Hüsnü Ağabey ile Tesanüd Buluşması
A- A A+

Hüsnü Ağabey ile Tesanüd Buluşması

Bir bayram sevinci içinde gerçekleşen ve çok büyük şevk, sevinç ve tesanüde vesile olan Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin talebesi ve vekili Hüsnü Bayramoğlu ağabeyin de katılımıyla her ayın ilk pazar günü düzenlenen kahvaltı programlı ihlas ve uhuvvet dersi bu ayda çok yoğun bir katılımla gerçekleşti.

Büyük salonda yer kalmayınca 4 katlı binanın bütün odalarında, hatta merdivenlerinde derse iştirak etmek zorunda kaldılar. Birinci bölümde Risale-i Nurdan okunan İhlas ve Uhuvvet Risalesinin ardından Hüsnü ağabey ikinci bölümde derse, Emirdağ lahikasında geçen üstadımıza sorulan bir soruya verdiği cevabı okutarak başladı.


Aziz, sıddık, sebatkar, muhlis kardeşlerim,
Hem maddi, hem manevi, hem nefsim, hem benimle, temas edenler gayet ehemmiyetli benden sual ediyorlar ki: "Neden herkese muhalif olarak, hiç kimsenin yapmadığı gibi, sana yardım edecek çok ehemmiyetli kuvvetlere bakmıyorsun, istiğna gösteriyorsun? Ve herkes müştak ve talip olduğu ve Risale-i Nur'un intişarına, fütuhatına çok hizmet edeceğine o Risale-i Nur şakirtlerinin hasları müttefik oldukları ve senden kabul ettikleri büyük makamları kabul etmiyorsun, şiddetle çekiniyorsun?"
 

Bu mektubun çok ehemmiyetli olduğunu ifade eden Hüsnü ağabey, Üstadımızın bu mektupta dershane hizmetlerinin önemini ve üstadın hizmet tarzının dışında yapılan hizmetlerin neticesiz kaldığını ifade etti. Üstadımızın;


"Kemiyet keyfiyete nisbeten ehemmiyetsiz olduğundan, halis bir hadim olarak, hakikat-i ihlas ile, herşeyin fevkinde hakaik-i imaniyeyi on adama ders vermek, büyük bir kutbiyetle binler adamı irşad etmekten daha ehemmiyetli görüyorum."

 
Sözü üzerine Hüsnü ağabey ; "İşte üstadımızın bu hizmet tarzı ile dünyanın her yerinde hizmet eden düsturlara riayet eden Nur talebesi kardeşlerimizin sadakat ve gayretiyle milyonlarca gençlik böyle yetişti. Bomba atsan dağılmayan, yıkılmayan, Allah diyen, Resulallah diyen, Vatan ve Millet sevgisi olan kuvvetli iman sahibi Nur Talebesi gençler meyve verdi. Bizim derslerimizde, Üstadımız konuşuyor, Risale-i Nur konuşuyor makam mevki rütbe değil" dedi.
 



Risaleden bölümlerin okunduğu derste Hüsnü ağabey "Nur Talebelerine en büyük müjdelerden biri" diyerek Kastamonu Lahikasında geçen "Ahirzamandan haber veren mühim bir hadis" isimli kısmı okutturdu.


Risaletü'n-Nur şakirtlerinin taifesi, ahirzamanda o taife-i kübra-i azamın ahirlerinde bir hizb-i makbul olacağını işaret eder diye def'aten birden ihtar edildi.
 

Kısmına gelince, Hüsnü ağabey "İşte en büyük müjde budur elhamdülilah" dedi. Bu mektubun ardından Kastamonu lahikasında geçen bu bölüm okundu.


"Risale-i Nur talebelerinin hasları olan sahip ve varisleri ve haslarının hasları olan erkan ve esasları olan kardeşlerime bugünlerde vuku bulan bir hadise münasebetiyle beyan ediyorum ki, Risaletü'n-Nur hakaik-i İslamiyeye dair ihtiyaçlara kafi geliyor, başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor. Kat'i ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki, imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkiki yapmanın en kısa ve en kolay yolu Risaletü'n-Nur'dadır. Evet, on beş sene yerine on beş haftada Risaletü'n-Nur o yolu kestirir, iman-ı hakikiye isal eder.
 
Bu fakir kardeşiniz yirmi seneden evvel kesret-i mütalaayla bazan bir günde bir cilt kitabı anlayarak mütalaa ederken, yirmi seneye yakındır ki Kur'an ve Kur'an'dan gelen Resailü'n-Nur bana kafi geliyorlardı. Birtek kitaba muhtaç olmadım, başka kitapları yanımda bulundurmadım. Risaletü'n-Nur çok mütenevvi hakaike dair olduğu halde, telifi zamanında, yirmi seneden beri ben muhtaç olmadım. Elbette siz, yirmi derece daha ziyade muhtaç olmamak lazım gelir.

Hem madem ben sizlere kanaat ettim ve ediyorum, başkalara bakmıyorum, meşgul olmuyorum; siz dahi Risaletü'n-Nur'a kanaat etmeniz lazımdır, belki bu zamanda elzemdir.
 

Bu satırların son kısmı okunurken Hüsnü ağabey, "Ben başta kendi nefsime diyorum,üstadımız bu satırlarda bize sitem ediyor. Bu satırları okuyan vicdan sahibi bir insanın vicdanı sızlaması ağlaması lazım.Bizim de üstadımızın düsturlarından ve Risale-i Nurdan ayrılmamamız lazım, sadakatla üstadımızın hizmet tarzını değiştirmeden sebatla talebesi olmamız lazım" buyurdu. Risale-i Nurdan bazı kısımların okunması ile ders sona erdi.



Elhamdülillah, Hüsnü ağabey ile birlikte okunan dersler, derse iştirak eden herkesin ruhunda şevke medar oldu.Dersin sonunda vatanımızı bekasını ilgilendiren Nur Cemaatlerinin Müşterek İstişare Kararı ile gündeme ait duruşunu ve görüşünü ifade eden Hüsnü ağabeyin imzasıyla geçtiğimiz günlerde yayınlanan açıklaması okundu ve ders sona erdi.

Hüsnü ağabey, "Bu açıklamalarımız ile bir siyasi partinin müdaafasını yapmıyoruz, üstadımızın bize gösterdiği düsturlar çerçevesinde haraket ediyoruz bizi eleştirenlere de üstadımızın Emirdağ Lahikasında geçen "Demokrat partiyi ne için muhafaza ediyorsunuz" sualine verdiği cevap ile cevap veriyoruz.

Reisi Cumhurumuz Recep Tayyip Erdoğanı destekliyoruz. Reisi Cumhurumuzun vatan ve milleti için çalıştığını ve memleketimiz ihyası için çalıştığını bizzat müşahade ediyoruz. Reisi Cumhurumuzun karşısında yer alanların ise bunun tam aksi bir çalışma içinde olduklarınıda kör olmayan görür biz bu tehlikeyi görüyoruz ve bu yüzden aynen üstadımızın düsturları çerçevesinde Reisi Cumhurumuzu destekliyoruz"
şeklinde ifadelerde bulundu. 

O yazıyı okumak için TIKLAYIN

Kaynak : Risale Ajans