İstikbalde En Gür Seda; İslam’ın Sedası Olacak
A- A A+

İstikbalde En Gür Seda; İslam’ın Sedası Olacak

Osmanlı yıkılmak üzere, İslam alemi düşman işgalinde, dünyada dinsizlik hareketi her yeri kasıp kavurduğu bir hengamda, Üstad "Ümitvar olunuz, istikbalde en gür seda; İslam’ın sedası olacak." diyor, halbuki gidaşat ve hali alem bu söze ve ümide uygun değil.

Bu sebeple Üstad'ın tespit ve ileri görüşlülüğünü o zaman insanları anlamakta güçlük çekiyor ve Üstad'a, "sen hayal ile hakikati karıştırıyorsun" diye itiraz ediyorlar.

Üstad da onların bu ümitsiz hallerini terk ederek, hem onlara hem de gelecek nesillere hitaben bu sözleri sarf ediyor. Ve ne kadar da haklı olduğunu zaman hem gösteriyor, hem de daha da gösterecek inşallah.


Hem de tarih bize bildiriyor ki,
ehl-i İslamın temeddünü, hakikat-i İslamiyete ittibaları nispetindedir.

Başkaların temeddünü ise, dinleriyle makusen mütenasiptir. Hem de hakikat bize bildiriyor ki, mütenebbih olan beşer, dinsiz olamaz. Lasiyyema, uyanmış, insaniyeti tatmış, müstakbele ve ebede namzet olmuş adam dinsiz yaşayamaz.

Zira uyanmış bir beşer, kainatın tehacümüne karşı istinad edecek ve gayr-ı mahdud amaline neşvünema verecek ve istimdatgahı olacak noktayı, yani din-i hak olan dane-i hakikati elde etmezse yaşamaz. Bu sırdandır ki, herkeste din-i hakkı bulmak için bir meyl-i taharri uyanmıştır. Demek istikbalde nev-i beşerin din-i fıtrisi İslamiyet olacağına beraatü’l-istihlal vardır.
 
Ey insafsızlar!

Umum alemi yutacak, birleştirecek, besleyecek, ziyalandıracak bir istidadda olan hakikat-i İslamiyeti, nasıl dar buldunuz ki, fukaraya ve mutaassıp bir kısım hocalara tahsis edip, İslamiyetin yarı ehlini dışarıya atmak istiyorsunuz?

Hem de, umum kemalatı cami, bütün nev-i beşerin hissiyat-ı aliyesini besleyecek mevaddı muhit olan o kasr-ı nurani-yi İslamiyeti, ne cür’etle matem tutmuş bir siyah çadır gibi bir kısım fukaraya ve bedevilere ve mürtecilere has olduğunu tahayyül ediyorsunuz? Evet, herkes ayinesinin müşahedatına tabidir. Demek sizin siyah ve yalancı ayineniz size öyle göstermiştir.

SUAL : İfrat ediyorsun, hayali hakikat görüyorsun. Bizi de teçhil ile tahkir ediyorsun. Zaman ahirzamandır, gittikçe daha fenalaşacak.
 
CEVAP : Neden dünya herkese terakki dünyası olsun da, yalnız bizim için tedenni dünyası olsun?
Öyle mi? İşte, ben de sizinle konuşmayacağım. Şu tarafa dönüyorum; müstakbeldeki insanlarla konuşacağım:
 
Ey üç yüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş ve sakitane Nurun sözünü dinleyen ve bir nazar-ı hafi-i gaybi ile bizi temaşa eden Said'ler, Hamza'lar, Ömer'ler, Osman'lar, Tahir'ler, Yusuf'lar, Ahmed'ler, ve saireler!
 
Sizlere hitap ediyorum.

Başlarınızı kaldırınız, "Sadakte" deyiniz. Ve böyle demek sizlere borç olsun. Şu muasırlarım, varsın beni dinlemesinler. Tarih denilen mazi derelerinden sizin yüksek istikbalinize uzanan telsiz telgrafla sizinle konuşuyorum. Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-asa bir baharda geleceksiniz.

Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır.

Biz, hizmetimizin ücreti olarak sizden şunu bekliyoruz ki: Mazi kıt'asına geçmek için geldiğiniz vakit, mezarımıza uğrayınız; o bahar hediyelerinden birkaç tanesini medresemin mezartaşı denilen ve kemiklerimizi misafir eden ve Horhor toprağının kapıcısı olan kalenin başına takınız. Kapıcıya tenbih edeceğiz; bizi çağırınız. Mezarımızdan هَنِۤيئًا لَكُمْ 1 sadasını işiteceksiniz.
 
Şu zamanın memesinden bizimle süt emen ve gözleri arkada maziye bakan ve tasavvuratları kendileri gibi hakikatsiz ve ayrılmış olan bu çocuklar, varsınlar, şu kitabın hakaikini hayal tevehhüm etsinler. Zira ben biliyorum ki, şu kitabın mesaili hakikat olarak sizde tahakkuk edecektir.
 
Ey muhataplarım! Ben çok bağırıyorum.

Zira asr-ı salis-i aşrın (yani on üçüncü asrın) minaresinin başında durmuşum; sureten medeni ve dinde lakayt ve fikren mazinin en derin derelerinde olanları camiye davet ediyorum.
 
İşte ey iki hayatın ruhu hükmünde olan İslamiyeti bırakan iki ayaklı mezar-ı müteharrik bedbahtlar!
Gelen neslin kapısında durmayınız.
Mezar sizi bekliyor, çekiliniz.
Ta ki, hakikat-i İslamiyeyi hakkıyla kainat üzerinde temevvüc-saz edecek olan nesl-i cedid gelsin!
Kaynak : Risale Ajans