A.Raif Öztürk
Dünyaca ünlü bir alimden, Corona mukayesesi
A.Raif Öztürk
A- A A+
!..
Yazılarımda ve kitaplarımda çok ilginç ve çok önemli bulduğum tespitlere, her fırsatta yer veriyorum. Ta ki saygıdeğer dostlarım da bu fırsatı kaçırmasınlar ve mutlaka onlar da bu önemli tespitlerden istifade etsinler…
Bu gün de Suriyeli Prof. Dr. Muhammed Ratib Nablusi Hoca'dan ilginç ve bir o kadar da önemli bir tespiti arz edeceğim. Çünkü Covit-19, diğer ifadeyle Corona virüsü; en çok geri kalan ömrümüzü mahvediyor, fakat Prof. Dr. Nablusi’nin bu tespit ettiği SİNSİ HASTALIK, sadece dünya hayatımızı değil, ebedi ve sürekli olan Ahiret hayatımızı mahvediyor ve Cehenneme çevirebiliyor. Tabii ki farkına varamazsak ve çok ciddi tedbir alamazsak!..
• Ben de farkına varılması ve ciddi tedbir alınması adına arz ediyorum.
İşte o tespit:
En şiddetli hastalıklardan biri olan o hastalık, çok SİNSİ BİR hastalıktır. Semptomları yani belirtileri görülen ve hissedilen türden de değildir.
Bu hastalığın adı; “nimetlere ALIŞMA HASTALIĞI”, yani ‘aşina olma’ hastalığıdır.
• Çok dikkat edildiğinde, dört şekilde kendini gösterebilir:
1.- Allah’ın (cc.) sürekli gönderdiği nimetlerine alışmak. (Hava, su, sağlık, akıl, hafıza, sayılamayacak kadar çok olan ni’metler, vs.) Adeta onları Allah’ın cc ihsanı, ikramı, nimeti değilmiş gibi görmeye başlamak. Nimetlerin, nimet olduğunu hissetmeyip, müktesep (kendisinin çalışarak kazandığı) HAK gibi görmektir. (Bu konuyu daha önce, ilginç bir örnekle arz etmiştim. İşte linki: https://dostbeykoz.com/bizleri-mahvedecek-olan-asina-olma-hastaligi )
2.- Evine giren kişinin, aile efradını SAĞ SALİM görmeye alışması. Yani, onları her zaman iyi halde görüp, bunun için Allah’a(cc.) HAMD-ü SENA etmemek.
3.- Alışverişe gidip, market arabasına dilediğini koyup ücretini ödeyerek evine dönerken, nimeti esas vereni (Toprak, ağaç, deniz, bahar, arı, tavuk, koyun vb. hayvanlar vasıtasıyla sevk eden Allah’ı cc) ve ona şükretmenin gerektiğini hissetmemek. Bunu gayet normal bir durum olarak görüp, adeta en tabii HAK'KI gibi TELAKKİ etmek. (Bu durum gizli ŞİRKTİR.)
4.- Her sabah güven içinde uyanıp, sağlığı yerinde, bir şikayeti ağrısı sızısı olmadan kalktığında, Allah’a(cc.) HAMD etmemek.
• AMAN DİKKAT!..
Bizler bu durumlardan birisini yaşıyorsak, ciddi bir TEHLİKE altındayız.
Evine girdiğinde, ALLAH (cc.) sana anne, baba yahut eş, çoluk, çocuk nimeti vermişse, sağlıklı ve iyi bir durumda isen, ALLAH’A (cc.) bol bol HAMDET, ŞÜKRET. Hayatının ve nefsinin, nimetlere alışmanı sağlanmasına izin verme. Sen hayatını, bu yüceler yücesi Allah’a HAMD ve ŞÜKRE alıştır. Aksi halde ummadığın yerlerden ciddi tokatlar yersin ve ciddi sıkıntılara ve çaresizliklere düşersin. Bugünkü ahvalimize bu açıdan da bakmalıyız...
“Nasılsın?” diye sorduklarında, "AYNI be, ne olsun" deme. Sen her gün AYNI değilsin, sayamayacağın kadar çok NİMETLER içinde yüzdürülüyorsun. ALLAH Teala sana onları her gün yeniliyor, güncelliyor. Sadece soluduğun havadaki oksijen oranını eksiltse veya yağmur bulutlarını sevk etmeyi durdursa veya vücut savunma sistemini tatil ettirse, acaba ne yaparsın? Vücudunun oksijen oranı 90-99 arası olması gerekirken, 90 altına düştüğünde hastanelik olursun. Bu oksijen oranını, sürekli 90-99 arası tutan KİM?..
• Diğer yandan da sana, zaten HAMD ve ŞÜKRÜ de farz kılmış.
Niceleri yeni bir güne, senin sahip olduğun nimetlerinden mahrum başlamıştır.
Nicesi sen güven içindeyken, o gün korkarak kalkmıştır.
Nice çalışan, o gün işsiz kalmıştır.
Nice zengin, o gün fakir düşmüştür.
Nice gözü gören, o gün kör olmuştur.
Nice sağlıklı insan, o gün sağlığını kaybetmiştir.
Nice insanın en çok sevdiği veya kendisi vefat etmiş.
Sana ise bunca nimetler yenilenmiştir, güncellenmiştir.
O zaman de ki:
“Beni her an görüp gözeten ve bin bir türlü nimetlerini esirgemeyen Allah’a(cc) sonsuz ve sınırsız hamd-ü senalar ve şükürler olsun.”
Devamında ise salih ameller, ancak onun nimetiyle tamamlanabilir. Yani O’nun cc bahşettiği o nimetlerin enerjilerini, salih ameller işlemede kullan. Ve sana Salih ameller yapma kararlılığını vermene sebep olan; aklını, vicdanını ve ferasetini veren, yine Allah’ın cc lütfu ve inayeti olduğunu idrak etmek de ayrıca bir nimettir.
Bu nimet de ayrıca hamd ve şükür gerektirir. Vesselam…
NOT:
Bu “nimete ALIŞMA HASTALIĞINA”, yani ‘aşina olma’ hastalığına, iş, güç, ders, gayri meşru veya meşru, diğer bütün meşguliyetlerimiz sebebiyle, maalesef büyük bir çoğunluğumuz giriftarız. Üstelik de bunun farkında bile değiliz…
İşte bu nedenle bu tespitler çok çok önemlidir. Aksi halde nimetlere aşina olup şükür etmemek, bir nevi nankörlük olduğundan, çeşitli bela ve musibetlere müstahak oluruz. Bu hastalığı idrak edip gerekli hamd ve şükürlerimizi yapmaya başladığımızda ise üzerimizdeki bela, musibet ve sıkıntılarımızdan kurtulmuş oluruz, inşallah…
Yüce Rabbim bizleri ve tüm Ümmet-i Muhammedi SAV, bu hastalıktan kurtarsın ve muhafaza eylesin, amin…
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>