Maymun İstiklal Savaşı’nı Kazanmamıza Nasıl Yardım Etti?
A- A A+

Maymun İstiklal Savaşı’nı Kazanmamıza Nasıl Yardım Etti?

Tarihçi yazar Mustafa Armağan, “Bir maymun İstiklal Savaşı’nı kazanmamıza nasıl yardım etmişti?” başlıklı yazısında ilginç bir olayı kaleme alıyor.

1920’de bir maymunun Yunan kralını ısırmasıyla Milli Mücadele’nin lehimize dönmesinin hikayesini anlatan Tarihçi yazar Armağan, aynı zamanda Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin bu maymuna yazdığı mersiyeye de yer vermiş.
Mustafa Armağan yazısını şöyle sürdürüyor;

Güneşli bir 30 Eylül sabahıydı. Yunanistan'ın Kralı Aleksander, (1 Ağustos 1893 - 25 Ekim 1920)  Fritz adlı kurt köpeğiyle Tatoi Sarayı’nın bahçesinde mutad yürüyüşlerinden birine çıkmıştı. Köpeğin birden bir çalılığın içine atladığı görüldü. Havlama, hırlama ve dalaşma sesleri birbirini kovalıyordu. Kral koştu; gördüğü manzara karşısında şaşkındı. Köpeği, evcil bir maymunu ağzına almış, şiddetle sarsıyordu. Maymunu köpeğin ağzından almaya çalıştığı sırada Kral darbeyi bir başka maymundan yiyecekti.
 
Dişisinin saldırıya uğradığını görerek harekete geçen erkek maymun ona bir kötülük yaptığını zannederek Kral’a saldırdı. Onu baldırından ve vücudunun çeşitli yerlerinden kötü bir şekilde ısırdı. Adamları yetiştiğinde Kral kan revan içindeydi. Maymunlar öldürüldü ama iş işten geçmişti.
 
Yaralar alelusul temizlenip sarıldı. Kral, hadisenin sarayın dışında duyulmasını istememiş, yaralarını ciddiye almamıştı. Ancak gece ateşlenme başladı ve giderek arttı. Üç hafta süren hayatta kalma mücadelesinden sonra Kral, bir mikrobun kanda, vücut sıvılarında veya dokularda çoğalması neticesinde ölümle sonuçlanabilen bir hastalık olan sepsis’ten öldü.
 
Kralın ölümü üzerine Meclis toplanıp seçimleri bir hafta erteledi. 3 yıl önce İngiliz, Fransız ve Rusların dayatmasıyla Alman taraftarı diye tahttan indirilen babası Konstantin yeniden tahta çıkarıldı. O da gerçek Krallık yetkilerini kullanma şartıyla kabul etti bu teklifi. Ne var ki, Yunan Genelkurmayı’nı dönüşte tam bir tasfiye bekliyordu.
 
Seçimleri kaybeden Venizelos, Başbakanlığı bıraktı ve yurdu terk etti. Yenilgisinin sebebini “Yunan halkının savaşlardan bıkkın” oluşuna bağladı. İngiltere, Cumhuriyet’ten Krallık’a dönmüş olan Yunanistan’ın kendi politikalarını yürüteceğine inancını kaybetmişti. Nitekim Savunma Bakanlığı’nı Ruslara yaklaşmakta olan Türkiye’yi kaybetme korkusu ağır basmıştı. Winston Churchill “İngiltere’nin Mustafa Kemal’le iyi bir barış yapılabileceğini” yazıyordu. (Michael Llewellyn Smith, Yunan Düşü, Ayraç: 2002.)
 
Tarihler 23 Kasım 1920’ydi. Yani Lozan’a gidilmesine daha 2 yıl vardı. İngilizlerle anlaşma yolu açılmıştı. Ardından başta İngiltere olmak üzere İtilaf devletleri Türk-Yunan savaşında tarafsız olduklarını, Yunanistan’ı tutmadıklarını bildireceklerdi.
 
Ey uğurlu maymun !
 
Yunan ordusundan işgali ‘başarmış’ ve Bursa’ya kadar genişletmiş olan Venizelosçu generaller hızla tasfiye edildi, yerlerine savaş tecrübesi eksik komutanlar atandı. Hemen o günlerde Karabekir Paşa’nın Doğu’daki zaferiyle başlayan başarılar Başkomutanlık Savaşı’yla hedefe ulaştı. Ancak yendiğimiz Yunan ordusunun içinden bölündüğünü ve dış yardımın büyük ölçüde kesildiği bir ordu olduğunu da unutmamak gerekir.
 
Maymun ısırığı adeta düğmeye basmış ve Yunanistan’ın talih rüzgarı tersine dönmüştür. İşte Bediüzzaman Said Nursi bu haberi aldığı zaman “Mücahid bir hayvan mersiyesi” başlıklı manzumeyi yazarak “Uğurlu Maymun”a övgüler düzmüş ve en umutsuz bir anda bile Allah’ın hangi enstrümanı devreye süreceğinin bilinemeyeceğini şöyle vurgulamıştı:
 
Ey maymun-i meymun!
 
Kafirleri mahzun, Yunan’ı da mecnun eyledin.
 
Öyle bir tokat vurdun ki, siyaset çarkını bozdun.
 
Lloyd George’u kudurttun, Venizelos’u geberttin.
 
Mizan-ı siyasette pek ağır oturdun
 
Ki, küfrün ordularını, zulmün leşkerlerini bir hamlede havaya fırlattın.
 
Başlarındaki maskelerini düşürüp maskara ederek bütün dünyaya güldürdün.
 
Cennetle mübeşşer olan hayvanların isrine (safına) gittin.
 
Cennette saidsin; çünkü gazi, hem şehidsin.
Kaynak : Risale Ajans