Bizdeki İman Her Şeye Bedeldir
A- A A+

Bizdeki İman Her Şeye Bedeldir

Asrın muallimi, asrı en iyi okuyan, ihtiyaçlarını en iyi bilen insandır. Zaaf noktalarını tereddütsüz tespit etmeli, reçetesini ısmarlama mahiyetine uygun olarak vermelidir. Bizim zaafımız "iman zaafıydı." Ve "mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi, ittiba-ı Kur'an" dı.
 
Şeytanın Söyleyecek Sözü Kalmamalıydı
 
Mağlup bir milletin çocukları, kendi değerleri hakkında ikna olmak istiyorlardı. Değerlerinin değil kendilerinin mağlup olduğu, hakkın yüksek mevkisini koruduğu onlara ispat edilmeliydi. Akıllar ve kalpler dillerle tatmin olmalı, nefsin ve şeytanın söyleyecek sözü kalmamalıydı. Zira imanın etrafındaki surlar yıkılmış, vicdfanlar tefessüh etmişti.
 
İnsanı İnsan Edecek İmandı
 
Bediüzzaman Said Nursi için, kainatın en büyük hakikati imandı. Zerrattan seyyarata bütün mevcudatın yüzü imanı gösteriyor, dili "iman" diyordu. Bu kitabın yazılmasına, en has cevherlerin mürekkep olarak kullanılmasına sebep olan büyük hakikat oydu. İnsan onunla kainata meydan okuyabilir, hakiki tesiri esbaba vermekten kurtulup gerçek hürriyete kavuşabilirdi. İnsanı insan edecek imandı. En güzel olma makamına imanıyla eriyordu.
 
İmansız İnsan, Kainatın En Çaresiz ve Zayıf Mahlukuydu
 
Kainatın en has, donanımlı, nazik ve nazenin misafiri, ancak imanla mahlukatın dununa düşmekten kurtulabilirdi. İmansız insan, kainatın en çaresiz ve zayıf mahlukuydu. İmanla kainatı teftiş eden bir müfettiş olma makamına çıkıyor, arzın halifesi oluyordu. Küfür insanı, kanın, irinin, kör makinelerin hizmetçisi olma derkesine düşürüyordu. Dünya ve ukba saadetinin yegane çaresi imandı.
 
Esir Kampında Bile Olsanız İman Davasına Hizmet Edin
 
Birinci Cihan Harbi'ne Gönüllü Alay Kumandanı olarak katılmış ve esir düşmüştü. Esir kampında da boş durmuyor, geceleri başka kamplara gidip kitap okuyor, Rus nöbetçilerine bile dini anlatıyordu. Sibirya'nın amansız şartlarına, Rus askerlerinin namlularının ucuna, ölmenin, öldürmenin çok da önemli olmadığı esir kampına uğraması muhakkak ki tesadüfi değildi. Hazret, o günkü duruşuyla da dersini vermiş, "esir kampında bile olsanız iman davasına hizmet etmemekte mazur görülemezsiniz" demişti. Bu onu yaşantısının diliyle söylediği sözlerdi, hal hal dilinin dersiydi.
 
Zaman iman kurtarma zamanı idi. Hakiki iman lazımdı. Taklidi iman zamanının cenderesinde eriyip kaybolabilirdi. Ve imanın gereği olan Namaz kılınmalıydı...
 
 
Secdede Bir Ömür
Kaynak : Risale Ajans