asayiş muhafızlarısınız, bizler ise manevi asayiş muhafızlarıyız. Sizler ancak bir hadise vukua geldikten sonra müdahale edebilirsiniz. Bizler ise; bir fenalık vuku bulmadan o kötülüğün önünü kesiyoruz.” manasında çok tavsiyelerde bulunmuştur.
 

Buna dair:“Üç vilayetin insaflı bir kısım zabıtaları demişler: Nur talebeleri manevi bir zabıtadır. Asayişi muhafazada bize yardım ediyorlar. İman-ı tahkiki ile Nur’u okuyan her adamın kafasında bir yasakçıyı bırakıyorlar, emniyeti temine çalışıyorlar.” (Lem'alar, 298)

“Bir mekteb-i irfan olan Risale-i Nur’un müellifi ve şakirdleri asayişin, nizam ve intizamın fahri ve manevi bekçileridir.” (Tarihçe-i Hayat, 654)

“Evet, eserler tesirlidir. Fakat millet ve vatanın tam menfaatine ve hiçbir zarar dokundurmadan yüz bin adama kuvvetli iman-ı tahkiki dersi vermekle, saadet ve hayat-ı ebediyelerine tam hizmette tesirlidir. Denizli Hapishanesinde, kısmen ağır ceza ile mahkum yüzler adam, yalnız Meyve Risalesi’yle gayet uslu ve mütedeyyin suretine girmeleri; hatta iki üç adamı öldürenler, onun dersiyle daha tahta bitini de öldürmekten çekinmeleri ve o hapishane müdürünün ikrarıyla, hapishanenin bir terbiye medresesi hükmünü alması, bu müddeaya reddedilmez bir senettir, bir hüccettir.”  (Emirdağ Lahikası-1, 19)


1947 senelerinde yazmış olduğu bir mektubunda ise Nurların tam şimdiki zamanın dertlerine ve yaralarına çare olacağını şöyle ifade ediyor:
 

“Risale-i Nur ve hakiki şakirdleri, elli sene sonra gelen nesl-i atiye gayet büyük bir hizmet ve onları büyük bir vartadan ve millet ve vatanı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışıyorlar.Gerçi Risale-i Nur sırf ahirete bakar, gayesi rıza-yı İlahi ve imanı kurtarmak ve şakirdlerinin ise kendilerini ve vatandaşlarını idam-ı ebediden ve ebedi haps-i münferidden kurtarmaya çalışmaktır. Fakat dünyaya ait ikinci derecede gayet ehemmiyetli bir hizmettir ve bu millet ve vatanı anarşilik tehlikesinden ve nesl-i atinin biçareler kısmını dalalet-i mutlakadan kurtarmaktır. Çünkü bir Müslüman başkasına benzemez. Dini terk edip İslamiyet seciyesinden çıkan bir müslim; dalalet-i mutlakaya düşer, anarşist olur, daha idare edilmez.”  (Emirdağ Lahikası-1, 22)
 
 
Salisen; Alem-i İslam’ın son kalesi ve ümmet-i Muhammed’in ümidi olan Anadolu’da, vatan ve millet ve bu vatandaki hükümet aleyhine müthiş planlar, asayiş ve nizamın tahrib edilmesi için perde altında çalışmalar var.

Ehl-i dalalet ve ehl-i nifak topyekün Reis-i Cumhurumuzun şahsına muhalefetle vatan ve milletin birlik ve beraberliğini hedef almış.Bütün imkanlarıyla, parti, cemiyet ve basın yoluyla aleyhte neşriyat yapmaya gayret gösteriyorlar.
 
Bu nazik zamanda Nur talebelerinin müteyakkız olmalarını ve Üstadımızın daima tazelenen, günümüze de hitabeden lahikaları ve bilhassa Emirdağ Lahikasındaki mektupları okumalarını ve hususan son dersinin çok okunmasını tavsiye ediyoruz.

Uyanık olalım!

İşte şu beş on senedeki hadiseler de gösteriyor ki münafıklar boş durmuyorlar. Bu vatandaki asayişin ve emniyetin tahribi için hükumet aleyhinde habbeyi kubbe yaparak, iftiralarla memleketimize zarar vermeye çalışıyorlar.Biz Nur talebeleri Reis-i Cumhurumuzun yanında olup tam desteklemeyi bir vazife biliyoruz.
 
Rabian; Üstadımızın 1957 erken seçimlerinde hareket tarzını bizatihi şöyle gördük:
 
Ehl-i dalaletin komitelerinin bu zamanda Reis-i Cumhurumuz Recep Tayyib Erdoğan aleyhinde ittifak ettikleri gibi, 1957 seçimlerinde de, Adnan Menderes’in aleyhinde ittifak etmişlerdi.

Vatan, millet ve memleket aleyhinde tehlikeyi gören Üstadımız ile birlikte hayatında ilk defa rey kullanılacağı sandığa gitmiştik. Aziz Üstadımız sandık başkanına “Bana Demokratların pusulasını ver evladım.” dediler. Açıktan Demokrat Parti pusulasına parmak bastılar.
 
Şimdi de aynı hal daha dehşetli bir surette cereyan ediyor. Sadece dahilde değil hariçten de çok düşmanlar insanları aldatarak Aziz Vatanımızda istikrarı bozmak ve hükümeti zayıflatmak için her türlü bahaneyi istimal ediyorlar.

Aynen öylede bu seçimler her ne kadar mahalli seçimler olsa da, sonuçları itibariyle bütün memleketi ilgilendiren bir meseledir.Hükümetin meşruiyetine darbe vurmak ve asayişi bozup memlekette anarşi çıkarmak isteyenler, seçimlerde hükümet aleyhine çıkacak bir neticeyi; vatan, millet ve memleket aleyhine Allah muhafaza istimal edebilirler.

Buna karşı aynen Üstadımız gibi bizler de vatan, millet ve İslamiyet namına Cumhurbaşkanımızın intihap ettiği adayları destekleyeceğiz.
 
Umum kardeşlerimize birer birer selam,  dua eder, dualarınızı bekleriz.
 
Umum Nur Talebeleri Namına
Hz. Bediüzzaman’ın Hizmetkarı ve Talebesi 
Hüsnü Bayramoğlu
Kaynak : Risale Ajans