Bediüzzaman'ın İnsan Tanımı
A- A A+

Bediüzzaman'ın İnsan Tanımı

Yüzyıllar boyunca bilim ve felsefe insanın tarifi konusunda çeşitli yorumlar yapmıştır. Fakat insanın mahiyeti nedir ? insanlık hakikati nedir ? Nereden gelir? ve Nereye gider? gibi daha aklımıza gelmeyen onlarca soruların cevapları yanıtsız kalmıştır. 

Bu kainatın en şerefli mahluku olarak yaratılan insan hakkında “iki ayaklı hayvan” ve “düşünen hayvan” gibi utanç verici tarifleri görmemiz de mümkündür. Felsefe tarihinin kurucuları olarak gösterilen Sokrat, Aristo ve Platon gibi isimlerinde insan için yaptığı tanımlar “İnsan” ı anlatmak konusunda çok sönük kalmıştır.

İnsan tanımını ve mahiyetini anlamakta Elbette Kuran’ı ve Efendimiz (SAV)’i anlamaktan geçiyor. İşte bu noktada Kuran’ın hakikatlerini ve Efendimiz (SAV)’in getirdiği nuru bize anlatan ve asrımızı bir güneş gibi aydınlatan Risale-i Nur İnsanı ve hayatı anlamada ufkumuzu aydınlatıyor.

Bediüzzaman Said Nursi'nin insan anlayışı şimdiye kadar yapılmış tariflerin dışında tamamen orijinal tespitlerdir. Kainatı bir ağaç olarak gören Bediüzzaman insanı da bu ağacın bir meyvesi, hakikat-ı Muhammediye Aleyhissalatü Vesselam cihetiyle çekirdek-i aslisi ve kainat sarayının en mükerrem misafiri olarak görerek insana hak ettiği gerçek değeri verir.

İnsanın tanımını yaparken kainatı da okuyan Bediüzzaman Hazretleri kainat sarayı ile insan arasındaki o müthiş bağı şu ifadelerle özetler :

“Kainat şehrinin zemin mahallesinin bahçesinde ve tarlasında, varidat ve sarfiyatına ve zer' ve ekilmesine nezarete memur ve yüzer fenler ve binler san'atlarla techiz edilmiş en gürültülü ve mes'uliyetli nazırı ve kainat ülkesinin arz memleketinde, Padişah-ı Ezel ve Ebed'in gayet dikkat altında bir müfettişi, bir nevi halife-i arzı ve cüz'i ve külli harekatı kaydedilen bir mutasarrıfı…” 

Dünya yolculuğunda insanın çok büyük bir vazifesi olduğunu ve bu vazife için önünde iki yol bulunduğunu belirtir ve der ki :

“Padişah-ı Ezel ve Ebed'in gayet dikkat altında bir müfettişi, bir nevi halife-i arzı ve cüz'i ve külli harekatı kaydedilen bir mutasarrıfı ve sema ve arz ve cibalin kaldırmasından çekindikleri emanet-i kübrayı omuzuna alan ve önüne iki acib yol açılan, bir yolda zihayatın en bedbahtı ve diğerinde en bahtiyarı”  evet insana teklif edilen iki yol ve yolculuğun sonunda insanı bekleyen ebedi saadeti veya mutsuzluğu beklediğini belirterek adeta insanlık hakikatinin tılsımını bizlere gösteriyor. 

Bu dünyada insanın aciziyetini ve buna rağmen kabiliyetçe en donanımlı varlığın da insan olduğunu belirten Bediüzzaman, bu donanımlara sahip olan bir varlığın ebediyete mazhar olduğunu belirterek insanı ve mahiyetini bizlere çok güzel bir şekilde özetler. Risale-i Nur Külliyatı’nın bir çok yerinde insanı ele alan Bediüzzaman, bir çok düşünürün asırlardır cevap bulamadığı sorulara ilkokul öğrencisinin bile anlayacağı bir tarzda kusursuz bir üslupla cevaplar verir.
Kaynak : Risale Ajans