Hüsnü Ağabey Nur Mektebi'nde Derse İştirak Etti
A- A A+

Hüsnü Ağabey Nur Mektebi'nde Derse İştirak Etti

Said Nursi hazretlerinin mutlak vekili Hüsnü Bayramoğlu ağabey, Pazartesi akşamı Ümraniye / İstanbul'da bulunan Nur Mektebi'ni ziyaret etti. Hüsnü Ağabey derse iştirak eden yüzlerce genci görünce;
 
 
“MaşaaAllah maşaaAllah Nur Mektebi adeta Nur Fabrikası gibi nurlu talebeler yetiştiriyor, Risale-i Nur her görenin kalbine yerleşiyor ve kendi kendine intişar ediyor. Sizleri tebrik ediyorum Cenab-ı Hak sizleri sadakatla, kanaatla, İhlasla, sebatla son nefesinize kadar Risale-i Nurla hizmet-i imaniye ve Kur'aniyede istihdam eylesin" diyerek dualar etti.
 

Hüsnü ağabeyin konuşmasının ardından yüzlerce katılımcı ile birlikte Yirmiüçüncü Söz okundu.Bu dersten sonra uzun yıllar Uzakdoğu hizmetleriyle meşgul olan Dr.Rıza Derindağ Filipinler ve Güney Amerika hizmetlerini bilhassa Risale-i Nur’la imanlarını kurtaran binlerce mühtediyi ve onlardan da bir kaçının hidayet hatıralarını nakletti.
 
Daha sonra gençler Hüsnü Bayramoğlu Ağabey’e;

“Bizleri tebrik ederken sadakat ve sebat ve ihlasınızı tebrik ediyorum dediniz sadakat ne demektir” diye sorunca..

Hüsnü Ağabey;

“Sizler Nur Mektebi irfanının talebelerisiniz, Üstadımız Barla Lahikasında talebelik ve sadakatta birinciliği kazanmış Hulusi Bey ve Sabri Efendi’nin hassaları var onları misal veriyor. Üstadımız ey Nur talebeleri sağa sola sapmayın, falan abi, filan hoca demeyin, Risale-i Nuru okuyun. Numune-i imtisal saffı evvel talebelerin hususiyetlerini okuyun, onlar gibi olmaya çalışın dersini veriyor. Üstadımız lahikalarda sadakatın nasıl olması gerektiğini anlatıyor. Bunlardan bazılarını şimdi beraber okuyalım" diyerek lahikalardan bazı bölümleri okudu.



 

Risale-i Nur talebelerinin hasları olan sahib ve varisleri ve haslarının hasları olan erkan ve esasları olan kardeşlerime bu günlerde vuku bulan bir hadise münasebetiyle beyan ediyorum ki;

Risaleti’n Nur hakaik-ı İslamiyeye dair ihtiyaçlara kafi geliyor; başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor. Kat’i ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki, imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkiki yapmanın en kısa ve en kolay yolu Risaleti’n-Nur’dadır. Evet onbeş sene yerine onbeş haftada Risaleti’n-Nur o yolu kestirir, iman-ı hakikiye isal eder.
 
Bu fakir kardeşiniz yirmi seneden evvel kesret-i mütalaa ile bazan bir günde bir cilt kitabı anlayarak mütalaa ederken, yirmi seneye yakındır ki Kur’an ve Kur’an’dan gelen Resaili’n-Nur bana kafi geliyorlardı. Bir tek kitaba muhtaç olmadım, başka kitapları yanımda bulundurmadım.

Risaleti’n-Nur çok mütenevvi hakaika dair olduğu halde, te’lifi zamanında, yirmi seneden beri ben muhtaç olmadım. Elbette siz, yirmi derece daha ziyade muhtaç olmamak lazım gelir.
 
Hem madem ben sizlere kanaat ettim ve ediyorum, başkalara bakmıyorum, meşgul olmuyorum; siz dahi Risaleti’n-Nur’a kanaat etmeniz lazımdır, belki bu zamanda elzemdir.

Said Nursi 
 

Risale-i Nur, kendi sadık ve sebatkar şakirdlerine kazandırdığı çok büyük kar ve kazanç ve pek çok kıymettar neticeye mukabil fiyat olarak, o şakirdlerden tam ve halis bir sadakat ve daimi ve sarsılmaz bir sebat ister.

Evet, Risale-i Nur onbeş senede kazanılan kuvvetli iman-ı tahkikiyi onbeş haftada ve bazılara onbeş günde kazandırdığını, yirmi senede, yirmibin zat tecrübeleriyle şehadet ederler.
 
Hem, iştirak-i a’mal-i uhreviye düsturuyle, herbir şakirdinin, herbir günde binler halis lisanlar ile edilen makbul duaları.. ve binler ehl-i salahatin işledikleri amal-i salihanın misil sevaplarını kazandırıp, herbir hakiki sadık ve sebatkar şakirdini amelce binler adam hükmüne getirdiğini.. kerametkarane ve takdirkarane İmam-ı Ali Radıyallahü Anhın üç ihbarı ve keramet-i gaybiye-i Gavs-ı A’zam’daki (K.S.) tahsinkarane ve teşvikkarane beşareti..

Ve Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın kuvvetli işaretiyle o halis şakirdler, ehl-i saadet ve ashab-ı cennet olacaklarına müjdesi pek kat’i isbat ederler. Elbette böyle bir kazanç, öyle bir fiyat ister.
 
Madem hakikat budur, Risale-i Nur dairesinin yakınında bulunan ehl-i ilim ve ehl-i tarikat ve sofi meşrep zatlar onun cereyanına girmek ve ilim ve tarikattan gelen eski sermayeleriyle ona kuvvet vermek ve genişlemesine çalışmak ve şakirdlerini teşvik etmek ve bir buz parçası olan enaniyetini, tam bir havuzu kazanmak için o dairedeki ab-ı hayat havuzuna atıp eritmek gerektir ve elzemdir.

Yoksa, Risale-i Nur’a karşı rakibane başka bir çığır açmak ile hem o zarar eder, hem bu müstakim ve metin cadde-i Kur’aniyeye bilmeyerek zarar verir, zındıkaya bir nevi yardım olur.

Said Nursi

 

Cenab-ı Hakk’a hadsiz şükür olsun ki, inayet-i İlahiyye ve himayet-i Rabbaniye devam ediyor. Fakat, yalnız ehemmiyetli bir planla, ayrı bir cephede, mütemerrid münafıklar tarafından bir hücum var. Çok ihtiyat ve dikkat ve sebat ve tesanüd lazımdır ki, ta onların bu planı da akim kalsın. Plan da budur:
 
“Risale-i Nur talebeleri içinde tesanüdü bozmak.” Onsekiz seneden beri hakkımızda programları, has talebeleri bizden kaçırmak, soğutmak idi. Bu planları akim kaldı.

Şimdi, tesanüdü bozmak ve bazı menfaatperest, fakat ehl-i ilim ve ehl-i dinden, Risale-i Nur’un cereyanına karşı rakip çıkarmak suretiyle intişarına zarar vermeye çalışıyorlar.
..
 
Madem şimdiye kadar ekseriyet-i mutlaka ile Risale-i Nur şakirdleri, Risale-i Nur hizmetini her belaya, her derde bir çare, bir ilaç bulmuşlar; biz her gün hizmet derecesinde, maişette kolaylık, kalpte ferahlık, sıkıntılara genişlik hissediyoruz, görüyoruz. Elbette bu dehşetli yeni belalara, musibetlere karşı da, yine Risale-i Nur’un hizmetiyle mukabele etmemiz lazımdır.
 
Umum kardeşlerimize birer birer selam ediyoruz.

Said Nursi
 
 
Kaynak : Risale Ajans