Kıyamet Ne Zaman, Hangi Yıl Kopacak?
A- A A+

Kıyamet Ne Zaman, Hangi Yıl Kopacak?

Kıyamet, Allah inancından sonra İslam'ın ikinci temel inancı olan Ahiret hayatının ilk aşamasını oluşturur. Genel bir yok oluş ve yeniden dirilişle birlikte gelişecek Haşr, Hesap, Mizan, Cennet ve Cehennem gibi olaylar hep Kıyamet gününün gündem içindedir. Bu nedenle Ahiret inancı, Kıyamet ve onunla birlikte gelecek olaylara inançtan başka birşey değildir. Bu büyük önemi yüzünden Kur'an Kıyamet olayım sık sık hatırlatır, zaman zaman da bir korkutma, uyarma öğesi olarak kullanır. 

Cifir ve ebced bir ilim dalıdır. Allah’ın gelecek ve geçmişle ilgili koyduğu bazı sırların anlaşılması ve şifrelerin çözülmesi için kullanılmaktadır. Fakat bunlar gaybı bilmek değildir. Sadece okumasını bilmektir. Çince bir yazıyı bilmeyen birisi resme bakıyorum zanneder. Halbuki bu dili bilenler çok manalar anlayacaktır.
 
İşte ebced ve cifir ilmi de Allah’ın geçmişe ve geleceğe yönelik koyduğu bazı şifreleri öğrenme ve okuma sanatıdır.
 
Bu ilim dalının özünü Hz. Ali (r.a) Peygamber Efendimizden almıştır. Bu nedenle bu ilmin kaynağı vahye dayanmaktadır. Hz. Ali aldığı bu sırları bazı kaide ve kurallarla belirlemiştir. Özellikle seyyidler sülalesinin bildiği söylenen bu kuralları kemaliyle ahir zamanda geleceği müjdelenen Mehdinin bilebileceği söylenmiştir. (Katip Çelebi, Keşfuzzunun, İlmu Cifir Maddesi)
 
Bu ilmin bazı yahudiler tarafından bilindiğini gösteren açıklamalar vardır. Örneğin “elif lam mim” ayeti okununca yahudiler ümmet-i muhammedin ömrünün az olacağını söylemişler fakat Peygamberimiz başka ayetler okuyunca seslerini kesmişlerdir. Diğer bir örnek ise Kuran’da geçen “beldetüün tayyibetün” ifadesidir. Bu ifade ebced ilmiyle hesab edilince İstanbulun fetih tarihi çıkmaktadır. (İsmail Hekimoğlu, Yeni Ansiklopedi, Ebced Maddesi)
 
İşte Kuran ve Hadislerde gizlenmiş bu sırları okuma ilmine Ebced ve Cifir ilmi denilmektedir.
 
Bu konuda geniş açıklamalar ve örnekler için Abdulkadir Badıllı’nın hazırladığı ve envar yayınlarında çıkan “Kudsi Kaynaklar” isimli eserine bakılabilir.
 
Allah’ın ilmi, ezelden ebede kadar olmuş ve olacak bütün hadiseleri, zamanları ve mekanları kuşatmıştır. O ilmin haricinde hiçbir şey kalamaz ve ondan saklanamaz.
 
Henüz vukua gelmemiş gaybi olayları ancak Allah bilir. Allah’tan başkası gaybı bilemez. Mugayyebat-ı hamse denilen beş şey vardır ki, bunlar yalnız Allah’ın ilmindedir. 1- Ana rahmindeki çocuğun bütün insanlardan farklı olan siması ve manevi istidat siması. 2- Henüz gaybda olan ve şehadet aleminde belirtileri bulunmayan bir yağmurun ne zaman yağacağı. 3- İnsanın yarın ne kazanıp, ne kaybedeceği. 4- İnsanın ne zaman, nerede ve ne şekilde vefat edeceği. 5- Kıyametin ne zaman kopacağı.
 
İslam alimleri, “Gaybı, Allah’tan başkası bilemez” düsturuna karşı hürmetsizlik ve itaatsizlik etmemek için, gaybdan haber vermeyi yasak görmüşler. Haber verenler de, yalnız işaret suretinde perdeli ve kapalı olarak ihbar etmişlerdir.
 
İstikbalden haber vermekte kullanılan ilim, cifir ilmi ve ebced hesabıdır. Arapça harflerin her birinin belli bir rakam değeri vardır. Bu ebced hesabı, İslamiyet’ten evvel de bilinmekteydi.

Bu hakikati, Bediüzzaman şöyle teyid eder: “Bir zaman, Beni-İsrail alimlerinden bir kısmı huzur-u peygamberi de surelerin başlarındaki ‘elif-lam-mim’ gibi harfleri işittikleri vakit, hesab-ı cifri ile dediler: ‘Ya Muhammed! Senin ümmetinin müddeti pek azdır.’ Onlara dedi: ‘Az değil.’ Sair surelerin başlarındaki kesik harfleri okudu ve ferman etti: ‘Daha var.’ Onlar sustular.
 
“..Hazret-i Ali’nin (r.a) Kaside-i Celcelutiyesi, baştan nihayete kadar, bir nevi ebced ve cifir hesabı üzerine telif edilmiştir. Hem, Cafer-i Sadık ve Muhyiddin-i Arabi (k.s) gibi gaybi sırlar ile uğraşan zatlar ve harf ilminin sırlarına çalışanlar, bu ebced hesabını gaybi bir düstur ve bir anahtar kabul etmişler.” (Şualar, s. 613)

KIYAMET 2129 YILINDA MI KOPACAK ?
 
İşte, ahir zamandan ve kıyametten haber veren bir hadis-i şerifi, Bediüzzaman ebced ve cifir ilmiyle tahlil eder ve bir takım tarihler çıkarır. “La tezalü taifetün min ümmeti zahirine ale’l-hakkı hatta ye’tiyallahü bi emrihi.”

Mealen: “Ümmetimden bir taife Allah’ın emri gelinceye kadar (yani kıyametin kopmasına kadar) hak üzerinde galip olacaktır.”
 
“La tezalü taifetün min ümmeti.” Ebced ve cifir ilmiyle rakam değeri Rumi1542. (Miladi 2126), Hicri 1542 (Miladi 2118)
 
“Zahirine ale’l-hak.” Rumi 1506 (Miladi 2090), Hicri 1545 (Miladi 2083)
 
“Hatta ye’tiyallahü bi emrihi.” Rumi 1545 (Miladi 2129), Hicri 1506 (Miladi  2121)
 
Risale-i Nur talebelerinin ne zamana kadar devam edeceğini düşündüğü bir sırada, Ramazan-ı Şerifin onuncu gününün ikinci saatinde birden kalbine bu hadisin ihtar edildiğini söyleyen Bediüzzaman, 1506 tarihine, yani, 2090 Miladi tarihine kadar zahir, aşikarane, belki galibane hizmetler yapılacağını, sonra 1542 tarihine kadar, yani, Miladi 2126 yılına kadar, gizli ve mağlubiyet içinde irşad ve tenvir vazifesini sürdüreceğini; sonra 1545 de, yani Miladi 2129 yılında kafirlerin başında kıyametin kopmasını ima ettiğini ve bunların Allah’ın ilminde olup ve doğrusunun Allah tarafından bilinebileceğini ifade eder.
 
Fatiha-i Şerif’de, sırat-ı müstakim üzerinde olan, yani doğru yoldan gidenleri tarif eden “Ellezine en’amte aleyhim” fıkrasının şeddesiz 1506 veya 1507 ederek, “Zahirine ale’l-hak” fıkrasının rakam değerine aynen denk gelmesi hadisin imasını teyid edip remz derecesine yükseltmesi de çok anlamlıdır. Böylece, Risale-i Nur talebelerinin, ahirzamanda Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat denilen o büyük taifenin ahirlerinde makbul bir grup olacağına işaret edildiği anlaşılır.
 
Kur’an-ı Kerim’in ve hadis-i şeriflerin kıyametle ilgili imalı işaretleri yanında, ilim adamları da bir takım hesaplamalar yapmaktadırlar. Güneş sistemine bağlı bir yörüngede dolanıp duran ve her 76 yılda bir dünyaya en yakın mesafeden geçen Halley Kuyruklu Yıldızı, en son 1980’li yılların başlarında yakınımızdan geçti.

Bundan sonra, ikinci defa geçişinde Allah’ın emriyle gezegenimize çarpması kıyametin kopmasına sebebiyet verebilir. Hatta, üç mil genişliğindeki “Swift Tuttle” adlı bir kuyruklu yıldızın saniyede 37 mil hızla dünyamızın üzerine doğru geldiği ve hesaplanan 14 Ağustos 2126 tarihinde dünyamıza çarpacağı ve bir milyon atom bombasından daha fazla etki yapacağı söyleniyor. Bütün bu anlatılanlar, ancak yaklaşık tahminlerdir. Yine en doğrusunu Allah bilir.
 
Peygamberimiz “Ben insanlığın ikindi vaktinde geldim.” buyuruyor.

Diğer bir hadisinde ise “Benim ümmetimin ömrü 1500 seneyi pek geçmeyecek.” buyurmuş.
 
Kıyamet, kainatın harap olması ve tekrar dirilmek üzere ölmesidir. Bizim ölümümüz de, kendi kıyametimizdir. Kıyametimiz kopmadan sonsuzluk yurduna hazırlık yapmak ve Allah’ın emir ve yasaklarına boyun eğerek istikamet üzere hayatımızı geçirmek ise, yapılabilecek işlerin en isabetlisidir.
Kaynak : Sorularla İslamiyet