Hüsnü Ağabeyin İştiraki ile Çamlık Mevlidi İcra Edildi
A- A A+

Hüsnü Ağabeyin İştiraki ile Çamlık Mevlidi İcra Edildi

Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyin iştiraki ile Çamlık Mevlidi icra edildi. Aydın, İzmir ve havalisinde binlerce nur talebesi Üstadımızın varisi ile bir araya geldi.

Evvela Aydın’da ertesi gün İzmir’de okunan dersler, lahikalar fevkalade dikkat ve teenni ile ve umum cemaatin teveccühü ile dinlendi.

Aydın’da ve İzmir’de Risale-i Nur’un meşreb ve mesleği, sadakat ve sebatın ehemmiyeti, saff-ı evvel Ağabeylerin Hz. Üstad’a ve Risale-i Nur’a olan bağlılıkları nurlu lahikalardan okundu.

Ege havalisinde ki dersler Türkiye’nin muhtelif beldelerinden gelen nur talebelerinin iştirakiyle icra edilen Çamlık Mevlidi ile hitamuhul misk manasının masadakı oldu. 


Hüsnü Bayramoğlu Ağabey kalplerin ve ruhların böyle hayırlı bir maksat için bir araya gelmesinin ehemmiyetini, Muazzez Üstadımızın ancak ve ancak Nur Risalelerinin okunmasıyla tanınabileceğini, Hulusi Ağabeyin “ey nurcular siz daha bu fani alemde livaul hamdi ahmedi sancağı altında olduğunuzu biliniz, hizmetin kıymetini takdir ediniz!” buyurmasıyla Cenab-ı Allah bu hizmetimizin kıymetini takdir edenlerden buyursunlar buyurdular. 
 
İhlas ve Uhuvvet Risaleleri okunduktan sonra Hüsnü Ağabey Risale-i Nur’un manevi avukatı, kahraman Ahmet Feyzi Ağabeyin Müdafasını ve Afyon Hapsindeyken Risale-i Nur’un tarifi ve Hz. Üstadın mahiyetini ifade eden mektubu okuttular.

Derakab lahikalardan çok ehemmiyetli bilhassa Kastamonu Lahikasından lahikalar okuyarak Nurlara sadakat, sebat, ihlas ve takva dairesinde hizmet, hem yaşanan siyasi ve içtimai hadiseler muvacehesinde müteyakkız olunmasını emreden ;
 

“Bu asırdaki ehl-i İslamın fevkalade safderunluğu ve dehşetli canileri de alicenabane affetmesi; ve bir tek haseneyi, binler seyyiatı işleyen ve binler manevi ve maddi hukuk-u ibadı mahveden adamdan görse, ona bir nevi taraftar çıkmasıdır.

Bu suretle ekall-i kalil olan ehl-i dalalet ve tuğyan; safdil taraftar ile ekseriyet teşkil ederek, ekseriyetin hatasına terettüp eden musibet-i ammenin devamına ve idamesine belki teşdidine kader-i İlahiyeye fetva verirler; biz buna müstehakız derler. 
 
Evet, elması bildiği (ahiret ve iman gibi) halde yalnız zaruret-i kat'iyye suretinde şişeyi (dünya ve mal gibi) ona tercih etmek ruhsat-ı şer'iyye var; yoksa, küçük bir ihtiyaçla veya heves ile veya tama ve hafif bir korku ile tercih edilse, eblehane bir cehalet ve hasarettir, tokada müstehak eder.

Hem alicenabane affetmek ise yalnız kendine karşı cinayetini affedebilir. Kendi hakkından vazgeçse hakkı var; yoksa başkaların hukukunu çiğneyen canilere afuvkarane bakmaya hakkı yoktur, zulme şerik olur. 
 Kastamonu Lahikası/24
 


Bu mektupta da ifade edildiği gibi küçük bir ihtiyaçla, hafif bir korku ile veya heves ile ehl-i dalaletin mümessili olan güruha taraftar olmak Allah muhafaza etsin yetmiş sene yapılan zülümlerine şerik manasında olacağından nur talebelerinin yaş tahtaya basmayacağı, iman ferasetiyle dikkat ile hadisatı okuyacağını ifade ettiler. 
 
İttihad ve tesanüdün ehemmiyeti ile alakalı da mektuplardan okuyan Hüsnü Ağabey bilhassa Üstadımızın Re’fet Ağabeye hitaben yazdığı şu mektubu nazara verdiler; 
 

“Hayat, vahdet ve ittihadın neticesidir. İmtizackarane ittihad gittiği vakit, manevi hayat da gider. 
وَ لاَ تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَ تَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ  işaret ettiği gibi, tesanüd bozulsa cemaatın tadı kaçar.

Bilirsiniz ki üç elif ayrı ayrı yazılsa kıymeti üçtür. Tesanüd-ü adedi ile içtima etse yüz onbir kıymetinde olduğu gibi, sizin gibi üç-dört hadim-i Hak, ayrı ayrı ve taksimülamal olmamak cihetiyle hareket etseler kuvvetleri üç-dört adam kadardır.

Eğer hakiki bir uhuvvetle, birbirinin faziletleriyle iftihar edecek bir tesanüdle, birbirinin aynı olmak derecede bir tefani sırrıyla hareket etseler, o dört adam, dörtyüz adam kuvvetinin kıymetindedirler.

Sizler koca Isparta'yı değil, belki büyük bir memleketi tenvir edecek elektriklerin makinistleri hükmündesiniz. Makinenin çarkları birbirine muavenete mecburdur.

Hem birbirini kıskanmak değil, belki bilakis birbirinin fazla kuvvetinden memnun olurlar. Şuurlu farz ettiğimiz bir çark, daha kuvvetli bir çarkı görse memnun olur.

Çünki, vazifesini tahfif ediyor. Hak ve hakikatın, Kur'an ve imanın hizmeti olan büyük bir hazine-i aliyeyi omuzlarında taşıyan zatlar, kuvvetli omuzlar altına girdikçe iftihar eder, minnettar olur, şükreder. Sakın birbirinize tenkid kapısını açmayınız.

Tenkid edilecek şeyler kardeşlerinizden hariç dairelerde çok var. Ben nasıl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden ben mahrum kaldıkça sizde bulunduğundan memnun oluyorum, kendimindir telakki ediyorum; siz de üstadınızın nazariyle birbirinize bakmalısınız. Adeta, her biriniz ötekinin faziletlerine naşir olunuz.  
RN-Barla Lahikası/128
 
Her sene olduğu gibi program öğle namazını müteakip yenen yemekle nihayet buldu. 

Kaynak : Risale Ajans