Peygamberimiz Sahabelere İman Dersi Verirdi
A- A A+

Peygamberimiz Sahabelere İman Dersi Verirdi

Peygamberimiz (a.s.m) Sahabelere İman Dersi Verirdi. Peygamberimiz (a.s.m) Kur’an’ı öğretmeden önce imanı öğretiyordu.  Sahabelerine önce imanı güzel bir şekilde anlatır ve özümsemelerini sağlar sonra Kur’an öğretirdi.  
 
Kur’an’ı öğrendikçe de okuyanların imanı artardı. Zaten şimdiye kadar nazil olan Kur’an ayetleri hep Allah’a ve Ahirete imanı anlatıyordu. Henüz ibadete, hukuka ve ahlaka dair emir ve yasaklar nazil olmamıştı.106  
 
İbadet, hukuk ve ahlak iman ağacının meyvesi olduğu için Peygamberimiz (a.s.m) iman ağacını dikmek ve bu ağacı Kur’an ayet ve surelerinin nuru ile sulayarak büyütmekle meşguldü. Daha sonra Medine döneminde de henüz buluğ çağına gelmeyen ve kendisinden Kur’an öğrenmek için gelen gençlere önce iman dersi vermekle işe başlardı.Kur’an okundukça da imanlar artar ve inkişaf ederdi. 107  
 
Çünkü Kur’an’ın dörtte üçü Allah’a ve ahirete ve peygambere imanı anlatmaktaydı.
 
Bir bedevi Peygamberimizin (a.s.m) yanına gelmişti. 
 
 Peygamberimiz (a.s.m) sordular: 
 
“Seni bizim yanımıza getiren sebep nedir?”  
 
Bedevi cevap verdi: “Buraya ilim öğrenmeye geldim.”
 
Peygamberimiz (a.s.m) tebessüm ederek buyurdular:
 
“Bunun için gelmişsen hangi taşın yanından ve hangi ağacın altından geçmişsen bil ki onlar senin için istiğfar etmişlerdir."
 
 
“Ta-Ha Suresi” nazil olmuştu. Peygamber efendimiz (a.s.m) bu surenin “Ey Rabbim ilmimi artır!”115 ayetini okudu ve şöyle buyurdu: 
 
“Bu Kur’an ilmidir. Allah katında en değerli ilim Kur’an ilmidir. Bunun için kullarının kendisinden ilim istemesini emir buyurmuşlardır. Allah bütün ilimleri, evvelin ve ahirinin ilimlerin Kur’anda toplamıştır.”116  
 
Bütün ilimler Allah’ın ilmindendir. Yüce Allah bunu ihtiyaca göre ilham eder. Bunun için Allah’a şöyle dua edin: ‘Allah’ım! İlmimi, imanımı ve yakinimi artır. Öğrendiklerimle beni faydalandır ve bana faydalı olanı öğret. Cehennem ehlinin halinden sana sığınırım. Beni onların durumuna düşürmekten koru! Her hal ve şartta sana şükredenlerden eyle! Amin!”117 
 
Sonra şöyle devam ettiler:
 
“İlim öğrenmek günahlara kefarettir. Dinleyin ve itaat edin. O zaman büyük kazanç elde edersiniz.” 
 
Sahabelerden birisi sordu:   
 
“Ya Resulallah! ‘Dinleyin ve itaat edin!’ buyuruyorsunuz. Bu kazanç sadece bizemi ait,yoksa herkes için midir?  
 
Peygamberimiz (a.s.m) cevap verdiler:  
 
“İlim isteyen hiç kimse yoktur ki, bu istek onun geçmiş günahlarına kefaret olmasın” 118 buyurdular. 
 
Bir diğer sahabe sordu: 
 
“Ey Allah’ın Resulü! Amellerin hangisi üstündür?”  
 
Peygamberimiz (a.s.m) cevap verdi:  
 
“Allah’ın birliğini size öğreten,isim ve sıfatlarını anlatan ilim herşeyden üstündür” buyurdu. 
 
 Suali soran kişi: “Ey Allah’ın Resulü! Ey yüce peygamber! Biz ilmin faziletini sormadık; amellerin üstün olanını sorduk. Siz ise ilim diye cevap verdiniz…” deyince…  
 
Peygamberimiz (a.s.m) cevap verdiler: 
 
 “Ameller ancak Allah’ın birliğini ve tevhidi ders veren ilim ve bu ilimden kaynaklanan sahih bir inançla beraber fayda verir. Marifetullah ile olan az amel insana fayda verir. Marifetullah’tan yoksun, Allah’ı tanımadan işlenen çok amel insana fayda sağlamaz” 119 buyurdular.  
 
Sahabe sordu: 
 
“Ey Allah’ın Resulü! İman nedir?” 
 
Peygamberimiz (a.s.m) buyurdular:  
 
“Kişinin kalbinde Allah bilgisinden hasıl olan Allah sevgisidir. Bu bilgi insanı heran Allah ile beraber olduğunu, heryerde hazır ve herşeye nazır olduğunu ve insanın her haline muttali olduğunu öğretir. İşte imanın kemali de kişi her nerede olursa olsun Allah’ı kendisi ile beraber bilmesidir”120 buyurdular. 
 
 Sahabe sordu: 
 
“Ya Resulallah biz bu mertebeye nasıl ulaşırız?” 
 
 Peygamberimiz (a.s.m) cevap verdiler:  
 
“Çokça Kur’an okuyarak ve her taşın ve ağacın altında Allah’ı zikrederek. Böylece her şeyi Allah’ın eseri ve sanatı olduğunu tefekkür ederek ve hiç kimsenin Allah’ın kudreti ile meydana gelen o esere sahip ve malik olamayacağını düşünerek” 121 buyurdular.  
 
Sonra şöyle buyurdu Resulullah (a.s.m):  
 
“Size sahabelerimin ve halifelerimin kimler olduğunu haber vereyim mi? Onlar Allah yolunda Allah için Kur’an-ı Kerimi okuyan, ezberleyen ve manasını düşünerek devamlı Kur’an okuyan ve başkalarına da öğretenlerdir.”122  
 
İşte peygamberimiz’in (a.s.m) Dar-ı Erkam’daki sohbetleri bu minval üzere devam ediyordu. Sahabelerine devamlı olarak Kur’an-ı Kerimi okumalarını istiyor ve manasını da kavramaya çalışarak başkalarına öğretmeye teşvik ediyordu. Sahabeler de peygamberimizin (asm) bu tavsiyelerine harfi harfine uyarak kendilerini geleceğe ve ahirete hazırlıyorlardı. 
 
106 Heysemi, Mecmau’-Zevaid, 1:65.  
 
107 İbn-i Mace, 1:93 (Hadis No: 61.) 
 
114 Cem’ul-Fevaid, 1:20 
 
115 Ta-Ha,20:114.  
 
116 Kur’an-ı Kerimin kelimelerinin tümü “Anahtar Kelime” sayılır. Her biri bir deyim ve terimdir. 
 
Dolayısıyla Kur’anda 75 bin küsür kelime mevcuttur. Ve Kur’an 75 bin ilim hazinesinin kapısıdır. 
 
Her kelime bir anahtardır. Bu ilimlerin bir kısmı dünya ilimleri bir kısmı da ahiret ilimleridir. 
 
Çünkü Kur’an Kelam-ı Ezeli ve Ebedidir. İçerisinde “ Yaş ve kuru her şey Kur’anda vardır” (En’am, 
 
6:59)Ayeti gereği bütün ilimler mevcuttur. (M.Ali KAYA) 
 
117 İbn-iKesir,tefsir-iKebir,3:175.  
 
118 Cem’ul-Fevaid,1:20.  
 
119 Gazali,İhya,1:92. 
 
120 Suyuti,Camiu’s-Sağir,HadisNo:586,1512;İbn-iMace,Cihad,8.  
 
121 Buhari,Fedailu’l-Kur’an,23.  
 
122 Suyuti,Camiü’s-Sağir,HadisNo:1556.