A.Raif Öztürk
Fitne Hakkında, Çok Önemli İlahi İkazlar
A.Raif Öztürk
A- A A+
Sakıfoğulları kabilesinin elçileri Peygamberimizin (SAV) huzuruna gelerek, iman etmek için, birtakım ŞARTLAR ileri sürmüşlerdi.

Akılları sıra Müslüman olacaklar, fakat; A- Zekat vermeyecekler.
B- Putları için bir sene müsaade alacaklar.
C- Kendi vadileri, MEKKE gibi mukaddes sayılacak.
D-Namazda secde etmeyecekler,
E- Harbe katılmayacaklardı. Üstelik de diğer Müslümanlar ve sahabeler “bu kabileye bu toleransları niçin tanıdın?” diye sorduklarında ise Allah emretti deyiver” diye de sözde akıl vermişlerdi.

Pek tabiidir ki Allah Rasulü (SAV) bunların hiç birini kabul etmedi. Daha sonra ise şu aşağıdaki tehdit dolu Ayetler nazil oldu:
·        “..Az kalsın, seni bile, sana vahy ettiğimizden başka bir şeyi uydurup, Bize mal etmen için akılları sıra kandıracak ve ancak o takdirde seni dost edineceklerdi.”

·        “Eğer sana sebat vermeseydik (seni sağlamlaştırmamış olsaydık) nerdeyse, azıcık da olsa onlara meyledecektin.” (Bu ayette İsmet sıfatı, yani meyledilebilecek günahlara karşı “özel koruma altında” olduğu da vurgulanmış.)

·        “O takdirde de hem hayatın, hem de ölümün acısını sana kat kat tattırırdık. Sonra Bize karşı hiçbir yardımcı da bulamazdın...” (İsra S. 73,74,75. Ayetler.)

Evet, bu günkü çok önemli konumuzun ana teması olan bu ayet-i Kerimeler, Rasulüllahın (SAV) şahsında, İman ve İslam esaslarını muhafaza bakımından, ümmete Kıyamete kadar büyük dersler vermektedir.

Şimdi bu ikazları okurken, benim iç dünyamda neleri çağrışım yaptığını, günümüzdeki FİTNELERE uyarlayarak, nasıl ders almaya çalıştığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle GEZİ olaylarını, yani ulusal ve uluslar arası ŞER odaklarının ortaklaşa düzenledikleri o büyük fitneyi hatırladım. 8-10 Ağaç bahane edilerek KAOS çıkaran ve ülkemizi Trilyonlarca lira zarara sokan o fitnenin zahiri elebaşıları, başbakan ile görüşmek istemişlerdi. Tevafuken veya belki de fitne çıkarma zamanlaması bakımından, o günkü Vekil Başbakan, Randevu isteyen o fitnenin zahiri heyetini kabul etmişti. O heyetin, Gezi olaylarını durdurma şartları da AYNEN yukarıdaki Sakıfoğulları kabilesinin elçilerinin AKIL DIŞI şartları gibiydi. Tek bir tanesinin bile ASLA kabul edilmemesi gereken AKIL DIŞI şartlardı.

Mesela sadece birkaçını hatırlayalım: A-)  3.Boğaz köprüsünü durdurun. B-) 3.Hava alanını durdurun. C-) Kanal İstanbul projelerini iptal edin. D-) Hidro Elektrik Santrallerini ve kalkınma ile ilgili bütün yatırımları durdurun. v.s. gibi akıldışı ve tamamen mantıksız istekler yer almaktaydı. Yukarıdaki ayette ikaz edildiği gibi, Vekil Başbakan da neredeyse meyledecekti... Fakat VEKİL olduğunu ileri sürerek, GEÇEK Başbakanın gelmesinin beklenmesi gerektiğini söylemişti. 
Maksadım, bu olayın tamamını anlatmak olmadığı ve sadece yukarıdaki ilahi ikazlarla örtüşen bir örnek vermek olduğu için, önemine binaen konumuza dönüyoruz.

73. Ayette; müşrikler, sapkınlar, fitneciler, İslam’a inanmayanlar tarafından, sadece kandırmak için, barış veya yakınlaşma adına, AKIL ve MANTIK dışı tekliflerin yapılabileceği vurgulanıyor. Üstelik de “bu konuda yalan söyleyivermeyi veya başkasına mal edip İFTİRA atmayı” bile mubah sayacakları bildiriliyor.

74. Ayette; Her türlü FİTNEYE karşı inancımızı tamamen sağlamlaştırmamız gerektiği, bu konuda Yüce Rabbimizin inayetinin gerektiği ve bizlerin de samimi dualar ile ancak O’ndan cc yardım istememiz gerektiği çok net anlaşılıyor.

75. Ayet ise çok daha dehşetlidir: Bütün Peygamberlerin en seçkini olan ve Yüce Rabbimizin kendisine “Habibim” diye hitap ettiği Peygamber Efendimize bile; “..azıcık da olsa onlara meyledecek olsaydın”, “…hem hayatın, hem de ölümün acısını sana kat kat tattırırdık” buyrulması, çook çok anlamlıdır. Bu tehdit, en sevgiliye bile böyle olursa, bizler neyimize güvenebiliriz ki? O En sevgili (SAV) bile Allahtan başka “hiç bir yardımcı da bulamazsa” bizler, Allahtan cc başka bir yardımcı bulabilir miyiz? İşte burası çok önemlidir…

O halde; şu FİTNE asrımızda, fitnenin nerelerden, kimlerden, nasıl ve hangi hile ve entrikalarla gelebileceğinin bilinci içinde olmak zorundayız.

·        Ülkemize, kalkınmamıza, huzurumuza, kardeşliğimize, birlik ve beraberliğimize ve istikrarımıza musallat olan bu günkü ŞER GÜÇLERE veya onların yanında yer alanlara (kardeşlerimiz bile olsalar) zerre kadar MEYLETMEMEK için, azami gayret sarf etmek zorundayız.

·        Yoksa; yukarıdaki İlahi İkazlara göre “..azıcık da olsa onlara meyledecek olursak”, “…hem hayatın, hem de ölümün acısını kat kat tadacağımız” işten bile değildir…

Yüce Rabbimizin şu ikazlarını, henüz o vartalara düşmeden duyduğumuz ve öğrendiğimiz için, Yüce Rabbimize binlerce hamd ve ŞÜKÜRLER ediyoruz…


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>