Burcu Ercivan
Seni Seviyorum Allah'ım
Burcu Ercivan
A- A A+

Sevgi ispat ister.. İnsanlar bile sevildiğini duymaktan çok hissetmek istiyor. Yani ''ben lafa değil , icraata bakarım'' sözü misali.. Sadece seviyorum demek yetmez , sevdiğin için uykularından vazgeçiyor musun? O en çok sevdiğin ama bir türlü bırakamadığın şeyleri sevdiğin istedi diye terk edebiliyor musun?..

Tabi ki fani şeylerden bahsetmiyorum. Allah'ı cc. sevdiğimizi iddia ediyoruz ama O'nu ne kadar tanıyoruz? Bir müzik grubunu , en yakın arkadaşımızı , sarı Leylayı ,yakışıklı Ahmet'i tarif edebildiğimiz kadar bizi yaratan hatta bütün bu övdüğümüz şeyleri de yaratanı tarif edebiliyor muyuz?.. Cevaplar çok can yakar. İnsanoğlu ilk önce kendini daha sonra da dünya ya neden geldiğini unuttu. Şeytan ve nefsimiz bizleri ayakta uyuttu. Gelin sizinle Efendimizin (sav) ''' Bir saat tefekkür bin senelik nafile ibadetten daha hayırlıdır'' sözünün senediyle bir tefekkür yolculuğuna çıkalım;

Sevdiğimiz bir insan bize bir hediye alsa ne kadar seviniriz öyle değil mi. Bir de bu sizin çok hoşlandığınız her zaman arayıp da bulamadığınız bir hediyeyse Allaaah.. Nasıl teşekkür edeceğimizi şaşırırız. Peki şimdi soruyorum size bu yazıyı okumanızı sağlayan , 576 megapiksel gözünüzü size kim hediye etti?Hiç bir fotoğraf makinesinde yok bu çözünürlük. Bir de o kadar büyük merhamet sahibi ki her saniye göz kırpışınızla gözünüzü temizliyor , uyurken açık bırakmıyor.

Düşünsenize uyurken gözlerimiz açık olsaydı içine türlü şeyler girebilir ya da bilmeden parmağımızı değdirip zarar verebilirdik.. Allah Allah kim bu merhamet sahibi acaba.. Peki ya oksijen bakkalda satılsaydı. Düşünsenize sürekli gidip satın almak zorunda kalacaktık. Şu sözü duymak kaçınılmaz olurdu ; Oğlum koooş babanın oksijeni bitti :) ne kadar da saçma geliyor şu anda. Ama durum bu şekilde de olabilirdi. Ya vücudumuzun organlarını kendimiz yönetiyor olsaydık. Kalbi pompalarken aynı zamanda akciğeri çalıştırmak zorundaydık. Beyin düşünürken , duyma , koklama , görme , hissetme duyularını harekete geçirmemiz gerekecekti. Aman Allah'ım.. Yürürken telefonla konuşmak imkansız olurdu. Ağladığımız zaman 70'den fazla kas sisteminin çalıştığını biliyor muydunuz? SubhanAllah.. 

Kainatta yaratılan her canlının her varlığın bir görevi ve amacı var. Ağaç karbondioksidi alıp , oksijen veriyor. Güneş her gün doğup her gün batıyor. Bir milim şaşsa Dünya donar bir milim şaşsa Dünya yanar.. Banane ben bugün doğmayacağım canım istemiyor demiyor. Hayvanlar hizmetimize verilmiş. İnek yeşil ot yiyip nasıl beyaz süt veriyor? Kuşlar belirli bir koreografiyle kış gelince sıcak olan yerlere bir navigasyon cihazı olmadan nasıl tam vaktin de ve yolu şaşırmadan varabiliyor?

Bir penguen belgeselinde seyretmiştim. Babalar yavrularını keselerinin içinde bütün kış boyunca saklarken, anneler yaşamlarını sürdürebilmek yiyecek depolamak için okyanusa açılıyorlar. Daha sonra anneler geliyor babalardan yavruları devralıyorlar bu sefer babalar yiyecek için okyanusa açılıyor. Paytak paytak yürüyen bu sevimli hayvanların hayatta kalması için bu sistemi koyan bir MERHAMET SAHİBİ olmalı.. Bir kuş türü vardı adı aklım da yok. Dişiye kendini beğendirmek için ilk önce tüylerini kabartıyor daha sonra ise dans ediyor.. Dişi beğenirse beraber dans ediyorlar ve eş oluyorlar.. Bir de kuş beyinli deriz aklını beğenmediklerimize. Allah aşkına bu kuşların beyinleri mi eksik yoksa bizim burada ki sanatı göremeyen gözlerimiz mi kör?.. Bilemedim..

Peki şimdi sizlere soruyorum saymakla bitiremeyeceğim bunca varlığın bir görevi var ise yaratılmışların en üstünü olan insanoğlunun görevi nedir? Yiyip ,içip, uyumak mı? Hayır hayır.. Bunca nimeti bize bahşedene Üstad Said Nursi Hz. dediği gibi 3 borcumuz var; *Fikir *Zikir *Şükür..

Hayvanlar , bitkiler, dağlar ,taşlar kendi hal dilleriyle Allah'ı tespih ediyorlar.Görevlerini yerine getirerek O'nu sevdiklerini söylüyorlar. Eğer sevgimiz de samimiysek bunu kanıtlamamız icap ediyor. Her şeye Allah'ın sanatlı bir eseri olarak bakarsak görevimizin birinci kısmı olan fikri yani tefekkürü gerçekleştirmiş olacağız.. Seven sevdiğini her yerde görür. Her an zikreder.Kuru kuruya seviyorum demek yetmez azizim; Namaz gerek, Dua gerek , Tövbe gerek..

Bizlere kendini tanıttırmak ve sevdirmek isteyen bir ZAT var.. Bizimde görevimiz O'nu hakkıyla tanımaya çalışmak ve sevgimizi göstermektir.. Bu pencere de Allah'ın;

RAHMAN: Dünyada bütün mahlukatı rızıklandıran

RAKİB: Bütün varlıklar üzerinde gözcü

MÜHEYMİN: Bütün varlıkları ilim ve kontrolü altında tutan

BARİ:Eşyayı ve her şeyin aza, cihazatını birbirine uygun yaratan 

MUSAVVİR: Her varlığa münasip şekil giydiren

REZZAK: Bütün rızka muhtaç olanları rızıklandıran

isimlerinin tecellilerinin sadece çok az bir kısmını gördük. Cenab-ı Allah tam anlamıyla O'nu tanıyıp sevmeyi bizlere nasip etsin..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>