A.Raif Öztürk
Protesto Adına, Yola Erzak ve Nimet Dökmek
A.Raif Öztürk
A- A A+
SÜT Güğümünü yola döken KÖYLÜ!... 
 
Haberlerde izlemişsinizdir. Ankara’da bir köylü, sözde protesto adına 3 büyük güğüm sütü Ziraat bankasının önünde yola döktü…
 
Malumunuz olduğu gibi; 2018’in ortalarında, dış şer mihrakların talimatı ve müdahaleleri neticesinde doların birden yükselmesi nedeniyle, hem yemlere ve çiftçinin kullanması gereken ihtiyaç maddelerine, serbest piyasa tarafından “fırsatçı zamları” geldi. Dolar ilk seviyelere kadar düştüğü halde, o fırsatçı zamları maalesef geriye düşmedi. 
 
Bu arada, sütlerini Ankara Süt Birliğine verip, bedelini yılsonunda semtindeki Ziraat bankasından alan Ankara’lı bir köylü, bu sistemde bir kopukluk olunca, borçlarını ödeyemez duruma düşüyor. Bu köylü (kendi ifadesine göre) borcunu ödeyemeyince, banka ile her ne kadar yapılandırma ve taksitlendirme müracaatı yaptıysa da icralık oluyor. O köylü bu durumunu ilgili makamlara da ilettiği halde, bir çözüme ulaşamayınca, hem icralık bankaya, hem de bu konu ilgililerine TEPKİ göstermek için, üç büyük güğüm dolusu sütü Ziraat bankası önünde sokağa döküyor. 
 
Olay kısaca böyle!...
 
Gönül isterdi ki bu olay bu raddeye getirilmeden, oradaki ilgililer ve müracaat ettiği yetkililer tarafından, akıllı ve mantıklı bir çözüme ulaştırılsın. 
 
Denize düşen yılana sarılır misali çaresiz kalan köylüyü, pusuda bekleyen ve her fırsatı istismar etmeyi prensip edinen muhalefete bu fırsatı verenlerin veballeri de elbette büyüktür. Nitekim neredeyse bütün muhalefet partileri istismar için o köydeydiler.
 
Bu olayı bu raddeye getiren, o bölgenin yetkililerini ve anlaşmaya yanaşmayan o şubenin Ziraat Bankası yetkililerini savunmak elbette mümkün değil. Konu icralık olunca, yargıya da taşınmış. Yargı da gecikmeli de olsa, gerekeni elbette yapacaktır. 
 
Ancak ben bu olayın içinde, genellikle olayın dramatik yönüne takılıp ES geçilen, çok daha önemli bir yanlışa ve gaflete dikkat çekmek istiyorum. 
 
Çünkü; Yüce Dinimizde İSRAF kesinlikle haramdır. 
 
Yüce Rabbimizin bizlere bahşetmiş olduğu tüm nimetler mübarektir ve mukaddestir. Daha birçok tepki usulü ve prensipleri varken, süt ve diğer tüm nimetler asla TEPKİ MALZEMESİ olarak kullanılarak İSRAF edilmemelidir. 
Türkiye'mizde, Ticari süt işletmelerince 2017 Aralık ayında 812 bin 46 ton inek sütü toplandı. Bunu TZOB 2017 resmi rakamlarından öğreniyoruz. Kayıt dışı olarak köylerde sağılanları, kendi ailsiyle ve mahallinde kullanılanları siz ilave ediniz.  
 
Bu gerçeğe (resmi rakama) göre, bizlere HER GÜN İkram-ı İlahi olarak 812 bin 46 ton bölü 30 gün= 27 068,2 Ton süt gönderiliyor. 
 
Ülkemize adeta Rahmet hazinesinden, her sabah bir süt IRMAĞI akıtılıyor, değil mi?...
Bu harika ve mucizevi akışa ve bu süt ırmaklarını akıtana, insanlık olarak her ferdin teşekkür mahiyetinde şükürler etmemiz gerekmiyor mu?
 
Ancak başka bir açıdan baktığımızda: Sadece ülkemize bir günde 27 068 200 Kg. süt gönderiliyor. Bunu 80 Milyon kişiye bölersek, = Kişi başına sadece 338 Gram süt düşer. Bu yarım kilo civarındaki sütten yoğurt, peynir, tereyağı, ayran vs. süt mamulleri ihtiyaçları da düşünülünce, bu konuda her fert tarafından hem azami İKTİSAT yapılması, hem de süt üretiminin teşvik edilmesi gerekiyor.
 
Diğer yönüyle de; bu 27 068,2 Ton süt eşit ve adil dağıtılsa, günlük süt herkese yetebilir, ancak hem dağıtım problemleri nedeniyle, hem aracıların istismarı nedeniyle, hem de zengin-fakir farklılıkları sebebiyle, herkes bu güzide nimetten yararlanamıyor. Bir çok kimse, maalesef mahrum kalıyor…
 
Hal böyleyken, süte muhtaç olup ta ulaşamayan, televizyondan bu olayı seyreden milyonlarca kişinin gözleri önünde, 3 BÜYÜK güğüm (240 kişinin rızkı olan 120 litre) sütün sokağa dökülmesi, (sebep ne olursa olsun) İSRAFTIR, HARAMDIR, yazıktır, günahtır, hem tahkire hem de gıptaya sebeptir... 
 
Bu durum süt için böyle olduğu gibi, ülkemizde yetişen diğer TÜM NİMETLER için de aynıdır. Hiçbir nimet asla israf edilmemelidir. Sebep olanlar da bu fiili cahilce işleyenler de vebal altındadır. 
Bu tür cahilce israflı tüm tepkiler, o nimetleri bizlere bahşedene cc. karşı da bir hakarettir. Bu sebeple de, farkına varmadan KITLIĞA bir davetiyedir. 
 
Bu nedenle; sadece bu tür olaylara sebep olanlara ve işleyenlere değil, tepki göstermediğimiz için, Yüce Rabbimiz hepimizi kıtlıklarla ve yokluklarla tecziye edebilir, diye endişelerim var… 
Sevgi ve saygılarımla arz etmek istedim.
 
 
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>