Gülbari Kantar
Unutursam Fısılda
Gülbari Kantar
A- A A+
Namaz .. Ruhumun ilacı namaz , hüznümün sevinci namaz, suskunluğumun, aczimin,fakrımın, hicabımın dili namaz. Yaramın merhemi , tövbemin katmeri, gönlümün evi namaz
 
Muhabbetim, ilan-ı aşkım namaz..
 
Seni bulan huzuru bulur, seni bulamayan kör kalpler lüzumsuz görür. Halbuki sen günde beş vakit aşka davet edilişime, Sevgilime (cc) En Sevgilime (cc) “Buradayım!” deyişim. “Buradayım, işte burada karşında. Sana geldim Ey Rabbim. Bütün dünya oyalanmalarını bıraktım sana geldim. En sevdiğinin geldiği gibi geldim, O’nun (sav) durduğu gibi durdum dergahında, O’nu (sav) sevdiğin gibi beni de sev diye en sevdiğin yerde durdum. Bin türlü günahın var gitme dediler, bunca pislikten arınamazsın dediler, ne yüzle af dileyeceksin ki dediler.

Oysa Sen (cc) her surenin başında “ Bismillahirrahmanirrahim ” diyerek kendini tanıtıyorsun. Bağışlayan ve esirgeyen, çokça bağışlayan ve çokça esirgeyen Rabbim bilirim ki senin rahmetin bir denizdir. O denizden bir damla su alınsa denizden bir şey eksilmez, bir damla kirli su bırakılsa denizi kirletemez. Beni affetsen bu zaten senin şanındandır , affetmesen ben hangi kapıya gideyim senden başka bağışlayacak kimse yok ki ona gideyim, Senden başka Rab yok ki ona iltica edeyim. Sen birsin, doğmadın, doğurulmadın, hiçbir şey sana denk değil.

Ey tüm eksikliklerden münezzeh olan Rabbim kusurumu affet. ”  deyip durduk mu hiç namaza ? Duramadık. İşlerimiz vardı yetişmesi gereken , ocakta yemeğimiz , beşikte bebeğimiz , tvde dizi keyfimiz vardı. 3 kez Sübhane rabbiye’l-a’la diyemiyor , hızlıca ardı ardına söylemeye çalışıyor manasız kelimelerle namazı bitiriyoruz. Hayata ne için gelmiştik galiba bunu unuttuk. Hayat arası namaz mı yoksa namaz arası hayat mı karmaşasını çözemedik bir türlü. Sonra durduk düşündük her gün her gün beş kez namaz kılmak zor geldi. 
 
Hele şöyle bir 20-30 yıl yaşayacağımızı varsayarsak kılınacak namazlar dağ gibi büyüdü gözümüzde. Emekli olunca namaza başlasak bir güzel tövbe ile açığı kapatır son günlerimizi tam bir Müslüman olarak geçirebiliriz ne gereği var ki şu genç yaşta işin gücün arasında namaz kılmaya ? diyen nefsim,peki ömrüm ebedi mi acaba elime ömür senedi mi verildi ? 
 
Belki iki gün belki iki vakit sonra ölürüm. Hem geçmişte kıldığım namazlara bakıp “ Boşuna kıldık yahu ölmedik de “ deyip hayıflanma onlar sevabını ve lezzetini bıraktı. Henüz vakti gelmemiş namazların için de usanç duyma yalnızca vakti gelen namazını kıl. Hangi namaz son namazın bilemezsin. İyi de bir gün değil , iki gün değil diye itiraz eden sersem nefsim her gün yemek yiyip, su içmekten, nefes almaktan usanmıyorsun da namazdan mı usanıyorsun ? 
 
Bedenini gıdalarla doyururken kalbin , ruhun o gıdaları verene şükretmek istemiyor mu , derdini dökmek , kendini dinlemek istemiyor mu ? Neden karnını doyururken ruhunu aç bırakıyorsun. Yoksa sen de ruhun gıdasının müzik olduğunu mu düşünüyorsun ? Eğer bu doğru olsaydı mezar taşlarında “Ruhuna Fatiha” değil ruhuna kasap havası yazardı. 
 
“ Bütün bunlara eyvallah da çalışıyoruz olmuyor , patron izin vermiyor, abdest almak olmasa kılarım aslında “ diyen çirkin nefsim ; insanlar her zaman sözleriyle kendilerini anlatmazlar bazen de hal diliyle anlatırlar. İşte senin şu halin diyor ki ;  (Haşa)   “Allah’ım benim senin vereceğin rızka ihtiyacım yok. Ben çalışırım patron bana para verir rızkımı alırım. Benim senin vereceğin  huzura ihtiyacım yok , patron bana para verir tatile gider huzur bulurum. Benim senin vereceğin sağlığa ihtiyacım yok, patron bana para verir ben ilaç alır sağlığıma kavuşurum. Öyle çağırıp durma benim seninle buluşmaya vaktim yok ! Vakti sen versen de parayı patron veriyor önce gideyim ciğerimi, ruhumu, imanımı satayım sonra emekli olunca tövbe için kapına gelirim. “ Ağır geldi değil mi ? Ben öyle demiyorum diyorsun. Yok yok hiç kaçma şeytanın tatlı yalanlarına sen tam da bunu söylüyorsun. 
 
Belki muhasebe vakti gelmiştir de geçiyordur nefsim soralım bakalım cevap verebilecek misin?  Soru 1 ; “Sırf dünya için mi yaratılmışsın ki bütün vaktini ona harcıyorsun? “ 
 
[ Allah’ım bizi bir an dahi nefsimizle baş başa bırakma. Amin ]

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>