Güney Amerika Nur Talebelerin'den Mektup
A- A A+

Güney Amerika Nur Talebelerin'den Mektup

Esselamunaleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu
Kıymetli abilerimiz,
 
Öncelikle gelecek Kurban bayramınızı şimdiden tebrik eder, kesilecek olan kurbanların, herbirimizi Rabbimize daha da yakınlaşmaya vesile olmasına dua ederiz.
 
Birkaç hafta oldu tekrar Arjantine geldik ve kaldığımız yerden hizmetlere ve derslere devam ediyoruz. Bu arada başta Meksika olmak üzere Buenos aires dışındaki fuarlar için hazırlıklara da başladık. 
 
Türkiye’de derslerde zaman zaman bahsettiğimiz gibi Buenos Aires’e yaklaşık 130km uzaklıktaki Chascamus(çaskamus) şehrindeki fuarımız çok istifadeli geçmişti. Bize her zaman söylenen ve kendimizin de tecrübe ettiği Arjantinin iç kesimlerindeki insanların daha samimi olduğu idi. Hakikaten de bunu Chascamus’ta bizzat gördük.

Hususen  gençlerin islamiyete ve nurlara alakaları görülmeye değerdi.

Misalen, fuara  13-14 yaşındaki çocuğu ile gelen bir anne dedi ki; benim çocuğumun soruları var. Direk olarak böyle bir giriş bizi şaşırtmıştı fakat  “Burada her soruya cevap verilir, her müşkil halledilir, fakat soru sorulmaz!” diyen Üstadımızın yazdığı Sözler elimizde olunca kemal-i rahat ile dedik ki; sorunuz…

O çocuk, “ben çok merak ediyorum, biz niye doğduk, yaşamdaki gayemiz nedir? Ve ne için ölüyoruz?”

Bu soruları duyunca dedik ki, “Tam kardeşim! Doğru yere geldiniz,” sonra 23.sözden bir kaç yeri kendisine okuttuktan sonra “hem bu sorularınızın hem de aklınıza gelen, gelmeyen bütün suallerin cevabı işte bu “sözler”de, senin ilacın budur, bu kitabı okumanı tavsiye ederiz” dedik.

Çocuk annesinden kitabı almasını istedi fakat annesi daha küçük kitaplardan alabileceğini, zaten başka kitaplar aldıklarını bahane edip almaya yanaşmıyordu. Gözleri dolan ve neredeyse ağlayacak olan çocuk adeta yalvarıyordu ki annesi o kitabı alsın. Neyse annesi daha fazla dayanamadı ve büyük sözler ispanyolca tercümesi “palabras”ı alıverdi. Elhamdullillah…

İşte Risale-i Nur’a fıtraten ihtiyaç hisseden insanlar hasbel kader nurları buluyordu.

Fakat bizim de kader programında üzerimize düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirip, gidebildiğimiz heryere, elimizden geldiğince bu nurları ulaştırmamız gerekiyor. Bu mühim vazifenin altından nasıl kalkacağız derken sizlerin dualarınız, her daim alakanız imdadımıza geliyor ve manen diyor ki, “yalnız değilsiniz, her ne kadar ayrı kıtalarda olsak, aramızda binler kilometre mesafe olsa da manen beraberiz ”

Hamdolsun, Rabbim bu beraberliğimizi daim etsin ki zahiren biz bu diyar-ı gurbette görünürken, asıl gurbette kalmış binler, milyonlar gariplere bu nurları ulaştırabilelim inşaallah.

Hem üstadımız demiyor mu; "Birimiz şarkta, birimiz garpta, birimiz cenupta, birimiz şimalde, birimiz ahirette, birimiz dünyada olsak, biz yine birbirimizle beraberiz.” Amenna ve saddakna…
 
Arjantin’e geldiğimizin ikinci haftasında yılda bir iki defa bira araya gelmek manasında güney amerika nur talebeleri ile okuma programı için Kolombiya’ya gittik. Bir hafta kadar süren programda Arjantin, Şili, Ekvador, Peru ve Kolombiya’dan hem türk hem de latin nur talebeleri vardı. Hamdolsun çok istfadeli ve feyizli geçti.
 
Kolombiya demişken bir hatırayı nakletmeden geçemiyeceğim. Program yaptığımız eyalette bulunan Juan Rey isminde müslüman, hem de nurları bilen bir ağabeyimiz, oğluyla beraber programa iştirak ettiler. Oğlu henüz müslüman değildi, fakat program sonunda hamdolsun, kelime-i şehadet getirip müslüman oldu.



Program bitiminde Juan Rey’in evine ziyarete gittik.

Gördüğümüz manzara hakikaten inanılmazdı. Bu ağabeyimiz, kırkbin nüfuslu bu ilçede yaşayan tek müslüman kendisi olduğu halde evinin altını hem küçük bir medrese-i nuriye hem de bir mescit nevinden kullanmak üzere tahsis etmişti.

İçeriye girdiğimizde bir köşede sohbet için ayrılmış masalar  üzerinde,  toz olmasın diye üstü örtülmüş kitaplar vardı. Örtüleri kaldırdığımızda ise altından çıkan nurlar adeta bize tebessüm ediyordu ve manen diyordu ki “merak etmeyiniz, sizden önce bizler buraya geldik, vazifeye başladık. Biz zaten kendi kendimize hizmetimizi de yaparız, siz bizi okuyun, okutun bu yeter!” Hamdolsun, kainattaki zerreler adedince hamdolsun…

Burada hep beraber ilk ezanı dinledik, ilk namazı kıldık ve ilk dersimizi de okuyrak bir nevi açılış yapmış olduk. Aslında bu hadisede herşeyin fevkınde nazar-ı dikkatimizi çeken bu ağabeyimizin ümidi idi. Evet, kendisi kırkbin nüfuslu bir yerdeki tek müslüman ve tek nur talebesi olduğu halde evinin altını fisebilillah hizmete açmakta tereddüt etmemişti, zira biliyordu ki oraları nurlanacaktı ve müştaklar gelecekti….

Evet, üstadımızın dediği gibi;
"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada İslamiyet'in olacaktır." Amenna…

Kıymetli abilerimiz,
Niyetimiz bir selam makamında kısa bir mektup yazmaktı fakat başlayınca biraz uzun çekti, hakkınızı helal ediniz...Dua buyrun, burada bulunduğumuz zamanı hakkıyla  nurlarla meşguliyet ile geçirip, hem  kendi dünyamızı ve ahiretimizi hem de başkaların dünyalarını nurlandıralım inşaalah. Allah a emanet olunuz, vesselam
                                
Güney Amerika Nur Talebeleri


 
Kaynak : Risale Ajans