A.Raif Öztürk
91 Saat sonra Ayda Mucizesi ve ‘Allahu Ekber’ olayı
A.Raif Öztürk
A- A A+
91 Saat sonra Ayda Mucizesi ve “ALLAHÜ EKBER” olayı…
Dile kolay!..
3 Yaşında bir kız çocuğunun, soğuk beton yığınları arasından, 4 gün 3 gece, yani tam 91 saat sonra, aç, susuz, tek başına kaldığı halde, sanki birkaç saat önce yattığı sıcacık yatağından kalkarcasına, sağlıklı, şuurlu, konuşarak ve tatlı tebessümlerle çıkarılması, bir mu’cize değil de nedir?..
Böylesine olağan üstü bir olayı yaşatan Yüce Rabbimize karşı, şükür secdeleri yapmak adına, o ortama uygun bir şekilde “Allah’ım, sen en büyüksün” anlamına gelen, “ALLAHÜ EKBER” diye şükretmekten daha normal, daha asil ne olabilir ki?..
Gelin görün ki; bu İzmir depremi bile bazı gafillerin aklını başına getirememiş.
Bu şükür tekbirlerinden bile çok rahatsız olduklarını, cahilce tepkilerle dile getiriyorlar. Aynen kopyalayarak arz ediyorum ki, yanlış anlaşılmasın:  
Zafer Arapkirli:> BU NE AYMAZLIKTIR? 3 yaşındaki bebeği kurtarmışsınız, 91 saat sonra. Kulağının dibinde 15-20 tane adam avazı çıktığı kadar "Allahüekber" (İHH görevlileri) diye bağırıyor, çığlıklar, bağırışlar naralar, alkışlar, haykırışlar...
Grs Yzn:> Hm hm, tıpkı Arabistan işte…
Çgr Grlr:> Allahü ekber diye bağırmaktan ne zaman vazgeçecek bizim insanımız?
İ. Andre Carlos:> Çocuğu kesiyorlar sandım. Tekbir ne ya?
Mu. Güllük:> Çıkarılan Ayda Bebeğin başında savaşa gidermiş gibi tekbir getiren bu tipler kim? Bu neyin kafası? *1.
Kovac:> Çocuğu İhh’ciler kurtarmış, tekbir getiriyorlar. Ellerim titriyor!.. **2.
Sadece birkaçını arz ettiğim tepkilerin çoğunluğu, isim yerine sembol kullanmış. Demek ki yaptıklarının normal bir davranış olmadığını da biliyorlar.
Bu cahilce tepkilere karşı da birçok tepkiler gözlendi. Ben sadece bir-ikisini arz edeceğim:
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan; “Halkı büyük çoğunlukla Müslüman olan bir ülkenin bazı vatandaşlarının ‘Allahu Ekber’ ifadesinden rahatsız olması, zır cahillikle açıklanabilir. Halkınızı tanıyın... 91 saat sonra yer altından minicik kız çocuğu sağlam çıkınca, elbette “Allah büyük” diye bağırılır.” ..diye tepki gösterdi. ***3.
TC. Sağlık Bakanı Sn. Fahrettin Koca da bu olayı gayet normal karşıladı ki; “Kahramanlar, Ayda bebeği Allahu Ekber diyerek kurtardı!” diyerek tebrik etti.
Aslında önemli olan şu:
Yukarıdaki bu tür aykırı tepkiler, bizlere ne anlatıyor?
CEVAP:
1. 6,6 Şiddetindeki deprem, hala bazılarının aklını başına getirememiş. İbret alıp kendimize gelerek tövbe ve istiğfar etmek yerine, elleri titreyerek ve nefretlerle tepki gösteriyorlar. En normal ve Allah’a cc şükür yerine geçen davranışları, AYMAZLIK zannediyorlar. Yani, galiba daha şiddetlisine ihtiyaç veya davet var!..
2. Bu kişiler de (şayet özel sipariş ve ithal değillerse) bizim içimizden çıktığına göre “TC olarak bizler ne hatalar yaptık ki, aramızdan böyleleri de çıkıyor” diye hem kendimizi, hem de eğitim sistemini ciddi sorgulamamız gereğini hatırlatıyor.
3. Diyanet İşleri Başkanlığı ve diğer Dini guruplar, ellerinde böylesine çok imkanlar olduğu halde, HAK dinimizin ‘iman ve Kader prensiplerini’ anlatmakta, acaba niçin başarılı değiller? Diye düşündürüyor. Oysa; akıl, mantık, vicdan, teknolojik cihazlar, camiler ve sınırsız meskenler sizden yana değil mi?.. Bu netice niye? Ünlü bir sosyalist; “camileri bize 6 aylığına verin, ülkenin tümünü komünist yaparız” dememiş miydi?.. Bu imkanlar altı ay değil, yarım asra yakın elinizde değil mi?.. Daha dün; Ünlü bilim adamlarının, Dumlupınar Üniversitesindeki 4. Yaratılış Sempozyumunda, en muhtaç olunan işte bu konular işleniyordu. Buna bile sahip çıkmadınız!.. Acaba bu vurdumduymazlık niye?!..
Bu itibarla; karanlığa kızmak yerine, her birimiz imkan nispetinde ışık yakmak zorundayız. Depremlerden ve diğer musibetlerden daha etkili olması gereken, Rabbimizin KELAM sıfatından gelen İlahi ikazlara (Kur’ana), daha çok dikkat etmek zorundayız. Yoksa bizlere Kur’anda öğretilen; “İçimizdeki beyinsizler yüzünden, bizi de helak eder misin Allah’ım” ayetinin şümulüne girmiş oluruz.
Nitekim tarihte; birtakım günahkarlar yüzünden kavimler helak edilirken, içlerinde kendi halinde yaşayıp, halkı uyarmayan meşhur abidlerin ve alimlerin de helak olduğuna çokça şahit olunmuştur. Güzel ülkemizin ve bizlerin de daha büyük bela ve musibetlere duçar olmamamız adına, açık sözlülükle hatırlatmak istedim. Vesselam…
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>