Abdullah Yeğin Ağabeyin İhtilafa Dair Yazısı
A- A A+

Abdullah Yeğin Ağabeyin İhtilafa Dair Yazısı

Üstadımızın fedakar ve Muhlis, kahraman bir talebesi, manevi evladı, doksan küsur senelik ömrünü Kuran hakikatlarına, iman hizmetine feda etmiş, vakfetmiş Risale i Nur’un neşir ve intişarı haricinde hiçbir maksat gütmemiş, müteaddit defa hapislerde zindanlarda Risale i Nuru ve Üstadımızı müdafaa etmiş, üstadımızın diğer talebe ve hizmetkarları ile hile, tuzak ve iftiralara maruz kalmış (bilhassa yazıcılık ve ceridecilik hadisesinde hedef tahtasına konmuş olmasına rağmen sarsılmadan cemaate nokta-i istinat olmuş)
 
Dünyevi uhrevi maddi ve manevi her türlü fani zevahirden müstağni yaşamış olan merhum Abdullah Yeğin abimizin bu mektubunu aynen şimdide istifadeye vesile olur ümidiyle sizlerle paylaşıyoruz. 
 
Bu zamanda Nur talebeleri İstanbul ve Anadolu’da ve İslam aleminde ve Dünyanın her bir köşesinde hizmet eden, her bir fedakar kardeşimiz buradaki manalara masadak olarak o manaları muhafaza ettiklerine aynen şahidiz elhamdülillah!

ABADULLAH YEĞİN AĞABEYİN 15/4/1976 TARİHLİ MEKTUBU 
 
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü ebeden daimen,
Muhterem ……. kardeşimiz

Hassasiyetle muhtelif hizmetlere dair sarf ettiğiniz husussan Meclisi meşveret isteyen mektubunuzu okuyarak ne kadar fedakar ve ince duygu ve düşüncelerinizi ifade ettiğinizi anladım Allah sizin halisane samimi niyetlerinizi tahakkuk safhasına irca etsin diye dua ederim.
 
Kısa da olsa bir nebze bildiklerini ifade etmek isterim.
 
Malumdur Risale-i Nur’un mesleği imana kuvvet verecek şekilde çalışmayı öğretiyor. Gönüllü bir hizmetkarlıktır. Cemiyet husussan resmi bir teşekkül değildir.

Resmi şirket ve cemiyet teşkil edenler, ellerinden geldiği kadar ehli olanları müracaat ederek istişaresini yapar. Bu karşılık istenmeden gönülden koparak imandan gelen fedakarlıkla yapılan bir hizmettir. İhlaslı olması için de tahakküm ve cebir ve maddi manevi hakimiyet düşüncesi ile hareket edilmez.

Sırf rıza-i ilahi için isteyen hizmet eder istediğine danışır, itimat ettiğine sorar. Hizmet inhisar altında değildir ve olamaz. Ancak ifrat ve tefritten Azade olan yetişmiş̧ diyebileceğimiz talebeler istişare ederek Ehil gördüğü zevata danışarak istediği hizmete atılır.
 
Yazdığınız istişare Meclisi meşveret den bahseden yazı iyi bir inceleme ve mühim temennilerden ibarettir. İnşallah ileride geniş̧ bir meclisi meşveret mahiyetini arz eden toplantılar olabilir.

Hepimiz hizmet sahasının gelişmesini maddi imkanların müsaadesine göre böyle ehli olanlar toplansınlar ve kararlar alsınlar bunu Kimse buna kimse mani değildir teşvik edilir halihazırda bir gazete vasıtasıyla bir de Hizmet Vakfı dairesinde hizmetler var. Maddi imkanlara göre her çeşit talebe yetiştirmeye herkes taraftardır.
 
Bir iki kişinin görüşü ile birbirilerine gelip gitmiyorlar ayrı ayrı dershaneler gibi hususlar kesin tavır takınmakla bilakis daha ziyade grupların dogmasına sebep olacaktır. Kimsenin meşrebi kimseye benzemeyebilir. Herkes bir meşrepte olmaz çok sıkı tutmayınız diyen üstadı necibimizdir.
 
Şefkatle mücehhez olan Nur mesleğinin dairesi küfrü mutlak da olanları küfürü meşkuka, küfrü meşkukta olanları da sağlam sarsılmaz imana getirmeye çalışır. Sert tutum ve hareketlerdir ki muhtelif grupların doğmasını netice vermiştir. Hem üstadımızdan gördüğümüz aldığımız dersleri dahi hiçe sayanlar her fırsatta her sözümüzü tenkide çalışan kimseler de vardır.Biz yine onların toyluklarından dolayı dargın değiliz.
 
Biz mütecaviz dinsizler hariç̧ fıtratımızın ve hizmet anlayışımızın şevki ile herkese iyi muamele ile hareket ediyoruz dikkatli üstadımızın vekil yapıyorum buyurduğu zatların bazı hal ve hareketlerini takip edelim.
 
Zamanla, derslere devamla bütün ifratlar tefritler mümkün mertebe düzelecektir.

Bir konuşmakla, bir nasihatla birden hiç bir grup diğerini sevemez hissi taraftarlıkların geçmesi için uzun müddet Üstad-ı Necib’in müdellel derslerini anlamak ve dinlemek lazımdır. Hakkımızda Hüsn-ü zan besleyenler bile sert tutuma göre kalpleri soğumuş çoklarıda ayrılmışlardır.
 
Hiçbir dershane, herkesin istediğine kafi cevap verecek, herkesi tatmin etmeyecektir. İnsanın fıtrat ve ihtiyaçlarına göre başka başka meşreplerden Nurları alacaklar, neticede Nur havuzunda erimek cehdini hissedenler daha faydalı duruma yükseleceklerdir.
 
Son yazdığımız kısımlarda hayat-ı içtimaiye de derece almış (Dr. Doç. Prof,...) gibi nurcuların kitap yazacakları, makale yazacakları ve buna mani olunmaması gibi hususlar söyleniyor, kim mani olmuş̧, kim istememiştir belli değildir.

Gazete okumayan okumaz, okuyan okur, ifrat tefrit edenler kendilerine zarar verirler. Zihniyeti İnhisar,yahut herkesi aynı şekilde düşünmesi için telaş etmek Nur mesleğinde var mı dır? bilemiyorum. 
 
ESAS MESELE TAHKİKİ İMANDIR
 
Caddeyi Kübra da beraberliktir.
Küfre zındıkaya karşı birbirinin imdadına koşmaktır. 
 
"Bunu eksiksiz topyekun bütün Nur okuyanlar hemen kavrayı versin, herkes beni sevsin" der gibi acelecilik bize yakışmaz.

Aziz hassas fedakar kardeşim.
 
Esasen bana Hüsn-ü zan ederek yazdığın mektubunu ben tam tatminkar cevap verecek kadar kimsenin ağabeyi olmadığımı biliyorum. Belki bu seni tatmin etmeyecektir. 
 
Hiçbir zaman bildiğim fikirden üstadı necibimizin devrinden beri edindiğim kanattan dönmüş̧ değilim.

Hiçbir fani cereyan da Nurları kendine alet edemeyecektir. Etse tokat yer.

İstihdamı rabbaniye inanmışız biz birbirimize pamuk ipliği ile değil, Kur’an’ın Kanunu Esasileriyle bağlıyız. Bize düsen vazifeyi tam deruhte edemesek bile Kalbimiz beraberdir müminin niyeti amelinden hayırlıdır. 
 
Allah bizi samimiyetten ihlastan mahrum eylemesin.
 
Ben acizane hepinize duacıyım samimi fedakar ihlaslı kardeşlerimizden de dua beklerim. Cemaatimiz bildiğini tatbikte olgunlaştıkça ileri gidecektir. Nur’un her zamankinden çok ziyade büyük fütuhatı var.
Allah'a emanet olasınız Allah gayeniz de muvaffak eylesin amin.
 
 
Kaynak : Risale Ajans