A.Raif Öztürk
Biyoritim nedir ve Hayatımızdaki önemi
A.Raif Öztürk
A- A A+
Biyoritm nedir?
İnsan vücudunun sadece cisimden, yani sadece maddeden ibaret olmadığı artık herkesin malumudur. Hatta Cismani vücut, Nurani (Biyoenerjik) vücut ve Ruhani vücut olmak üzere üç vücudumuz da artık gayet net biliniyor.
Cismani olan 5 duyumuzdan başka akıl, zihin, hafıza, zeka, iman, sevgi, nefret, üzüntü, iyimserlik, kötümserlik, vs. gibi birçok cihaz ve duygulara da sahibiz.
Daha doğrusu, Yüce Rabbimiz tarafından hikmetle donatılmışız…
İşte; bu 5 duyu dahil, diğer cihaz ve duygularımızın her zaman aynı derecede randımanlı ve performansta olmadığını da hepimiz yaşantımızda fark ediyoruz. Yani bazen çabuk kızıyoruz, bazen az bir avantajla çok kolay mutlu oluyoruz, bazen çok başarılı oluyor ve bazen de beceriksiz hatta sakar olabiliyoruz. Bu farklılıkların tesadüf olmadığı da bilim olarak keşf edildiği gibi, ölçümleri bile yapılıp hesaplanabiliyor.
Dünyamızın uydusu olan ay’ın, bazen hilal bazen yarım bazen de dolunay veya 28 günlük bir devirdeki farklı şekilleri olduğu gibi, bu duyu ve duygularımızın da muayyen dönem ve devirlerde, minimum ve maksimum arasında çeşitli seviyeleri vardır. Aşağıda teknik olarak izah edilecek olan ve BİYORİTM diye adlandırılan bu devir-daim, Hz. Adem’den as. bu yana var olduğu halde, keşfine ve teknik ayrıntılarına son asırda muvaffak olunmuştur.
Yani bizler bu satırları okurken, bu önemli gerçekleri keşfedenleri takdir etmemizden ziyade, Yüce Yaratıcımızı ve bizleri bu cihazlar ve duygularla donatan Kudreti; onlarca, hatta yüzlerce kat daha fazla takdir etmeliyiz.
O’na cc. her zaman itaatkar ve müteşekkir olmalıyız.
Bu girizgahtan sonra, gelelim biyoritm konusundaki teknik analize:
• Biyoritm devirleri (dönüşümleri) hayatımızı nasıl etkiliyor?
İnsanların günlük fiziksel, zihinsel ve duygusal enerjilerini hesaplamaya yarayan Biyoritm, 19. yüzyılın ünlü fizikçilerinden Wilhelm Fliess’in çalışmalarıyla fark edildi. 23 ve 28 sayılarının insan hayatına olan etkilerini inceleyen Fliess'e, 1904 yılında Viyana Üniversitesi'nden Dr. Hermann Swobo da destek verdi.
Swobo da, 33 sayısını araştırarak Fliess'in bu bioritm tezini tamamlamış oldu.
Buna göre her insanın doğduğu gün sıfırdan başlayan biyoritm dönüşümü, 23, 28 ve 33 günlük dönem ve periyotlar halinde, minimum ve maksimum arasında sürekli, inişli ve çıkışlı olarak tekrarlanıyor. (Ay’ın şekli örneği gibi.)
Yani bu tespitlere göre, insanların duygusal, fiziksel ve zeka kapasitelerinin, günlere göre nasıl farklılık göstereceği, çok önceden belli olabiliyor. Yıllar boyunca biyoritm tezinin doğrulanmasını sağlayan pek çok olay da yaşandı. ABD gibi teknolojinin geliştiği ülkelerde, pilotluk, beyin cerrahlığı gibi hassas beceri isteyen mesleklerde, biyoritm devrinin en düşük seviyelerinde, bu kişiler izinli sayılabiliyorlar. Hesaplanması ve takibi ise bugün kolayca yapılabiliyor…
• Biyoritm devirleri nelerdir? 
Biyoritm döngüleri FİZİKSEL, ZİHİNSEL ve DUYGUSAL olmak üzere üçe ayrılır. (Bazı araştırmacılar, duygusaldan SEZGİSELİ ayırarak, 4 döngü saymaktadırlar.) 
Hepsinin temsil ettiği enerjiler ve devir periyotları farklıdır.
Fiziksel: 23 günlük dönem ve periyotlardan oluşur. Göz ve el koordinasyonu, kuvvet, güç, fiziksel dayanıklılık ve hastalıklara karşı direnci temsil eder. Yüksek olması, o gün içinde fiziksel kuvvetinizin, o oranda fazla olacağının işaretidir.
Duygusal: Ay hali dönemi gibi 28 günlük dönem ve periyotlardan oluşur. Sevgi, nefret, depresyon, iyimserlik, kötümserlik, tutku gibi duyguları içerir. Yüksek olması, o gün içinde pozitif enerjinizin o oranda yüksek olacağına, düşük olması da aksine işarettir.
Zihinsel: 33 günlük dönem ve periyotlardan oluşur. Algılama, mantıksal beceri, sebep - sonuç ilişkileri kurma, öğrenme kabiliyeti ve problem çözme gibi yetenekleri gösterir. Yüksek olması, o gün içinde zihinsel çizginizin pozitif olacağına işarettir.
Hesaplanması:
Eğer herhangi bir gündeki biyoritmlerinizi hesaplamak isterseniz, o güne kadar kaç gün yaşamış iseniz, o sayıyı biyoritm döngülerine bölerek, oluşan kalanlardan bulabilirsiniz.
Basit bir örnek:
Bugün yirmili yaşlarda bir kişinin doğumundan 7513 gün geçmiş olsun. 
Bu sayıyı Fiziksel döngü periyodu olan 23 bölersek, kalan 15 olur, yani bu kişi fiziksel döngüsünün 15. günündedir. Gücünün, dayanıklılığının ve direncinin zirvesine yakın bir yerdedir.
Zihinsel için 33’e, duygusal için 28’e, fiziksel için ise 23’e bölerek, istenilen tarihler için bir grafik çıkarılabiliyor. Bu grafikte, fiziksel + duygusal + zihinsel değerlerinin, aynı anda en üst seviyelerde olduğu zamanlarda, en mutlu, en başarılı ve en dirençli olunur.
• Düşük olduğu zamanlarda ise tersi ile karşı karşıya kalırız... 
Hatta halk arasında “EŞREF SAATİ” veya “eş.ek saati” denilen olay da bu olsa gerek…
Bu araştırmayı sizlerle paylaşmamın sebebi; Yüce Kudretin Esma ve Sıfatlarının, üzerimizdeki sürekli tecellilerini kesintisiz olarak işletildiğini daha iyi idrak edebilmemiz içindir. Böylece O’na cc. şükür, hamd ve minnettarlığımız, daha bilinçli bir şekilde icra edilecektir. Malumdur ki; Allahtan cc. en çok korkan ve o Yüce Kudreti en çok seven, hiç şüphesiz O’nu cc. en iyi tanıyan gerçek alimleridir…
SÖZÜN ÖZÜ: Şems Suresi; 7. Ayet.) Andolsun, nefse ve onu yaratılış amacına uygun dengeli muhkem hale getirerek verdiği özelliklere ve kabiliyetlere!... (Bu ifadeler çok önemli olduğundan, yemin ile başlanıyor.)
8. Ayet.) Andolsun nefsi, azaptan korunma, kulluk ve sorumluluk şuuruyla özgürce şahsiyetini geliştirme, dini ve sosyal görevlerinin bilincinde olma kabiliyetiyle donatana!...
ÖZET OLARAK:
Biyoritimler, biyolojiik saatin grafiksel gösterimi ile insanın yaşamını çeşitli açılardan irdeler. Herhangi bir insanın, herhangi bir gündeki fiziksel, duygusal, zihinsel ve sezgisel durumları önceden hesaplanarak tahmin edilebiliyor.
İşte benim 40 günlük biyoritm grafiğim: Buna göre ben pilot veya beyin cerrahı vb. hayati bir görevde olsaydım, 25 Eylül-05 Ekim arası izinli olmam gerekirdi. (Fiz.+Zih.=Negatif.)
Siz de hemen google’a “Biyoritim hesaplama” yazınız, bugünkü seviyelerinizi öğrenip, Yüce Rabbimizin bu nimetine ve tüm nimetlerine şükrediniz… Vesselam

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>