A.Raif Öztürk
Beklenen Deprem'in Ayak Sesleri..!.?.
A.Raif Öztürk
A- A A+
Yıllar önce Jeofizik Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet ERCAN’ın yaptığı bir araştırmayı Internet’te okumuş ve arşivime kaydetmiştim. Ülkemizde ve özellikle de Marmara bölgemizde beklenen deprem öncesinde, o yazıdaki o ilginç belirtileri siz saygıdeğer okurlarımın istifadesine arz ediyorum. Ta ki hem tedbir hem de ibret alınsın...
Prof. Dr. A.ERCAN, hem doğada (Yani, Kainatın işleyişinde) hem de hayvan davranışlarında olmak üzere, depremin belirtilerini ikiye ayırıyor.
 A.) Doğadaki  (Yani, Kainatın işleyişindeki) 1 hafta önceden, 1 saat öncesine kadar meydana gelen belirtiler:
      1. Bir hafta kadar önce, yeni su kaynakları oluşur,  yada var olan kaynaklar kuruyabilir.
2. Kaynak veya kuyu sularının kimyası değişir. (İletkenlik, radon, civa, karbondioksit,  radon ve metan gazı içeriği artar.)
3. Kaynak ve kuyu sularında, verim artışı olur.
     4. Havada, aşırı sıcak ve sıkıntı meydana gelir.
     5. Açık havada, depremde kırılacak olan bölgenin üzeri bulutlanır.
     6. Açık havada, kısa gökkuşağı oluşur.
    7. Güneşin yeni doğuşu gibi,  ışık huzmeleri oluşur.
    8. Gece parlak bir gökyüzü içinde, yıldızlar elle tutulacak gibi yakın ve büyük görünür.
    9. Yerden, anlam verilemeyen bir uğultu başlar.
    10. Kırılacak bölgeden, (gece ise) yanan bir kibrit alevi gibi, ALEV TOPU görülür... 
B.) Böcek ve diğer hayvanlarda, (3 gün önceden, 1 saat önceye kadar.) deprem habercisi belirtiler:
    1.-  Köpekler, korku dolu havlarlar. (Ulurlar)
    2.- Karıncalar, alışılmadık bir zamanda, yuvalarından dışarı çıkarlar.
    3.- Martılar, çembersel olarak uçarlar.
    4.- Balıklar, yüzeye yakın yüzmeye başlarlar ve nedensiz bir şekilde ölürler.
    5.- Yengeçler, plajda dolaşmaya başlarlar.
    6.- Ördek, kaz gibi hayvanlar göle girmek istemezler.
    7.- İpek böcekleri, tırtıllar arka arkaya dizilirler.
    8- Tavşan ve fareler, yapıların üst katlarına kaçışırlar. Direklere tırmanırlar, yere inmek istemezler.
    9.- At, eşek ve inek gibi hayvanlar, bağlarını koparırlar. Ahır kapılarından dışarı çıkmak isterler, tepelere doğru koşarlar.
  10.- Kediler, kutu yada çöp bidonlarının içine atlarlar... Top gibi sıkışıp, şiddetle titremeye başlarlar...
Bunlar, sadece jeofizik ve diğer bilim adamlarının tesbit edebildiği belirtilerden bazılarıdır... 
 
Bir’de, DEPREM olayının “metafizik boyutu” var. Aslında en önemli belirtiler de onlar olduğu halde, maalesef pek ciddiye alınmıyor... 
Hem de yukarıdaki gibi bir hafta önceden değil, aylarca ve yıllarca önceden belirtileri görülebiliyor. Mühlet verildiği için, aşina olunuyor...  
Peki, nedir bu  önemli belirtiler?...
Kavimlerin helak olmalarını, sebepleriyle birlikte tarih kitaplarında da ve ibret almamız için de, Kur’an-ı Kerimde de okuyoruz.
1.) Hangi kavim zevke-sefaya dalarak, ahlaksızlıkları normal saymaya başladıysa...  
2.) Nimetleri bol bol ikram edeni unutup, şükretmek yerine adeta, isyanda ve israfta haddi aştı ise...  
3.) Allah’ın cc. emir ve yasaklarını uygulamak yerine, Dünyevi menfaatleri tercih ederek, kulluğunu unuttu ise...
4.) Hele hele yönetici konumunda olanlar, kendi inançsızlıklarını, şahsi yanlışlarını, ellerindeki güç ve kozları kullanarak, halk sınıfına inançsızlık dayatmaya başladılar ise... 
5.) İlahi emir ve yasakları uygulamaya çalışan mazlumlara, zulüm etmeye başlandı ise, o ülkelere mutlaka bela ve musibetler yağdırıldığı, TARİHİ GERÇEKLERDİR... (Bakınız:  “KAVİM’lerin HELAK’ı.” + Tarih Kitapları.+ K.Kerim Mealleri.)
Bu ilahi ikazlar da, genelde DEPREM, SEL, HORTUM, savaş, salgın hastalık, vs. olarak tezahür ettiği de TARİHİ GERÇEKLERDİR.
Şimdi bu tarihi gerçekler ışığında, kendimize ve çevremize bir bakalım... 
Acaba BELİRTİLER başlamış mı?!...
Burada akla şöyle bir soru gelebilir: Burada bahsedilen 5 maddelik olumsuzluklar, birçok gayrimüslim ülkelerde de yaşandığı halde, deprem, sel, hortum, vs. musibetler, niçin İslam ülkelerinde daha çok görülüyor? 
ÖZET CEVAP: Lokal suç ve hatalar, suç mahallerinde, büyük ve ağır suç ve hatalar büyük şehirlerin ağır ceza mahkemelerinde yargılanır. Cezalar da ona göre çok ağır olur. Nasıl ki bir mahalle kavgası, ya mahalle muhtarlığınca veya semt karakolunda halledilir, fakat cinayet, tecavüz, ihanet vb. ağır suçlar büyük şehir mahkemelerine havale ediliyor. Gayri Müslimlerin ve inançsızların işledikleri İNKAR, Allah’a isyan, halka zulüm, masum ülkeleri istila ve işgal, vs. ağır suçlar da Ahiret’teki Mahkeme-i Kübra’ya ve çok ağır ve ebedi cezalara havale ediliyor. 
İslam ülkelerinde işlenen suçlar ise İKAZ mahiyetinde, o kusur ve günahlarından tövbeye vesile olması veya dünyada cezalanıp ahirete kusursuz gidilmesi için çokça görülüyor olabilir. (Te’yid için aşağıdaki 3. Ayete dikkat…!)
 
ÖNEMLİ NOT:
Bu konuda, onlarca ilahi İkazdan sadece 3 tanesini arz ederek, sizleri düşüncelerinizle baş başa bırakıyorum... 
1.-“.....nihayet, kendilerine verilen nimetlerle şımardıkları bir zamanda, onları ansızın  yakalayıverdik de, bütün umduklarından mahrum kaldılar...”  (En’am suresi. 44.  ayet.)
2.-“...Şer planlar hazırlayanlar, yerin dibine geçirilmesinden yahut, hiç ummadıkları bir yerden azabın gelmesinden emin mi oldular...?”  (Nahl  s. 45. a.)
3.-“..Sizlere azap gelip-çatmadan önce, Rabbinize DÖNÜN, O’na tevekkül ve teslim  olun, O’na İTAAT EDİN...” (Zümer-54.) 55, 56, 57. Ayetler ise “Ta ki kurtuluşa eresiniz” anlamındadır.
                                                              
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>