Asuman Kılıç
Mahremsiz Umreye Gitmek
Asuman Kılıç
A- A A+
Umre ibadeti çok muazzam manalarla dolu, uhuvvet ve İttihad-ı İslam’ı hatırlatan, Rabbimizin karşısında sadece kulluğumuzla üstün olabileceğimizi bize anlatan çok kutsal bir ibadettir.Rabbim isteyen herkese tekrar tekrar bu ibadeti yapmayı nasip etsin.
 
Ben fakih değilim. Fıkıh konularında bana sorulan sorulara da genelde kesin cevabı ben vermem. Diyanete veya Sorularla İslamiyet sayfalarına yönlendiririm. Fakat , “mahremsiz umreye gitme” konusunda Diyanet güvenilirliğini kaybettiğinden ötürü ve Risale-i Nur’da geçen bir ölçüyü beyan etmek için kısaca bu konuya değineceğim. 

Allah'ın yapmamızı emrettiklerinde faydalar, yasakladıklarında da zararlar vardır. Ama Allah, emir veya yasağı varlıkların bu özelliklerine göre koymamıştır. Allah kendi meşiet-i ilahiyesine göre bazı şeyleri helal bazılarını haram kılmıştır. Sonra da bu haram olan şeylere caydırıcı olsun diye hikmetinden zararlar ve helal olanlara da yine hikmetinden faydalar takmıştır.
 
Bir şeyin illeti ayrı maslahatı ayrıdır. Mesela:
 
  • Tesettür kadınlar için fıtridir ve güneşten -soğuktan ,haram nazarlardan korur evet ama en önce takılma sebebi Allah'ın emretmesi olmalıdır.
  • Namaz sıhhate ve günün planlanmasına iyi gelir ama asıl kılınış amacı Allah'ın emretmesi olmalıdır.
  • Yemeğe tuzla başlamak iştahı açar ama asıl bunun uygulanma sebebi Allah'ın bize Resul-i Ekremine uymamızı emretmesidir.
O halde bir şeyin maslahatı veya zararı ortadan kaldırılabilse dahi o şey emredildiği veya yasaklandığı için yine helal veya haramdır. Çünkü bir şeyin helal veya haram olması Allah'ın meşietine bağlıdır.
 
Yani sonuç olarak;
  • Domuz eti haramdır , ondaki zararları giderecek maddeler konulsa dahi haramlığı devam eder.
  • İçki haramdır, onun sarhoş edici etkisini giderecek bir madde içine konulsa dahi haramlığı devam eder.
  • Fıkıhta kadınların 90 km. ötesine mahremleri olmadan gitmeleri yasaklanmıştır. Bunun zararları (güya) ortadan kaldırılabilse dahi yasak olması devam eder. Hele ki "Bu adam benim dayım" diyerek yabancı birisinin dayısı olduğunu söylediği bir yalanla kişinin umreye gitmesi " Helal ve ibadet olan bir şeye haram bir yolla gidilmez" düsturunu hatıra getiriyor.
“Bir hükmün hikmeti ayrıdır, illeti ayrıdır. Hikmet ve maslahat ise, tercihe sebeptir, icaba, icada medar değildir. İllet ise, vücuduna medardır. Mesela, seferde namaz kasredilir, iki rekat kılınır. Şu ruhsat-ı şer'iyenin illeti seferdir, hikmetiise meşakkattir. Sefer bulunsa, meşakkat hiç olmasa da namaz kasredilir. Çünkü, illet var. Fakat, sefer bulunmasa, yüz meşakkat bulunsa, namazın kasredilmesine illet olamaz. İşte şu hakikatin aksine olarak, şu zamanın nazarı ise, maslahat ve hikmetiillet yerine ikame edip, ona göre hükmediyor. Elbette böyle içtihad arzıyedir, semavi değildir.” 27. Söz –İçtihad risalesi
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>