Gülbari Kantar
Diziler Dizi Dizi Geldiler
Gülbari Kantar
A- A A+
Diziler.. Akşamları  vaktimizi dolduran diziler.. Gafleti sessizce kanımıza yürüten diziler .. 
 
Uzun zamandır içimi burkan, tadımı kaçıran bu konuyu artık sizinle paylaşmak istedim..  Televizyonun hayatımıza girmesiyle birlikte diziler de hayatımıza girdi. Hem de nasıl bir giriş.. Paldır küldür hayatımıza giren bu dizi sarmaşığı önceleri çok sevimli, sıcak aile ve mahalle konularıyla bizi kendine bağladı,  haftanın 1 ya da 2 akşamı ekrana konulan diziler zamanla haftanın 7 gününe sıçradı. O da yetmezmiş gibi bir geceye 2 dizi kondu , bu da yetmedi gündüzleri de ekranlara dizi kondu ki ev hanımları ellerinde el işleriyle mütemadiyen bu dizilerin başında oturup kalsın..

İnsanların merak duygusunu sonuna dek sömüren  diziler önceleri o kadar masumdu ki bizi gaflete sürükleyebileceğini hiç aklımıza getirmedik. Ama sonrasında öyle bir hal aldı ki +18 ile yayınlanması gereken sahneler 3-5 yaşındaki çocukların gözü önünde izlenir oldu. Edep , haya, terbiye nerede kalmıştı ? Neydi acaba bu kelimelerin anlamı? Mahrem yerlerini açmış insanların uygunsuz vaziyetlerini izlemek ne zamandan beridir modernizm olmuştu ? Bu modernizm denilen, medeniyet denilen hayvandan aşağı hayvanlık nasıl sessizce kanımıza dolmuştu ? Ne olmuştu da bize bu gaflet perdesiyle gözlerimiz kör olmuştu ?
 
İnsan bataklıktayken o pisliğin kokusunu almazmış , ne vakit temiz bir nefes alırsa o zaman o pislik kokusuna dayanamayacağını  anlarmış.. İşte bizimkisi bu misal.. Mini etekli kadınları eşlerimizle, ağabeylerimizle, babalarımızla izler olduk, müstehcen sahneleri çok önceleri kapamak için tüm ev halkı kumandanın üzerine atlar, birimiz televizyonu tümden kapamak için koşarken zamanla önce kafamızı çevirir, şimdilerde ise "ay ne romantik" der şekilde umarsızca izler olduk..

Her akşam seans seans gözlerimizle harama baktık ve şeytanın herkes izliyor safsatalarını nefsimizin hoşuna gittiğinden onayladık. Televizyonu birkaç günlüğüne kapamayı başarabilirseniz aslında nasıl bir kokuşmuş bataklığın içinde olduğunuzu anlayacaksınız.. Şimdi ya hu hiç televizyon izlemeyelim mi bu ne gericilik diyenler elbet çıkacaktır. Hayır efendim izleyin, izleyelim ama seçerek. Haberleri daha uygun kıyafetlerle sunan spikerlerden dinleyip, izleyelim malum spiker olmaları haramlığı aradan kaldırmıyor. Dizi mi izleyeceğiz  fıtratımıza, diyanetimize uygun olanı seçelim.. Seçelim ki kocasını aldatan kadın sevgilisiyle buluşurken eşiyle yakalanma sahnesinde "tüh yaa niye yakaladı onlar birbirini seviyordu " diyerek bir zinaya alkış tutuyor olmayalım.  

Seçelim ki sevgililik, flört gibi şeylerin doğal olarak yansıtıldığı dizileri izleyen çocuklarımız , kardeşlerimiz yarın öbür gün herkesin sevgilisi var deyip harama düşmesin. Seçelim ki Bilal-i Habeş gibi üzerine koca koca taşlar konulurken dahi "Ehad" diyen bir sahabeye ağlamayan gençler dizideki iki aşık ayrıldı diye salya sümük ağlar hale gelmesin.. Seçelim ki yarın mahşerde o dev perdelerde yüzümüzü kızartacak sahneler olmasın.. 
 
Diziler, filmler ibadetimizi aksatacak hali almasın. Namazlar reklam aralarına sıkıştırılmasın, şu dizi bitsin kılarım diyerek O yüce Sevgili saatlerce bekletilmesin.. Dizilere bakmaktan yorulan gözler Kuran-ı Kerim okuyamayacak hale gelmesin.. Seçelim kardeşim seçelim ki çocuklarımız biz dizi izlerken arka fonda uyuşturucu , sigara , alkol gibi belalara düşmesin, ilgisizlikten ve dahi bu işlerin  dizilerde matah bir şeymiş gibi gösterilmesinden etkilenmesin.. 
 
Unutmayalım ki Rabbimiz bize uzun uzun sormayacak.. "Siz dünyada iken Ben sizinleydim, siz kiminleydiniz " diyecek.. Sahi biz kiminleyiz, biz kimiz, bu gözler bize neden verildi ?
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>