A.Raif Öztürk
Yine buruk bir Berat
A.Raif Öztürk
A- A A+
Bugünkü Ahvalimizi Ziya Paşa ne güzel özetlemiş:
“Kuluna zulmetmek istemez Hüdası. Herkesin çektiği kendi cezası.”
Aslında, Nahl Suresi 34. Ayeti de aynı anlamdadır. “..Ve sonunda, yaptıkları kötülükler dönüp kendilerini buldu..” ..İşte bu gerçeklerin bilinci ışığında ve tövbe ve istiğfarlar ederek bir berat gecesini daha buruk ihya ediyoruz. Yüce Rabbim bizleri selamete ulaştırsın inşallah.
"Berat” kelimesinin aslı, beraettir. Beraet de "el-berae" kelimesinin Türkçedeki kullanılış şeklidir. Kelime anlamı ise: Beri olmak, aklanmak, bir zorluktan kurtarmak, temiz ve suçsuz çıkmak demektir. Bu mübarek geceye de; bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle ‘Mübarek gece’, günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle ‘Beraat gecesi’
ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de ‘Rahmet gecesi’ gibi adlar verilmiştir. Şaban ayının 15. gecesi, Berat gecesidir. (Bu sene 27.03.2021 Cumartesiyi, pazara bağlayan gecedir.)
***
Peki, Berat gecesi niçin kutsaldır ve niçin mübarektir?
Hani iş hayatımızda, yıllık bir program çerçevesinde yürütülen ticari faaliyetler, her yılın sonunda, o program esaslarına göre kontrol ve teftiş edilir ya... Yani; envanter çıkarılır. Kar zarar hesapları yapılır. Kesin hesabın tespitinden sonra da, gelecek yılın programı hazırlanır. Yatırım ve yol haritası çizilir. Her yıl tekrar edilen bu kontrol, tespit ve yatırım işlemleri sayesinde, ekonomik hayatta istikrarlı ve sağlam bir ilerlemenin temini mümkün olur…
Şimdi bu misalin ışığında; manevi hayatımıza ve faaliyetlerimize de bir bakalım.
Şu dünya hayatı; Ahiret hayatının kazanılması için yaratılmış, ‘manevi ticaret yeridir’.
Bu ticaretle ilgili faaliyetlerin de, yıllık muhasebeye tabi olması gayet tabiidir ve zaruridir. İşte bu muhasebenin, ind-i İlahide ve manevi alandaki vakti, üç ayların içinde olduğu bildirilmektedir. Berat Kandili ile başlayıp Kadir Gecesiyle biten bu devre de, bizlerin yıllık muhasebemizi yapmamız için, geleceğimizin programını yeniden gözden geçirmemiz için, yeni hedefler belirleyip atılımlar yapmamız ve ‘bu çetin sınavı mutlaka kazanmamız’ için çok çok bereketli kılınmıştır. BERAT gecesi de, manevi muhasebemizi yapmamız için, ‘bir başlangıç ve karar gecesi’ olması nedeniyle çok önemli bir gecedir.
Yani, her birimiz için “FIRSAT GECESİ” olmalıdır.
Aslında tüm mübarek geceler, geçmişi muhasebe ederek kendimizi yenileme, geleceğimizi Allah’ın rızası doğrultusunda planlama için çok büyük fırsatlardır.
•Yaratıcısını tanımak ve O’na cc. kulluk ve ibadet etmek maksadıyla gönderilen şu aciz insan, imtihan gereği olarak, şeytan, nefis, dünya meşguliyetleri gibi çok ciddi düşman ve tuzaklara maruzdur. Merhameti sınırsız olan yüce Rabbimiz ise, şu dünya sınavından başarıyla çıkmamız için, bütün hayatımız boyunca biz insanlara, fırsat üstüne fırsatlar tanımaktadır.
Ta ki bağışlanalım, ta ki azaba müstahak olmayalım. Ta ki ebedi hayatımızda, sevdiklerimizle birlikte ebedi mutluluğa ulaşalım.
Bu kadar fırsatlara rağmen, hala vurdumduymaz davranmak aklıselim sahiplerine hiç yakışmayacağı için, her birimiz bu fırsatları, bu mübarek gün ve geceleri çok iyi değerlendirmek zorundayız. Bu geceyi ganimet bilmeli, tevbe-i istiğfar etmeli, kaza namazı kılmalı, Kur'an-ı kerim okumalı, özellikle ilim öğrenmelidir.
Bu Rahmet ve bereket deryalarında arınmak, pak’lanmak, beri olmak ve tertemiz çıkmamız için birbirimizle dualaşmak da, Allah cc. Rasulü Hz. Muhammedin s.a.v. emri ve müjdesidir.
 
Allah Rasulü buyurur ki:
"Şaban ayının yarısı (Berat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Cenab-ı Allah o gece güneşin batmasıyla şöyle buyurur: Benden af dileyen yok mu, onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Şifa dileyen yok mu, şifa vereyim…"
"Allah Teala Berat gecesi tecelli eder ve ana-babaya asi olanlarla, Allah'a ortak koşanlar dışındaki bütün kullarını bağışlar." (İbn Mace, İkametü's-Salat, 191; Tirmizi, Savm, 38).
Leyle-i Berat, bütün senede ‘bir kudsi çekirdek’ hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin (insanlık aleminin Kaderi) programı nev'inden olması cihetiyle, Leyle-i Kadir’in kutsiyetindedir. Bu geceler, elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için elden geldiği kadar Kur'anla ve istiğfarla ve salavatla meşgul olmak büyük bir kardır. (Şualar: 505.)
Berat Gecesi Duaları:
Peygamber Efendimiz A.S.V. bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir:
"Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım. Senden, yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten acizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin." (Et-Tergib ve't-Terhib, 2:.119, 120.)
Mana büyüklerinin de şöyle bir duası vardır: "Allahım, şayet ismimi saidler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şailer defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, 'Allah dilediğini siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun katındadır." (Sure:13.A:39.& Mecmuatü’l-Ahzab, 1:597.)
Bu gecenin en önemli ibadeti: Kur’an ile meşgul olmaktır. Yani O’nu okumak, dinlemek, içindeki ‘Rabbimizin insanlığa olan mesajlarını’ öğrenmeye çalışmaktır.
Hadis-i Kudsi’de şöyle buyrulur: “Eğer siz hayırlı bir mecliste ‘Kur’an ile meşgulken’, başkaları dualar edip benden her ne istiyorlar ise siz istemediğiniz halde, en hayırlılarını size de veririm.” (Rumuz’ül Ehadis. Zübdetül Buhari.)
•Bu mübarek gecelerin ihyası hususu; camilerde, TV.’larda, radyolarda, (özellikle Diyanet TV ve radyolarında) kürsülerde, minberlerde ve duyarlı gazetelerde çokça ve detaylarıyla işlendiği için, fıkhi yönlerini o mahfillere havale ediyorum.
Bilvesile:
Her birinizin BERAT GECENİZİ en içten duygularımla tebrik ve tes’id eder, ibadetlerinizin ve DUALARINIZIN KABULÜNÜ, RAHMAN ve RAHİM olan Rabbimizden niyaz ederim…
Bu gecenin “hepimiz hakkında gerçek BERAAT olması ve bundan sonraki her mübarek gecelerimizin buruk değil, mutlu ve huzurlu olması” dilek ve dualarımla...

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>