Güney Amerika Nur Talebelerinden Havadis Var
A- A A+

Güney Amerika Nur Talebelerinden Havadis Var

Esselamunaleyküm
Orta Amerikanın önemli ülkelerinden Guatemala’dan bütün abi ve kardeşlerimize selam ediyoruz. Evet daha yeni bir havadis mektubu yazmıştık. Fakat Hüsnü ağabey ile beraber olduğumuz Güney Amerika seyahati sonrası katıldıgımız Meksika – Guadalahara kitap fuarından müjdeli ve güzel haberler ve akabinde Guatemala ziyaretimizi de paylaşmak istedik.

Zira bu hizmetimizde bizim payımıza düşen buralarda bilfiil koşturmak olsa da, dualarını her zaman hissettiğimiz kıymetli agabey ve kardeslerimiz ile de manen beraber olduğumuzdan, bu havadisleri bilmeleri hakkı, bizim de bu güzel haberleri yazmamız boynumuzun borcudur diye telakki ediyoruz.
 
Uzun zamandır katılmayı arzu ettiğimiz, Dünyada ilk beşte, Güney Amerikanın da en büyük kitap fuarı olan Meksika-Guadalahara’da bu sene yer bulmaya muvaffak olduk. Güney Amerika’da çok fuarlara katılmış, latin halkının ilgi ve alakasını defaetle müşahade etmiştik.

Fakat yaklaşık 130milyon nüfusu ile bölgede ispanyolca konuşulan en kalabalık ülke olan Meksika fuarına ilk defa katılmamızdan dolayı nurları nasıl karşılayacaklarını merak ediyorduk.

Daha fuarın ilk günlerinden itibaren anladık ki, zaman ve mekan değişse de bu asrın insanının manevi yaraları değişmiyor, muhtaç oldukları kurani devaları farkından olmadan aramaya devam ediyorlardı. Bulanlar adeta bağrına basıyor ve hemen bu nurlardan istifadeye başlıyordu.


 
Mesela, fuarın ilk günlerinde iki genç meksikalı ve annesi standımıza gelmişti. Anne, küçük sözlerin arka kapağındaki kısmı okumaya başladı;

“Ey nefsim! Deme: “Zaman değişmiş, asır başkalaşmış; herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maişetle sarhoştur.” Çünkü, ölüm değişmiyor; firak bekaya kalbolup, başkalaşmıyor. Acz-i beşeri, fakr-ı insani değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sür’at peyda ediyor.Hem deme: “Ben de herkes gibiyim.” Çünkü, herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.”
 
Sanki sadece stand değil, binlerce ziyaretçinin olduğu fuar bir anda boşalmış, abla orada tek başınaymış da sessizce bütün benliğiyle bu sözleri okuyordu. Gözleri doldu ağlamaklı oldu, belki de son cümleleri bitiremedi.

O’na sorduk, niye bu kadar duygulandınız ?
Dedi ki; “Bu hakikatler o kadar tesirli ki insan okuyunca ağlamak istiyor”

Hamdolsun, Önce küçük kitaplardan alan bu ablamız br kaç gün sonra tekrar gelip kalan büyük kitaplardan da aldı, Rabbim istifadesini artırsın, hidayet versin, amin…
 
Daha bir yıl önce müslüman olan başka bir meksikalı kardeşimiz de Kur’an-ı Kerim almak için fuara geliyor. Meksika bölümünü tamamen tarıyor ama Kuran bulamadığı için üzgün bir vaziyette evine dönüyor. Sonra kendi kendine diyor ki, niye uluslararası bölüme bakmadım, yarın gidip oraya bakayım bulamazsam bile en azından “gittim, aradım, bulamadım derim” diyor.



Ertesi gün geldiğinde ise hasbel kader bizim standımızı buluyor ve Kur’an-ı Kerimi görüyor  ve heyecanla Kuran-ı Kerim istediğini söylüyor. Fakat elimizde kalan son Kuran olduğundan, başkalarına da göstermek için kullandığımızı, bir çok isteyen olduğu halde veremediğimizi söyledik.

Bunu duyunca çok üzüldü. “Fakat madem sen Kuran-ı kerim-i bulmak için bu kadar çaba sarfettin, tekrar fuara geldin, biz inanıyoruz ki bu kitabın sahibi zaten sensin” deyince bu kardeşimiz gözyaşlarına hakim olamadı ve ağlamaya başladı.



Sonrasında standımızdaki risalei nurdan ispanyolca vecizeleri okurken de gözyaşlarının aktığını görüyorduk. Kur’an-ı Kerim’i bulmak için standa gelen sonra da  hem kendisini hem de bu asra bakan en güzel dersini bulan kardeşimiz fuarın son günü tekrar gelip hem Kuran’ını hem de nurları aldı, Rabbim istifadesini artırsın, amin…
 
Kuzey Amerika’dan fuara gelip risale alanlar, Guadalaharadan uzak eyaletlerde yaşayan, tekrar bu kitapları nereden bulacağım deyip küçük bir valizi risalelerle doldurup gidenler, farklı üniversitelerden gelip, risalelerin çok etkileyici olduğunu söyleyip kendileri ve üniversiteleri için nurları alanlar, cebindeki son parayı risalelere vermekten çekinmeyen lise talebeleri, küçük sözlerden dördüncü sözü baştan sona kemal-i merakla dinleyen ilkokul talebeleri ve niceleri…

Bunlar ve bunun gibi daha onlarca hikaye aslında bize şunu söylettiriyordu; “Elhamdulillahi, iyi ki gelmişiz”
 

Bu arada anlatmadan geçemeyeceğimiz, fuarın halka açık olmadığı, sadece profesyonellerin geldiği günlerdeki bir ziyaretçinin söyledikleri hakikaten çok kıymetliydi. Uzmanlık alanı ispanyolcaya çevrilen eserlerin editörlüğü ve tashihi olan bu ziyaretçimiz girişinde “La koleksiyon Risale-i Nur de Turkia” “Turkiye’den Risale-i Nur Külliyatı” yazan standımıza giriyor ve üç kitap seçip rasgele farklı yerlerden okuyor.

Biraz okuduktan sonra biz sormadığımız halde şu itirafta bulunuyor. “Ben bu kitapları aslında tenkit niyetiyle okudum ki  nerelerde nasıl hatalar var bulayım, size göstereyim. Fakat hiçbir hata bulamadım. Bence bu okuduğum tercüme maksadına tam ulaşmış, vermek istenilen mesajı açık, net ve direk olarak okuyucuya ulaştıran mükemmel bir çalışma.”

Hamdolsun, bu sözler hakikaten de bizim için bir şükür vesilesi idi. Çok insanlardan duyduğumuz “okuduğumuz bu sözler bizim kalbimize ve ruhumuza ulaşıyor. Bediüzzaman sanki bu sözleri bizim için yazmış” sözleri risalelerdeki manevi tesirin – çok şükür – tercümelere de aynen geçtiğini gösterirken, bu editörün sözleri ile de dil bilgisi ve edebiyat açısından da  harika bir tercüme olduğunu, ve nurlara tam bir ayna olduğuna kanaatımız bir kez daha perçinlendi. Elhamdulillahi haza min fadli Rabbi…
 

Kitap fuarımız çok güzel irtibatlar, ileriye matuf nice güzel hizmetlerin müjdecisi nevinden onlarca güzel hatıralarla zihnimizde kalacaktı. En son gün yeni müslüman bir aileyi ziyaretimizde yaşananlar ise nurların kıymetini ve bu diyarlarda hizmete ne kadar ihtiaç olduğunu gösteriyordu.
 
Daha birkaç gün önce müslüman olan bir aile bulunduğumuz yerden araba ile yarım saatten fazla uzaklıkta bir yerdelerdi. Aynı gün Guatemala’ya uçak olduğundan program biraz sıkışıktı. O yüzden bizzat gitmek yerine kitap göndermekle yetinelim derken vakit az da olsa bir anda gitmeye karar verdik.

Daha yeni müslüman olan bu mütevazi ailenin Sofia isminde daha iki yaşına gelmemiş küçük bir kız evlatları vardı. Biz orada iken Sofia uzak duruyor, yaklaşmıyor gürültülü bir şekilde oyuncakları ile oynuyordu. Ne zaman ki Birinci sözden “Bismillah” bahsini okumaya başladık sofia gürültü yapmayı ve oyuncaklarını bırakıp dizimizin dibine gelip sessizce sözleri dinliyor ve o minik elleri ile adeta nurların sayfalarını okşuyordu.Birinci söz bitene kadar bu hal devam etti.


Evet “Risale-i Nur’un fıtri talebeleri masum çocuklar” idi. Üstadımızın tabiri ile, “Bu masumların akılları derketmiyor, fakat ruhları bir hiss-i kablel vuku ile hissediyor ki; Risale-i Nur’la bunlar hem imanlarını kurtaracak, hem vatanlarını, hem kendilerini, hem istikballerini dehşetli tehlikelerden muhafaza edecekleri için bu hakikati kalbleri hissetmiş.”
 

Bu masum sofia belki ilklerdendi ama inşaallah daha nice sofiaların, mariaların, lusiaların da küçük bir numunesi idi…Rabbim sayılaraını artırsın, amin…
 
Bu tatlı hatırarla yadedeceğimiz Guadalajara’yı geride bırakıp sıra Orta Amerika ülkelerin’den Guatemala’ya gelmişti. Daha önce istanbulda bir programda tanıştığımız İslam Kültür Merkezi başkanı bizi havaalanında karşıladı.



Burada hem farklı camilerde görev yapan mısırlı hocalar ile tanışıp onlara Risale-i Nurların ispanyolca ve arapça tercümelerinden hediye ettik hem de Guatemala ve orta amerikanın diğer ülkelerinde kullanılmak üzere bin adet küçük sözlerden baskıya girdik. Rabbim layık ellere geçip, istifade etmelerini nasip etsin inşaallah, amin….
 
İnşaallah sözlerin baskısı biter bitmez yakın zamanda medrese-i nuriye açılan Kosta Rika’ya gidip hem medreseyi hem de oradaki müslüman kardeşlerimizi ziyaret edeceğiz. Çıktığımız bu seyahetin külli hizmetlere vesile olması için dualarınızı bekliyor, vakti ve imkanı olan agabeylerimizi tekrar Latin Amerika’ya davet ediyoruz, vesselam
 
Güney Amerika Nur Talebeleri
Kaynak : Risale Ajans