Eyüp Ekmekçi
Tahrifat İhanetinin Vezirganlarına
Eyüp Ekmekçi
A- A A+
Eslaf-ı izam kendilerine bir sual sorulduğunda önce “Bilmiyorum.Bir kitaba bakayım.” Demeyi meziyet ve mesleki prensip olarak ihtiyar etmişlerdir. Zira manevi mesleklerdeki beyanlarda büyük mesuliyet olduğunu idrak etmişlerdir.
 
Halbuki bu zamanda “cahil’ün cesur” kaidesine masadak zamane insanı son derece sorumsuzca konuşabilmekteler hatta cerbeze cambazlıklarını meharet zannetmektedirler.
 
Dünyevi meselelerde peşinen bedel ödendiği için kil u kalde zorlanırlar. Hususan semavi keyfiyetteki mevzularda rast gele kil u kal etmek hem cehaletten hem haddini bilmezlikten geliyor.
 
Risale-i Nur’u tahrif meselesinde Hazret-i Üstad sözü hiç kimseye bırakmamıştır. Hatta neşriyatı sağlam esaslara bağlamıştır.
 
Latin harfleriyle basılmasına bile ihtara binaen izin verilmesinden sonra başlamışlardır. Kendileri hayatta iken bizzat hüve hüvesine tashihlerle bir külliyat (Ankara’da Atıf Ural,Said Özdemir Ağabeylerle) bastırdılar. Kendilerinden sonraki basımını, vasiyetlerde, mutlak vekil tayin ettikleri varisleri ve naşir olarak nasbettikleri zatların meşveretlerine bıraktı.
 
Onlar da son derece hassasiyetle aynen basımını bugünlere getirdiler. Allah razı olsun. Bunu burada bırakalım.
 
Hz. Üstadımızın bu tercüme ve tahrif işine nasıl baktığını arzedelim:  Hz. Üstadımızın hangi makamda hizmet-i imaniye ve Kur’aniye ifa ettiklerini bilenler için fazla söze hacet yok. “İlim bir noktadır; cahiller  onu çoğaltmışlardır.” Buyuruyor. Hz. Ali (R.A.) efendimiz.
 
Üstad-ı Mübeccelimizin bir sözü ve bir beyanı bu meseyi hallediyor. Bu iki ciheti büyük harflerle yazacağım. Hz. Üstad (R.A.) hayatta iken elli küsur memlekete Risale-i Nur’u göndermişler ve “HER MİLLETİN DİLİNE O MİLLETTEN BİR ZAT RİSALE-İ NURU TERCÜME EDECEK.” Buyurmuşlardır.
 
Bu kapı açık. Şimdi bu yetmiş küsur dil olarak bugün tahakkuk etmiştir.
 
Diğer mesele: Ehemm bir makamda ehemm bir hatıradır. Muazzez Üstadımızın tabirleri ile “Nurun Avukatı” Merhum Ahmed Feyzi Ağabey “Üstadım bu Gençlik Rehberini gençlerin anlayacağı dile çevirsem” diye arz-ı müracaat ettiklerinde; Hz. Üstad, müdebbir-i azam: ”ALTINA KENDİ İMZANI ATARSIN . O BENİM KİTABIM OLMAZ.” buyurarak o kapının kapalı olduğunu beyan buyurmuşlardır.
 
İsteyen itaat ve ittiba eder. İsteyen kafadan hareket eder. Hoca gibi kafasını kırdırır.
 
Vesselam…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>