Burcu Ercivan
Tükürün zalimlerin hayasız yüzlerine
Burcu Ercivan
A- A A+
Helal etmiyorum Allah'ım.. Yüzyıllarca İslam'ım bayraktarlığını yapmış bu aziz millete , tanklarla , F16 larla , tüfeklerle saldıran vatan hainlerine hakkımı helal etmiyorum! Din adına dinsizlik yapanlara , şerefini üç kuruşa satanlara , kan dökerek hakimiyet sağlamaya çalışanlara YAZIKLAR OLSUN!..
 
Ne söylenebilir en edepli nasıl konuşulabilinir inanın bilmiyorum. Benim için en uzun gece şüphesiz ki 21 Aralık değil 15 Temmuzdur.. Evimizin savaş uçaklarından deprem gibi sallandığı o gece anladım Orta doğuda  başlarına bombalar yağan kardeşlerimizi.. İnsan başına gelmeden anlamıyor bazı şeyleri. Abdestimi aldım , silahıma sarıldım (Fetih suresi) o gece.. ''Dua müminin silahıdır'' buyurmamış mıydı? Fahri kainat efendimiz (sav).. 
 
Onların hesap edemeyeceği bir şey vardı . Bütün hesapların üzerinde en büyük hesap görücü olarak Allah bize yeterdi..  M. Akif'in dediği gibi ''Bizim iman dolu göğsümüz gibi serhattimiz var..''dı. İçimden dedim ki Ya Rabbi.. Türkiye'nin bir çok yerin de senin sevdiğin dostların (evliyaların , enbiyaların , şehitlerin) var.. Onların yüzü suyu hürmetine Camileri ezansız bu vatanı da bayraksız bırakma .. dedim. Ve eminim benim gibi bir çok kardeşim aynı dua'ya amin demişiz ki sosyal medya da, yaşanan bir olayı okuduğumda tüylerim diken diken oldu..
 
Bir kardeşimiz abdest alıp dışarı vatanına sahip çıkmaya gidecekken annesini evin bir köşesinde iki eli kulaklarına kapanmış olarak buluyor. Soruyor -Anneciğim neyin var iyi misin?
Anne tek bir cevap veriyor 
-GÖRDÜM..
-Anne ne gördün anlat bana??
derken anneden sadece hıçkırık sesleri duyuluyor.Annesine su içirdikten sonra tekrar soruyor 
-Anne ne gördün?
Anne ona şu cevabı veriyor;
''Balkondan dışarı baktığında ordu halinde  Bursa Emir sultan mahallesi iki kapılı mescit sokağından Bursa meydana inen evliyaları gördüğünü, görünce korkutan balkonun demirlerini sıkıca tuttuğunu , evde odada olan büyük oğluna bağırarak seslendiğini ama oğlunun duymadığını o an evliyalardan en önde olanın ona dönerek ; -KORKMA KIZIM BÜTÜN KONTROL BİZİM ELİMİZDE, HER ŞEY ÇÖZÜLECEK, dediğini 
Ve ardından  korku ve çığlık atarak O EN ÖNDE OLAN EVLİYAYA 
" SİZ KİMSİNİZ" dediğini,
O EVLİYANIN CEVABEN :
- BEN EMİR SULTANIM, dediğini..''
 
Okuduktan sonra dua'nın ne büyük bir silah olduğunu anladım.. Hayatım da türbe ziyaretlerinde en çok etkilendiğim evliyalardan biridir EMİR SULTAN hazretleri. Ve ben emin oldum ki O gece sokağa dökülen sadece kahraman milletim değildi.. Gökten melekler indi , yerden evliyalar kalktı..
İman dolu göğsünü vatan için siper eden , zalime aman vermeyen; yiğitler, anneler, ablalar, abiler o gece TARİH YAZDI.. Böyle bir milletin evladı olduğum için ŞEREF duyuyorum.. 
 
Ve anladım ki Allah cc. bu milleti çok seviyor. Kendine bu milletten şehitler ediniyor.Bunu elbette hissiyatımla değil şu ayetin müjdesi ve Bediüzzaman Said Nursi hz. tefsiriyle söylüyorum;
 
"Ey iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse, şunu (iyi) bilsin: Allah onun yerine öyle bir kavim getirecek ki, Allah onları sever; onlar da Allah'ı severler, Mü'minlere karşı yumuşak gönüllü, Kafirlere karşı onurlu ve başları yukarıdadır; Allah Yolunda mücadele ederler (ölüme atılırlar), dil uzatanın kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah'ın ihsanıdır. Onu dilediği kimseye verir. Allah'ın İhsanı geniştir, her şeyi bilendir"(maide suresi,54)
 
İşte Üstad hz. bu ayeti kerimede bahsedilen kavmin Müslüman Türk milleti olduğunu anladım diyor..
 
Ya Rab.. Ne büyük bir şeref ki bizleri böyle bir ayetin muhatabı olan bir milletten dünyaya getirmişsin.. Korkmayın , üzülmeyin , mahzun olmayın.. Sevinin , yüreklenin , müsterih olun.. Ölsek şehit yaşarsak gaziyiz.. Bizi toprağa gömmek isteyenler bizim tohum olduğumuzu hesap edemediler. Sahte mehdileri kendilerine rehber edenler kaybetmeye mahkumdurlar! Yüz üstü cehenneme sürüldükleri günü göreceğiz , onlarda bu vatan için gözünü kırpmadan tankların önüne duran bu aziz evlatların Peygamber (sav) sancağı altında gölgelendiklerini görecekler!
 
At izi ile İt izinin birbirine karıştığı bu dönemler de devletimizin ve milletimizin yanında olduğumuzu da bir kez daha buradan arz ederim. Rehberimiz Kuran- ı Kerim , Mürşidimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vessellem ,Üstadımız Said Nursi ve binlerce insanın imanının kurtulmasına vesile olan risale-i nurlardır. 
 
Hakiki nur talebeleri;
anarşistliğe ve bozgunculuğa asla taraftar olmaz , ülke de manevi asayişin temini için çalışırız. 
Hiç kimseden yaptığımız hizmetin ücretini istemez , ücreti ancak ahirette Cenab-ı Allah'tan bekleriz! 
Bankaların önünde cevşen okumaz , kapı kapı para dilenmeyiz!
İktisat ile yaşar , şeriatın tek meselesine başımızı dahi olsa feda ederiz!
Vatan için , bayrak için , iman için , Kur'an için ölüme seve seve gideriz!
Bir hayat için yalana tenezzül etmeyiz!
 
I. Dünya Savaşının başladığında, Said Nursi hz. talebeleriyle birlikte Doğu Milis Teşkilatı’nı kurmuş ve Van-Bitlis cephesinde gönüllü alay komutanı olarak Ermenilere ve Ruslara karşı savaşmış bir kahramandır! Bu ermeni bozması ne olduğu belli olmayan sözde Müslüman(!) gibi görünüp aslında münafık olan Fethullah denilen terörist hainle yakından uzaktan bir benzerliği ASLA YOKTUR! Hatta bu HAİN , Üstad hz. bin bir zorluklarla telif ettiği Kur'anın manevi bir elmas kılıncı olan Risale-i nurları sadeleştirerek  tahrif etmiştir!
 
Ayrıca biz okuyucular şeytanın ve siyasetin şerrinden Allah'a sığınırız.. Ama bu olağanüstü bir haldir. Siyaset olarak değil HAKKIN TARAFINDA olma durumu olarak değerlendirilmelidir..
 
Hz. Ali r.a. dediği gibi ; herkesi affedin ama vatana ihanet edenleri asla affetmeyin!.. Benim aklı selim kardeşlerim şimdiye kadar bu hainliği fark etmeseler de şimdiden sonra KABAK GİBİ kesin olan , kabul edilemez ihaneti elbette göreceklerdir.
 
Rabbim bu aziz milleti kıyamete kadar payidar kılsın ve düşmanların şerrinden muhafaza etsin..  
Ve bizlere de şehitlik makamı nasip etsin..
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>