Eyüp Ekmekçi
Şeyh-i Risale-i Nur
Eyüp Ekmekçi
A- A A+
Yani Risale-i Nur "Bu asrın dimağına Kur'an'ın bir dersidir."buyuruyor Hz Üstad Bediüzzaman
Kitab-ı kainatı okuyan Kur'an'ın,iman bürhanlarının bütün meratibiyle ilmi ve manevi feyyaz dersleridir.
 
Merhum Zübeyir Gündüzalp Ağabey:
"Üstadımız ne kadar tevazu' yaparsa, biz o kadar büyük biliriz.İnsan mürşidine hürmeti,muhabbeti, itimadı nisbetinde istifade eder." derdi. 
 
VE MEN TEVEZEA REFEAHULLAH sırrı var. Üstadımız tevazu-u mutlak üzerinde gidiyor.

Fakat başta Hukukullah,hukuk-u Rasulullah, hukuk-u üstad vs. gidiyor. Hazret-i Üstad İhlas Risalesi'nde:"..olsa olsa bir üstadlık ortaya girer."buyuruyor.
 
Merhum Mustafa Sungur Ağabey: "Hz.Üstad Risale-i Nur'u yazıp çekip gitmiş değildir." derdi.

"Herbir Risale bir Said'dir."buyuruyor.Bu keyfiyet,Hz Üstadımızın a'zami ihlasına ait aziym bir mazhariyettir. Hatta hem dersi hem davası,tasarrufu kıyamete kadardır.

Filipinlerdeki Profesörün dediği gibi: "Hz.Üstad Bediüzzaman(R.A)'ın ömrü;beşeri ömrüyle itibar edilmez,Risale-i Nur 
ile itibar edilir."

Hz.Üstad buyuruyor :
"Siz bu kitabı nerde açsanız,biz orda hazır gibiyiz." Hadsiz Elhamdülillah..
 
Mesela Eski Türkiye zamanında tenkid niyetiyle okuyan savcı istifade etmemiş,bilakis ihanetinden bedduaya müstehak olmuş. Fakat o aziz Üstadımız o adamın üç yaşındaki kız çocuğunu görüyor,hayatında tek beddua edeceği o adama dahi beddua etmiyor.  
 
Bir de şahs-ı manevi mes'elesinde: Yine Zübeyir Ağabey'in tabirleriyle:Şahs-ı manevi,Hazret-i Üstad'ın şahs-ı manevisidir. Yalnız şahs-ı manevi odur. Dost,kardeş,talebe dairelerinden biriyle,herkes derecesine göre o şahs-ı maneviye dahil olur. Merhum Sungur Ağabey'in şehadetiyle,ayrı bir şahs-ı maneviyiz diyen Feto İslam düşmanı emperyalizmanın kucağına düşmüştür. 
 
Yarım asır müsamaha ile kurtarmağa çalışmıştır.Risale-i Nur'u tahrif ihanetinde inatta ısrar edince bedduaya müstehak olmuştur.Mutlak vekillerden ayrılıp zamanla mübareze durumuna düşen Yeni Asya da aynı derekeye yuvarlanmıştır. Çünki Hazret-i Üstadımızın beyanıyla,Nur dairesi manevi Al-i Beyt dairesidir. 
 
Nur mesleğinin ve hizmetinin ulviyet derecesine gelirsek..

Hazret-i Üstad:"SADAKA-İ MAKBULE" keyfiyetinde olduğunu beyan buyuruyor. Risale-i Nur'un Kur'ana intisabı,dersiyle azam derecede ayinedarlığı, Kur'anın asrın dimağına dersi olmak itibariyle bu zamandaki mu'cize-i maneviyesi olduğu ve mesleğindeki Alem-i İslamiyeti ihata eden vüs'ati itibariyle Cadde-i Kübra-yı Kur'aniyedir.

Asrın "Hizb-ül Kur'anı"dır. Dersinin Kur'ana ayinedarlığı ve yüksekliği itibariyle,sadaka-yı makbule keyfiyetini ihraz etmiştir..yani azam derecede hıfz ve inayete mazhardır. Bu itibarla sadaka-yı makbule keyfiyetini almıştır. Yani okunduğu belde,memleket; hıfz ve inayet-i İlahinin tecellisine mazhar oluyor. Vesselam.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>