Dr. Vehbi Karakaş
Cehenneme mi Cennete mi Gittiğinizi Sizde Bilebilirsiniz
Dr. Vehbi Karakaş
A- A A+
Bu dünyada yaşarken cennete mi, cehenneme mi gittiğinizi siz de bilebilirsiniz.
 
-Nasıl bilebiliriz hocam, bunlar gaybi meseleler değil mi? Gaybı da Allah’tan başka kimse bilemez, derseniz; ben de derim ki:
-Hayır, bunlar gaybi mesele değildir. Görünen ve bilinen meselelerdir. Görünen köy kılavuz istemez. Rüzgar eken fırtına biçer. Arpa ekilen bir tarladan karpuz alındığını kim görmüş? Demek istiyorum ki cehenneme götürecek işlerin peşine düşen, yaptıklarından da pişman olmayan, tevbe etmeyen cennete gidemez. Cennete götüren işlerin peşine düşen ve bu konuda ısrarlı olan da cehenneme konulmaz.
 
Gelin önce Üstad-ı Muhterem’in bir paragrafını hep beraber okuyalım, sonra izah ve kanaatimizi ortaya koyalım:
 
“Her kim hayat-ı faniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, manen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bakiyeye ciddi müteveccih ise, saadet-i dareyne mazhardır. Dünyası ne kadar fena ve sıkıntılı olsa da; dünyasını, cennetin intizar salonu hükmünde gördüğü için hoş görür, tahammül eder, sabır içinde şükreder.” 
 
Demek istiyor ki İmanı ve ibadeti olduğu halde sıkıntılı bir hayat yaşayanlar dıştan cehennem gibi bir hayatın içinde görünseler de, onlar manen cennettedirler. Çünkü onlar bilirler ki, yaşadıkları sıkıntılı dünya, cennetin bekleme salonudur.
 
Bu bilginin doğruluğu da, Resulullah (s.a.v) Efendimizin şu hadisiyle teyid ve isbat edilmiştir. Buyurmuşlar ki: “Cennetin etrafı mekarihle,(yani nefsin hoşuna gitmeyen ibadet ve cihat gibi şeylerle, hastalık, musibet, can kaybı, mal kaybı, engellilik ve fakirlik gibi sıkıntılarla) çevrilmiştir. (Bunlara sabreden sapsağlam ve mükemmel bir şekilde kendini cennette bulacaktır.) Cehennemin etrafı da şehevatla (yani içki, kumar, zina, açık-saçıklık, gayr-i meşru eğlenceler, lüks, debdebe, saltanat,  ihtişam ve israf gibi nefsin hoşuna giden şeylerle) çevrilidir. (Bunların içine düşen, şuna buna hava atan, haksızlık yapan da birden kendini cehennemde bulacaktır.)
 
Diğer bir ifade ile, iman, ibadet ve İslamiyet’inden taviz vermeden yürüyen insan, gide gide cennete, küfür, dalalet ve meşru olmayan şehvetlerin içinde yürüyen de –eğer tevbe ve istiğfar etmezse- gide gide cehenneme düşecektir. 
 
Gayb bunun neresinde? Gidişattan herkes nereye düşeceğini bilir. Öyleyse hayatımızı ve gidişatımızı lütfen gözden geçirelim. Nefsin hoşuna gitmeyen ama Allah’ın hoşuna giden beş vakit namazı kılan insan olalım, düşkünlere, çaresizlere, haksızlığa uğramışlara yardım elimizi uzatalım. Yaptığımız iyilikleri zekat ve sadaka niyetiyle yapalım. Bu niyyetle yapalım ki nefis havalara girmesin, fakir de minnet altında ezilmesin. 
 
Nefsin hoşuna giden ama, Allah’ın hoşuna gitmeyen şehvet ve lezzetlerden, haksızlıktan, yalandan, iftiradan, su-i zan ve gıybetten uzak duralım. Unutmayalım ki sonra söyleyeceğimiz eyvahların ve keşkelerin bize hiçbir faydası olmayacaktır.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>