Mert Yeşilyurt
Cemaatler cemiyete adam yetiştirir, cemaatine değil!
Mert Yeşilyurt
A- A A+
Türkiye’de ki “istikamette” olan her cemaatin asıl gayesi, islamın asırlardır temsiliyetini yapan ülkemizin güzel evlatlarının şuur ve bilinç kazanmasına vesile olmaktır.
 
Bilindiği üzere insanların üretmek ve başarılı olmak için motivasyona ihtiyaçları vardır. Motivasyon ile beraber, sarsılmaz bir hedefe ihtiyaçları vardır. Bir devleti ayakta tutan en temel yapı taşı insandır, ailedir. Özellikle bizler, Devlet-Millet kültürüyle yetişmiş bir toplum olduğumuz için milli dayanışmanın önemi bizde çok ama çok fazladır. Cemaatlerin de bu manada temel prensibi ortak gayede birleşmektir.
 
Gelin 1071’e gidelim.
 
Malazgirt Meydan muharebesi..
Karşı da iki katımız bir ordu..
Sonuç? Müslümanlar galip!
Peki nasıl?
Dervişler, topyekun tüm tekkelere emir verir. Tüm dervişler, sufiler, hocalar hepsi kılıç kuşanacak ve cihad edecek!
Bunu gören asker durur mu? O askerlerin cihad motivasyonunu düşünebiliyor musunuz?
 
Yıl 1453..
İstanbul kuşatması..
Peygamber hadisine mazhar Fatih ordunun başında.. Yanında ise Akşemsettin Hazretleri.. Biri manevi Fatih, biri maddi Fatih…
Bizans halkı direnmiyor.. Çünkü Fatih’in dervişleri Bizanslılara islamı anlatıyor.. Hakkı anlatıyor.. Hazretler topyekun ıslah hareketlerine başlıyorlar. Fetihten daha zoru manevi fetihtir. Fakat Allah’ın dostları öyle bir çalışıyorlar ki, “gönül coğrafyası” dediğimiz kavram ortaya çıkıyor.. Burda bir Türk’ün canı yansa, Mekke’de bir müslüman bunu ruhunda hissediyor..
 
Sevgili okuyucu,
Bu topraklarda cemaatler, hep cemiyete insan yetiştirmişlerdir. Tarih kitaplarında o okuduğumuz büyük komutanlarımızın ekseriyeti bir cemaatin tedrisatından geçmiştir. Hiçbir hak cemaatin, kendisini cemiyetten daha önemli tutma gibi bir gafleti olmamıştır.
 
Cemaatler ve hocalar, bir toplumu ıslah eden manevi rehberlerdir.
 
Mesela Türkiye’nin en büyük cemaatlerinden biri olan Nur cemaatine bakalım;
 
Nur Cemaati..
 
Üstadları Said Nursi..
 
Gel seni kaçıralım bu topraklardan diyorlar üstada..
 
Gel başka ülkelerde Gül gülistanlık yaşa..
Rahat rahat yaz eserlerini.. Kabul etmiyor..

“Mekke’de olsaydım dahi bu topraklara gelmek iktiza ederdi” diyor.
 
Hatta o kadar bağlı ki milletine;

“Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgam bir adam mı zannediyorlar? Ben, cem’iyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, ahiretimi de. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harb meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti.

Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı Harblerde bir cani gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilattan men’edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men’etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.
 
Tarihçe-i Hayat – 629” diyor.
 
Düşünsenize;
İşkence,
Tahakküm,
Hapis,
Cana kast,
Ve türlü türlü psikolojik baskı görüyor. Hem de bu baskıları milletine hizmet etmek gayesinde olduğu için görüyor..
 
Küsmemiş devletine! “Ya hu ben Ruslarla harp ederken Gazi olmuş biriyim. Utanmıyor musunuz bir Gazi’yi 19 kere zehirlemeye” demiyor. Hakkını helal ediyor. Son nefesine kadar cemiyetin selameti için çalışıyor.
 
“Ben bu vatan için mücadele etmiş bir gaziyim, 5milyon talebem var, bana şu Köşkü verin, şu talebemi şu makama geçirin, şu kadar milletvekili kadrosunu bize ayırın” dememiş!
 
Hatta o talep etmediği halde verilmek istenilmiş. Köşk vermişler, red etmiş.
Devlet nezdinde yüksek makamlardan birini teklif etmişler, kabul etmemiş.
Ne kendisi, ne de hiçbir talebesi.. Makam, mevki, şan, şöhret peşinde koşmamışlar.. Hatta öldürücü bir yılandan kaçar gibi kaçmışlar..!
 
Onlar almamışlar, her zaman vermişler.
 
Hatta bedenini, ruhunu ve kısaca her şeyini feda etmiş!
 
Sonra, ben cem’iyetin iman selameti yolunda ahiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cem’iyetin, yirmibeş milyon Türk cem’iyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur’anımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cennet’i de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selamette görürsem, Cehennem’in alevleri içinde yanmağa razıyım. Çünki vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.
Tarihçe-i Hayat – 629
 
Diyor.
 
İşte cemaatlerin temel prensibi budur!
 
Bediüzzaman hazretleri kendisinden sonra varis talebeleri bırakmış. Bunlardan Hüsnü Bayramoğlu ağabey hayatta. Rabbim kendisine uzun ömürler versin.
 
Hüsnü ağabeyde üstadının bastığı yolda ki ayak izlerine basıyor ayaklarını..
 
“Bizim vazifemiz kurana hizmettir. Bizler kuran hizmetkarlarıyız. Memleketimize Risale-i Nur eserleri ile hizmet edeceğiz. Bu eserler ile cemiyetimizin imanını selamette görmek için gayret edeceğiz” diyor.
 
150 ülkede talebeleri olan Nur cemaatinin hayatta ki varisi..
 
Gözünde dünya zevki namına hiçbir şey yok. Dünyevi bir makam derdi yok. Parayla pulla hiçbir işi gücü yok.
 
Mesela kaçı Hüsnü ağabeyin ailesini bilir? Kaçı çocuklarının isimlerini bilir? Bilmezler.. Çünkü böyle bir gayesi yok. Makam mevki isteyen kişi önce kendi çocuklarından başlamaz mıydı? Önce en yakınlarını en iyi yerlere getirtmez miydi? Böyle bir gayesi yok.
 
Düşündüğümüzde kendisine yüz binlerin inandığını görüyoruz.
 
Peki yüz binlerce inananı olmasına rağmen, bir tane milletvekili var mı nurcu kimliğiyle milletvekili olan? YOK.
 
Bir tane üst düzey bürokrat var mı bu kimlikle göreve gelmiş? YOK.
 
Bir tane Vali, Kaymakam var mı Nur hizmetiyle buralara gelmiş? YOK.
Bir tane zengin iş adamı var mı Nur kimliğiyle ticaret yapmış? YOK.
 
Bir tane asker var mı Nur kimliğiyle o göreve gelmiş? YOK.
 
Yok..
 
Çünkü Nur talebelerinin böyle bir gayeleri yok.. Hatta hakiki Nur talebeleri milletin selameti için helal zevklerden dahi vazgeçmişler. Kimisi ömrünü milletin imanına vakfetmiş.. Kimisi evlenmemiş.. Kimisi en güzel üniversiteleri dereceyle bitirip, 1071’de ki Anadolu dervişleri gibi Anadolu topraklarına iman tohumu ekmek için gayret etmiş, cehd etmiş..
 
Nurcuların istikamette olmalarının ilk sebebi Bediüzzaman Hazretleridir. İkinci sebebi Risalei Nurlardır. Üçüncü sebebi ise, günümüzde üstadı ve Risale-i Nurları hayatıyla tatbik eden Hüsnü Bayramoğlu ağabeydir.
 
Hüsnü ağabeyin Ege Bölgesi ziyaretinde bizlere de yanına gitmek nasip olmuştu. Ege Üniversitesi Bilal Saygılı camisi açılışına kendilerini de davet etmişlerdi. Hüsnü ağabeyde davete icabet etmişti. Üst düzey kişilerin her birisi Hüsnü ağabeyin yanına geliyor ve ağabeyden dua istiyordu. Ağabey ile özel ilgileniyorlardı. Ağabey ise bu esnada ne yapıyordu biliyor musunuz? Üniversiteli gençler ile beraberdi. Onlarla ilgileniyordu. Onların sorularına cevap veriyordu. Onların risalei Nur eserlerini okumalarının öneminden bahsediyordu. O an bir arkadaşım dedi “düşünsene bu kadar kişi seninle özel ilgileniyorlar, sen ise talebeler ile ilgileniyorsun”
 
Yani değerli okuyucu,
 
böyle zatlar cemiyete adam yetiştirirler. Bir Cemiyetten bir Recep Tayyip Erdoğan çıktığında onun arkasında ki manevi güç olurlar. İmanlı, edepli, ahlaklı bir nesil oluşturma gayesiyle cehd ederler.
 
Son yüzyılda küresel güçler, cemaatlerin bu özelliğini bildikleri için suni cemaatler oluşturdular. Hatta kendisine cemaat diyen feto adlı bir terör örgütü bile oluşturdular. Oysa feto zihniyetini incelediğimizde onun bir cemaat olmadığını görüyoruz.
 
Çünkü;
 
-Cemaatler devletin hiçbir kurumuna insan yerleştirmezler. Bir cemaate üye olupta devlet görevlisi olan kişiler de bir cemaat adına değil, bireysel olarak o göreve gelmişlerdir. Fakat feto, devletin her kurumuna örgüt elemanlarını yerleştirmiş ve bu örgüt elemanları üst amirlerinden değil fetodan emir almışlardır.
 
-Cemaatlerin para ile iştigalleri olmaz. Burada gelen her bağış yine milletin evlatlarına milletin hizmetine kullanılmıştır. Fakat feto, adeta bir mafya gibi dini değerleri kullanarak insanları sömürmüştür.
 
-Cemaatler asla dinden taviz vermezler. Çünkü hakiki inkişafın dine sımsıkı sarılmak ile elde edileceğini düşünür. Fakat feto, zina alkol gibi günahları küçük görmüş ve gerekli durumlarda bunların yapılmasına cevaz vermiştir.
 
-Hak olan hiçbir cemaat yabancı bir ülkenin istihbaratıyla iletişime geçmez. Devletinin bilgisi dahili olmadan dış istihbaratlar ile temas kurmaz. Feto ise yabancı ülkelerin istihbarat örgütleriyle ortak çalışıyordu.
Feto-CIA ortaklığı, feto-MOSSAD ortaklığı herkesçe malumdur. Devletin içerisinde bir grup, paralel devlet gibi hareket ederse “ya Devlet başa, ya kuzgun leşe” hakikatı ortaya çıkar ve paralel yapılar terör örgütü oldukları için devlet başlarına çöker!
 
Şimdi insaflı bir şekilde düşünelim.
 
Anadolu’nun cemaat kültürü ile yükseldiğini bilen küresel güçlerin FETO gibi dine ve millete zarar veren sözde cemaatler(!) oluşturması çok normal değil mi?
 
Feto ile tüm cemaatleri bağdaştırıp, cemiyete adam yetişmesini engellemeye çalışmaları çok normal değil mi?
 
Anadolu Erenlerine Selam Olsun!
 
Bu topraklar iman hamuruyla yoğrulmuş topraklardır..
Bu topraklar; Mevlana’lar ile, Yunus Emre’ler ile, Taptuk Emre’ler ile, Hacı Bektaşi Veliler ile, Akşemsettin’ler ile, Ali Haydar Efendiler ile Bediüzzaman Saidi Nursi’ler ile, ve buraya yazmaya sığdıramayacağımız yüzlerce alimler ile “gönül coğrafyasının başkenti” oldu. Bu alimler, bu topraklardan yetişti.
 
Her birisinin tekkesi, Cemaati, metodu belki farklıydı fakat hepsinin ortak bir gayesi vardı “ittihadı islam”
 
Ve tüm bu alimler ittihadı islamın, güçlü bir devlet ile olacağını biliyorlardı. O sebeple daima devletlerinin manevi danışmanı oldular. Her ne kadar siyaset ile ve dünyevi makamlar ile iştigal etmedilerse dahi, siyaset ile iştigal eden devlet yöneticilerine her daim destek oldular. Yeri geldi kimisi isyan durdurdu, yer geldi kimisi cihad ederken Gazi oldu şeref madalyası aldı…
 
Anadolu Erenlerine selam olsun..
 
Cemiyete insan yetiştiren tüm gönül üstadlarına selam olsun..
 
Güçlü Türkiye için manevi danışman olan tüm Allah dostlarına ve yarenlerine selam olsun..
 
15 Temmuz’da vatan millet için Kuranı Kerim’ler ile meydana çıkan tüm cemaatlere selam olsun..
 
İslam Aleminin Lideri Recep Tayyip Erdoğan’a destek olan tüm cemaatlere selam olsun..
 
Sizlerin cemiyete yetiştirdiğiniz insanlar; edep, ahlak ve ilim sütunlarıyla sarsılmaz ve yıkılmaz birer kahraman olarak vatanlarına hizmet ediyorlar ve edecekler..
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI