Hüsnü Ağabey’in Üç Aylar Tebriği ve Duası
A- A A+

Hüsnü Ağabey’in Üç Aylar Tebriği ve Duası

بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪
‎اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ هٰذِهِ الشُّهُورِ الثَّلاَثَةِ

Aziz, kahraman kardeşlerim,
 
Gelen şuhur-u selasenizi ve içindeki mübarek kudsi gecelerinizi tebrik ederim. Sadık ve Nurlara kanaatkar ve hizmette sebatkar kardeşlerimize Muazzez Üstadımızın bazı lahikalarıyla birlikte Aziz vatanımızın anarşi ve düşmanlardan bertaraf edilmesi için siyasi istikrarın devamının lüzümunu hatırlatarak, mübarek şuhur-u selase’nin vatan, millet ve alem-i İslam için hayırlara vesile olmasını, yapacağımız hizmet-i Nuriyenin ve duaların da kabulünü Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

Aziz, Sıddık Kardeşlerim!  
Evvelen: Seksen sene bir manevi ömr-ü baki kazandıran şuhur-u selasenizi ve mübarek kudsi gecelerinizi ve leyle-i regaibinizi ve leyle-i miracınızı ve leyle-i beratınızı ve leyle-i kadrinizi ruh u canımızla tebrik ve herbir Nurcunun manevi kazançları ve duaları umum kardeşleri hakkında makbuliyetini rahmet-i İlahiyeden rica ve hizmet-i Nuriyede muvaffakıyetinizi tebrik ederiz.
(Emirdağ Lahikası 2, 121)
 
Seksen küsur sene manevi ve baki bir ömrü kazandırmak sırrını taşıyan şuhur-u selasenizi ve Leyle-i Regaibinizi bütün ruhumla tebrik ediyorum. İki-üç gün evvel, Yirmiikinci Söz tashih edilirken dinledim.

Gördüm ki; içinde hem külli zikir, hem geniş fikir, hem kesretli tehlil, hem kuvvetli iman dersi, hem gafletsiz huzur, hem kudsi hikmet, hem yüksek bir ibadet-i tefekküriye gibi nurlar var.

Bir kısım şakirdlerin ibadet niyetiyle risaleleri, ya yazmak veya okumak veya dinlemekliğin hikmetini bildim. Barekallah, dedim. Hak verdim.
(Kastamonu Lahikası, 250)
 
Aziz Kardeşlerim!
Hz. Üstadımızın neşrettiği lahikalar daima tazelenen derslerimizdir ve her vakit temessük edeceğimiz değişmez düsturlarımızdır. Dikkat ve teenni ile okunmak üzere şu mühim mektubu da arzediyorum;

Manevi bir ihtar ile bir-iki ince mes'eleyi size yazıyorum.  
 
BİRİNCİSİ: Geçen Ramazan-ı Şerifte, Ehl-i Sünnetin selamet ve necatı için edilen pek çok duaların şimdilik aşikare kabulleri görünmemesine hususi iki sebep ihtar edildi.
 
Birincisi: Bu asrın acib bir hassasıdır. {(Haşiye): Yani, elması, elmas bildiği halde camı ona tercih eder.} Bu asırdaki ehl-i İslamın fevkalade safderunluğu ve dehşetli canileri de alicenabane affetmesi; ve bir tek haseneyi, binler seyyiatı işleyen ve binler manevi ve maddi hukuk-u ibadı mahveden adamdan görse, ona bir nevi taraftar çıkmasıdır.

Bu suretle ekall-i kalil olan ehl-i dalalet ve tuğyan; safdil taraftar ile ekseriyet teşkil ederek, ekseriyetin hatasına terettüp eden musibet-i ammenin devamına ve idamesine belki teşdidine kader-i İlahiyeye fetva verirler; biz buna müstehakız derler.

 
Evet, elması bildiği (ahiret ve iman gibi) halde yalnız zaruret-i kat'iyye suretinde şişeyi (dünya ve mal gibi) ona tercih etmek ruhsat-ı şer'iyye var; yoksa, küçük bir ihtiyaçla veya heves ile veya tama ve hafif bir korku ile tercih edilse, eblehane bir cehalet ve hasarettir, tokada müstehak eder.

Hem alicenabane affetmek ise yalnız kendine karşı cinayetini affedebilir. Kendi hakkından vazgeçse hakkı var; yoksa başkaların hukukunu çiğneyen canilere afuvkarane bakmaya hakkı yoktur, zulme şerik olur
. ​​​​​​​​​​(Kastamonu Lahikası, 25)
 
Muhterem Kardeşlerimiz 31 Mart tarihinde Türkiye’de mahalli seçimler olacaktır. Daha evvel neşrettiğimiz lahikalarda da ifade ettiğimiz gibi yapılacak olan seçimlerde nokta-i nazarımız yine Aziz Üstadımızın dersleriyle istikamet bulacağımızı kanaat-ı katiyemizle ifade ediyoruz:

“Evet biz dini siyasete alet değil, belki vatan ve milletin dehşetli zararına siyaseti mutaassıbane dinsizliğe alet edenlere karşı; bizim siyasete bakmamıza mecburiyet-i kat'iyye olduğu zaman, vazifemiz siyaseti dine alet ve dost yapmaktır ki, üçyüz elli milyon kardeşlerin uhuvvetini bu vatandaki kardeşlere kazandırmağa sebeb olsun.
 
Elhasıl: Bize işkence edenlere, siyaseti asabiyetle dinsizliğe alet etmelerine mukabil; biz de siyaseti dine alet ve dost yapmakla bu vatan ve milletin saadetine çalışmışız.Kardeşlerim, ben bunu böyle münasip gördüm, sizlerin meşveretine havale ediyorum. (Emirdağ Lahikası 2, s.17)
 
Bizler de geçtiğimiz ay Hizmet-i Nuriyenin tesanüd, ittihad, muhabbet ve uhuvvetle devamı için Nur’un fedakar, kahraman ve hizmet-i nuriyede herkesçe malum olan Nur cemaatlerinin mümessili kardeşlerimizle bir araya gelip, memleketimizi yakından alakadar eden meseleleri istişare etmiş ve bilittifak Reis-i Cumhurumuzun intihab ettiği adayların ve Cumhur İttifakının desteklenmesi tavsiyesinde bulunulmasını kararlaştırmıştık.
 
Elhasıl: Aziz kardeşlerim!

Bilvesile şuhur-u selasenizi bir kez daha tebrik ederken bu gelecek mübarek ayların ve kudsi gecelerin ehemmiyeti ve nasıl istifade edilmesi gerektiğine dair Muazzez Üstadımızın tavsiyelerini hatırlatıyorum;

“...bu şuhur-u selase çok kıymettardır. Leyle-i Kadrin sırrıyla seksen sene bir ömrü kazandıracak bir vakitte, en iyi, en efdal şeylerle meşgul olmak lazım geliyor. İnşaallah Kur'an'a ait mesaille iştigal, bir nevi manevi mütefekkirane Kur'an okumak hükmündedir. Hem ibadet,  hem ilim, hem ma'rifet, hem tefekkür, hem kıraat-ı Kur'an manaları, risalelerin istinsah ve mütalaalarında vardır itikadındayız. Zaten bu ciheti siz takdir etmişsiniz”
(Barla Lahikası, 332)
 
Cenab-ı Hak, fazl ve keremiyle, bu hizmette halisane, muhlisane bizi ve umum Risale-i Nur şakirdlerini daim muvaffak eylesin, amin.

Hz. Bediüzzaman’ın hizmetkarı ve talebesi
Hüsnü Bayramoğlu
Kaynak : Risale Ajans