Renkli Dünyanın Beyaz Melekleri
A- A A+

Renkli Dünyanın Beyaz Melekleri

Canlılar alemine kısaca göz gezdirdiğimiz zaman, her birisinin kendine has orijinal, göz alıcı mükemmel renklerle bezendiklerini fark ederiz.

Cıvıl cıvıl kuşlara güzellik katan, renkleri olduğu gibi, deniz dibinin güzelliğine güzellik katan da rengarenk balıklardır.
 
Tabiatın harika nizamı içinde şekil, büyüklük ve yaşama tarzının ayrı ayrı yeri vardır, yani bir hayvanın dünyaya gelişinden ölmesine kadar yapacağı bütün hareket ve davranışlar onun vücuduna şekil verilirken bir plan ve hikmetle işlenerek dercedilmiş ve sınırlanmıştır.
 
Kedinin fareyi yakalaması için pençe ve adalelerinin şekli nasıl en mükemmel şekilde yapılmışsa, farenin kaçması için gerekli organlar da aynı mükemmellikte yaratılmıştır.
 
Renklerin hayvanlar aleminde eşerini tanıma, avlanarak gıda temini ve kamuflajla düşmanlarından korumaya kadar çok mühim rolleri vardır. Bu derece mühim olan ve hayvanlardaki ince sanatlara daha da güzellik katarak onları yeknesaklıktan kurtaran, pigment dediğimiz renk maddesi, üst deri ile alt deri arasında kromotofor denilen hücrelerin içine yerleşmiş olarak bulunur.
 
Bütün hayvanlara ve insana rengini veren kromotofor hücreleri içinde taşıdığı boya maddesinin rengine ve bileşimi- ne göre değişik isimler alırlar. Bunlar ekseriya sarı - turuncu, kırmızı, kahverengi renklere sahip olmaktadır. Bununla beraber, değişik yoğunlukta bulunmalarına bağlı olarak ve birkaç değişik renk maddesi hücrelerinin bir araya gelmesiyle muhtelif tonlarda bütün renkler meydana gelebilir.
 
Değişik tonlardaki renklenme sayesinde hayvan yaşadığı vasata en uygun rengi alır ve bu kamuflajla düşmanlarından korunur. Birçok hayvanın mevsimlere göre pigmentasyonu (renklenmesi) hassas bir şekilde çok kompleks bir mekanizmayla hayvancık farkında bile olmadan hayret verici bir hikmet ve rahmetle ayarlanır. Böylece güneşten azami ölçüde istifade ile birlikte zararlı ışınlardan korunma da hassas bir şekilde yerine getirilir. Bazı hayvanların neslinin devamını temin için yapacağı birçok vazifeye hazırlık olarak bilhassa erkeklerin renkleri canlandırılır ve parlatılır. Bütün bu renk cümbüşü, eşsiz bir hikmete hayvanın sinir sistemi ve hormonları vasıtasıyla pigment hücrelerine yaptırır.
 
Fakat Kudreti Sonsuz Yaratıcı, mahlukatı üzerindeki bütün tasarrufatın kendine ait olduğunu göstermek, genetik ilminin öğrenilmesi ve gelişmesini teşvik etmek ve düşünen insanlara ibret olması gibi birçok hikmetlere binaen bazı canlıları (renk) bu pigment maddesinden mahrum bırakarak, beyaz olarak yaratmıştır.
 
Bütün hayvan grupları içinde ve insanlarda da rastlanabilen beyazlık hastalığına albinizm, beyaz canlıya da albino adı verilir. Renk körlüğü ve hemofili gibi genetik hastalıklardan kabul edilen albinizm, ana ve babadaki iki zayıf (çekinik) karekterli renk geninin yavruda bir araya gelmesiyle ortaya çıkar.
 
Bir zamanlar gazetelerde “çok yaşlandığından dolayı tüyleri beyazlamış karga’’ olarak resmi çıkan hayvan da aslında albino bir kargadan başkası değildir.
 
Koruyucu bir kalkan olarak hayvanlara bahşedilen pigment maddeleri, yazın derinin üst tabakalarına yükselir ve renk tanecikleri hücre içinde bir araya toplanarak rengi koyulaştırır, böylece güneşten gelen fazla ışınların zararından alttaki dokular korunur. Kışın ise kromotoforlar derinin alt tabakalarına iner ve pigment tanecikleri de dağılarak renk açılır: bu suretle zayıf güneş ışınlarından azamı şekilde istifade edilir.
 
İşte bu yüzden albino olan canlılar güneş ışınlarına karşı kendilerini koruyamazlar ve çok müteessir olurlar. Gözlerinin iris (renkli tabaka)’inde de renk maddesi bulunmadığından göz, içinden geçen kan sebebiyle kırmızı renkli görülür. Işığı kırma olmadığı için de albino insanla ancak koyu renk gözlükle dışarıda gezebilirler.
 
İlk anda insana garip gelen Yaradılışın bu cilvesi hayat için bazı zorluklar çıkarsa da, güneşten korunan insanlar için hayati bir tehlike söz konusu değildir. İnsan dışındaki diğer canlılar ise zaten pul, kıl, tüy gibi deri türevi başka yapılarla korunurlar. Balıklar için ise su en elverişli bir ultraviole kalkanıdır.
 
Bununla beraber hemcinslerinden farklı bir görünüm arzeden albino hayvanların düşmanlarına yakalanmaları veya avları tarafından fark edilmeleri çok daha kolaydır. Bu yüzden beslenmeleri ve düşmanlarından saklanabilmeleri çok zor olup, hayatlarını idame ettirmede oldukça sıkıntı çekerler ve pek çoğu erken ölür
 
Akıl ve şuur sahibi insanlar için ise albinoluğun hayvanlardaki kadar ölüme sebep olması düşünülemez, ancak görme bozuklukları ve güneş yanıklarından çok şikayetçi olmaları dışında Xeroderma pigmentosum gibi cilt kanserlerine yakalanma ihtimalini arttırmaktadır.
 
Tartıya gelmeyecek kadar düşük miktardaki pigment maddesinin bile vücut için ne kadar önemli olduğu ve canlıların hayatına ne derece tesir ettiğini gösteren bu misal, bize hiçbir şeyin abes ve faydasız olmadığını her şeyin yerli yerinde, bir hikmet ve ilimle yaratıldığını apaçık göstermektedir.
Kaynak : Risale Ajans