A.Raif Öztürk
Esnafın bugünkü acıklı ahvali ve Fırsatçılıklar
A.Raif Öztürk
A- A A+
Bu önemli konuya girmeden önce, İslam ahlakıyla yetiştirilmiş olan esnafın ahvalini bir hatırlayalım. Ta ki bizlere ışık tutacak olan değerlendirmeyi, kolaylıkla yapalım…
Bildiğiniz bir olay, fakat yeri geldiği için tekrarda fayda var:
Fatih Sultan Mehmet, sabahın erken saatinde kıyafet değiştirip esnafı teftiş etmeyi murad eder. Dükkanını yeni açmış olan bir bakkaldan zeytin, peynir, bulgur, patates, soğan, ekmek vs. ister. Bakkal sadece birisini vererek, diğerlerini dükkanını yeni açmış olan diğer sokaktaki bakkaldan almasını tavsiye ederek, hoş amedi ile uğurlar. O bakkala gidince, o da sadece birini verir ve bir başka bakkala havale eder. Bu ahval böyle devam edince teftişi bitiren Sultan Mehmet; “Ya Rabbi ben birbirileriyle böylesine dayanışmalı bir halkım ile sadece İstanbul’u değil, birçok fetihler yaparım” der…
Yeri geldikçe arz ettiğim bir başka olay da SADAKA TAŞI gerçeğidir. Daha 150-200 sene öncesine kadar yürürlükte olan sadaka taşları, sadece İstanbul’un 160 merkezi bölgelerinde faaliyet gösteriyordu. Zenginler zekat ve sadakalarını, akçe, gümüş veya altın olarak bu oyuk taşlara bırakıyordu. Yoksul ve fakirler de bu taşlara gelip, sadece bir-iki günlük ihtiyaçlarını alıp, “diğerleri başka muhtaç kişiler içindir” diyerek oradan ayrılırlardı. Bu 160 yerdeki sadaka taşlarında her zaman para ve altın bulunur ve herkeste var olan ‘Allah cc korkusu ve Ahirette hesaplaşma bilinci’ nedeniyle, hiç kimse tarafından istismar edilmezdi…
• Bu fitne ve rezalet asrında, bu gerçeklere inanmak bile çok zor, değil mi?..
Bu girizgahtan sonra özellikle yüksek tahsillilerin, bankamatiklerdeki kart kopyalama tuzaklarına, çiftlikbanklar, saadet zincirleri, telefonlarla kendilerini savcı, vali veya emniyet amiri olarak tanıtarak, halkı dolandırmalara, hatta çeşitli sinsi tuzaklarla ülke genelindeki gasplara hiç girmeyeceğim.
Saman altından su yürütürcesine fırsatçılıklar yaparak, şu pandemi döneminde halkın en çok muhtaç olduğu tüketim maddelerini stoklayıp, fahiş fiyatlarla halka sunan şebekeleri de herkes apaçık görmeye başladı.
Hali vakti iyi ve tuzu kuru olanların; pandemi sebebiyle perişaniyet yaşayan ve iflas etmemesi için, kira getirisi olan gayrimenkullerini yarı değerine kapma fırsatçılıklarına da girmeyeceğim…
Ben özellikle ESNAF kardeşlerimizin mal aldıkları üreticilerin veya toptancıların ticari ahlaksızlıklarını ifşa edeceğim. Diğer yandan da halkın, pandemi sebebiyle sadece gıda, sağlık ve mübrem ihtiyaçlarına odaklanması sebebiyle mağazaların sinek avlamalarını, hatta haftanın en verimli Cumartesi-Pazar günleri zorunlu kapalı kalması sebebiyle ciroları %50’nin altına düşen mağdurların ahvalini arz edeceğim.
Üreticiler ve toptancılar; bayilerine olan satışların azalmasını bahane ederek, şu pandemi döneminde İNTERNET SATIŞLARINA kendileri başladılar. Üstelik te bayiine veya mağazalara toptanda 100 TL’SINA verip, internette 110 TL’a sattırdığı bir malı, kendi internet sitelerinde sadece 90 TL’SINA satmaya başladılar.
Özellikle son senelerde internet satışları, mağazaların da can simidi gibi imdatlarına yetişmişken, hem mağazalarındaki satışlarını çok çok düşürdüler.  Hem de esnafın internet satışlarını SIFIRA DÜŞÜRÜP, kendi bayilerini çökerttiler.
• İşte bu FIRSATÇIKLIK ve BENCİLLİK nedenleriyledir ki esnafın bir kısmı iflas ederken, diğer kısmı ise aşırı borçlanmalardan dolayı maalesef kan ağlıyor.
Devlet yardımları küçük esnaf için bir nebze çözüm oldu da büyük esnaf için aynı orandaki yardımlar, sadece birkaç hafta için faydalı olabildi. Oysa bu pandemi süreci birkaç hafta değil ki, tam bir seneyi geçti. Bu süre içinde esnaf ya iflas bayrağını çekti. Veya iflah olmayacak kadar dehşetli BORÇ BATAĞINA saplandı…
Bu bilgiler asla tahmin veya yorum değildir.
Bizzat birçok ciddi araştırmalarımın neticesi ve yakinen takip ettiğim oğlumun ve damadımın işlettiği mağazaların teknik raporlarındandır.
Paket servis, ayakta yeme ve motokurye usulü çalışan BÜFELER, LOKANTALAR veya restoranlar bile “BİTTİK-TÜKENDİK” diye feryat ettiklerine göre, panik durumlarda mutlaka terk edilen diğer malzeme satış mağazalarının ahvalini, siz düşününüz.
Bir seneden beri okulların kapalı olmasını, sokağa çıkış yasaklarını, sağlık ve ölüm endişelerinin pompalandığını ve halkın kendisini alışverişe kapattığını da bunlara ilave ediniz.
Birçok yönden başarılı olan devletimizin; halkın belkemiği olan büyük esnafa böylesine mağduriyet yaşatması çok ciddi bir gaflet olduğundan, zaten kritik bir dengede olan iktidarına mal olabilir. Bu nedenlerle en kısa zamanda, devletimiz büyük esnafa da mutlaka şefkat elini uzatmak zorundadır.
• Geç gelen adalet, ADALET DEĞİLDİR…
Hakkın hatırı ali olduğundan, bu gerçekleri de haykırmak zorundayım. Vesselam…

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>