Eyüp Ekmekçi
Hak ve Adalet
Eyüp Ekmekçi
A- A A+

‪Ey Demokrasiyi dilinden düşürmeyen C.H. Partisi!‬

Bak!.ben demokrasinin hak bir sistem olduğunu sana isbat edeyim mi!?.(Ki,ikide bir her kendine vize vermediğinde darbe vurmağa kalkmayasın!.ve milli hukuku çiğnemeyesin.)
 
Demokratik Cumhuriyeti dilinden düşürmeyen,fakat kendine her yaramadığını gördüğünde, ona darbe vuran sen,ondan vize alamıyorsun ya!.onu millete hizmette kullanan,her seferinde bu necip millet eliyle onun(demokrasinin) vizesini alıp işbaşı yapıyor ya!(Her nameşru yol ve hiylelerle de ,bu yaptığını siyaset,muhalefet zannederek karşısına çıktığın halde.)
 
İşte demokratik rejimin,o beğenmediğiniz imani basiret nuru açık h a l k 'ın, her seferinde bu demokrasi "devrim"ini yapması, o rejimin hakça bir rejim olduğunun göstergesidir.
 
Her iki tarafın geçmişine bakarsak,tarihin de size geçer not vermediği;millet-i İslam'dan nemalanan tarafın;hem doğru,hem faazıl,hem demokratik ölçülerde sınıfı hayli açıkara geçtiği görülüyor.
 
Bak!. Rasulullah (A.S.M) bu necip millet için ne buyuruyor:"ÜMMETİM EKSERİYETLE DALALETE SÜLUK ETMEZ."
 
Demek Şeriat-ı Garra'daki"sivad-ı azam" esası da,demokratik rejim içinde haklı olanın,Hak'kı tutanın bekasının hak te'minatı olıyor.
 
Ve bu hak rejim içinde ve en meşru ölçüler ve adab dairesinde teşkil ettiğimiz MECLİS-İ  ŞURA'MIZ da,
MİLLİ ŞURA'MIZ oluyor.
 
Nitekim:EMRUHUM ŞÚRA BEYNEHUM Ayet-i Kerimesi,bizim gaziler meclisi olan Birinci Büyük Millet Meclisi'mizin duvarında asılıydı.
 
Demek,iki temel vecihte de,Şeriat-ı Garra-yı Ahmediye'ye tevafuk ediyor.
 
Bu hak ölçü ile giden,hep milletine kemal-i fahirle hizmet eder;ol meşru'iyeti yakalayamıyanın da,her hareketi tahrib olup içe değil,dışa hizmet eder ve ediyor.
 
Hem kurnaz batının size telkin edip yerleştirdiği meş'um kanaatlarınız rağmına:İslam,teslis hurafesi ile
tahrif edilip hak ve ilimden çok vecihte ayrılan hristiyanlıkla kıyasettirilerek fikr-i sabit gibi sizin
zihniyetinize telkin edilmiş olan sun'i kanaatlarınızın rağmına;İslam mutlakiyetle değil,cumhuriyetle
özdeş ve hakiki ilim ile memzuçtur.
 
Rasulullah (A.S.M)'ın,"ilmin kapısı" tabirleri ile vasıflandırdıkları İmam-ı Ali(R.A):"HAKİKİ MÜRŞİD İLİMDİR." buyurmuş olmaları bile İslam'ın irşadda ilimle özdeş olmasına kafi  şahid olduğu gibi;nesebi ve manevi evladı olan Hazret-i Üstad Bediüzzaman (R.A)'ın Kur'an'ın Kainatı kitap gibi okuyarak Allahın birliğini (tevhid) isbat edip materyalist felsefeyi tarihe gömerek Kur'an'ın ilmi vecihteki mu'cizeliğini ortaya koyan Ayet-ül Kübra ve Risale-i Nur Külliyatı,80 lisanda bu asrın dimağına dersini vermekte akılları ikna,kalb ve ruhları işba etmekte,gıda-yı nur-u hakikatıyle doyurmaktadır.
Ve en mühim bir cihet de şu ki: Bu necip millet,asırlardır Hak canibinden nev'-i beşer..yani insan
nev'i içinde HAK ve HAKİKAT ve ADALET'i temsil ve te'sis vizyonu ile vazifelidir.
 
Halen o yüksek mevkii ihraz etmekte olduğu; Suriye açmazında, İdlip safhasında da bu keyfiyeti tem
sil ve ifa etmekte olduğu izahtan varestedir. 
 
Şu beyanlar da ümid ilhamlarımız:
İSTİKBAL SEMAVATI VE ZEMİN-İ ASYA, 
BAHEM OLUR TESLİM YED-İ BEYZA-YI İSLAMA...
SULH-U UMUMİ'NİN TE'MİNATI,
HER OLAYI GÖZ ÖNÜNE SEREN MEDYA İMKANI MUVACEHESİNDE OLMAZSA
OLMAZI, ADALETİN BEŞERDE ESAS VE HAKİM OLMASIDIR.
 
VESSELAMU ALA MENİTTEBEAL HÜDA!
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>