İmanın İçindeki Tarifsiz Lezzet
A- A A+

İmanın İçindeki Tarifsiz Lezzet

Tuba bir cennet ağacı, zakkum ise bir cehennem ağacıdır. Tuba ağacı, lezzetin ve sürurun madeni olduğu gibi; zakkum ağacı da elemin ve azabın madenidir. Ağaçların kendilerinde olan bu özellikler, bunların çekirdek ve tohumlarında da mevcuttur. Tuba ağacının çekirdeği lezzetli ve güzel; zakkum ağacının tohumu ise acı ve çirkindir.
 
İşte imanın manevi bir tuba-i cennet çekirdeğini taşıması, imanda tuba ağacının lezzeti gibi bir lezzetin olmasıdır. Küfrün manevi bir zakkum-u cehennem tohumunu saklaması ise, küfürde zakkum ağacının meyvesi gibi bir acının ve elemin olmasıdır ki, mütalaasını yaptığımız bu 2. Söz; imandaki bu lezzeti ve küfürdeki bu elemi iki kere iki dört eder katiyetinde ispat etmiştir.
 
Tuba ve zakkum arasında şu muhakemeyi de yapabiliriz: İyiyi ve güzeli tuba ağacı temsil eder, kötülüğü ve çirkinliği ise zakkum ağacı. Merhamet ve sevgi erleri tuba ağacının meyvesinden yemişler, düşmanlık ve kin duygularıyla dolup taşanlar ise zakkum ağacının acı suyundan içmişlerdir. Tuba bir cennet ağacı olması hasebiyle güzellikte, itaatte ve imanda meyve vermiş; zakkum ise bir cehennem ağacı olduğu için ateşte, isyanda ve anarşide çiçek açmıştır
 
Hizmet erlerinin bütün çırpınışları ise, insanların tuba-ı cennete giden o ulvi yola uymaları içindir.
 
Üstadımızın Meyvenin 3. Meselesindeki beyanlarını bu makamda tefekkür etmek faydalı olacaktır. Üstadımız Meyve risalesinde şöyle buyuruyor:
 
“Mesela, senin gayet sevdiğin bir tek evladın sekeratta ölmek üzere iken ve meyusane elim ebedi firakını düşünürken, birden Hazret-i Hızır ve Hakim-i Lokman gibi bir doktor geldi, tiryak gibi bir macun içirdi. O sevimli ve güzel evladın gözünü açtı, ölümden kurtuldu. Ne kadar sevinç ve ferah veriyor, anlarsın!
 
İşte, o çocuk gibi sevdiğin ve ciddi alakadar olduğun milyonlar sence mahbup insanlar, o mazi mezaristanında, senin nazarında çürüyüp mahvolmak üzere iken, birden hakikat-i iman, Hakim-i Lokman gibi, o büyük idamhane tevehhüm edilen mezaristana kalb penceresinden bir ışık verdi. Onunla baştan başa bütün ölüler dirildiler ve “Biz ölmemişiz ve ölmeyeceğiz, yine sizinle görüşeceğiz.” lisan-ı hal ile dediklerinden aldığın hadsiz sevinçler ve ferahları, iman bu dünyada dahi vermesiyle ispat eder ki, iman hakikati öyle bir çekirdektir ki, eğer tecessüm etse bir cennet-i hususiye ondan çıkar, o çekirdeğin şecere-i tubası olur dedim.” 
 
Bu bahsin şerhini, Efendimiz (s.a.v.)’in zakkum ağacı hakkındaki bir hadis-i şerifleri ile tamamlayalım:
 
İbnu Abbas (r.a.) anlatıyor: Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Eğer zakkumdan dünyaya tek damla damlatılacak olsa, bu dünya ehlinin yiyeceklerini ifsad ederdi. Öyleyse, yiyecek ve içeceği zakkumdan olan ehl-i cehennemin hali ne olur!" 
Kaynak : Risale Ajans