Abdussamed Yıldız
Mutlak Vekilliği Anlamıyorlar Veyahut Anlamak İstemiyorlar
Abdussamed Yıldız
A- A A+
Geliniz,bu enaniyet asrının taktığı kalın gaflet perdesini yırtıp, beraber asr-ı saadete bir yolculuk yapalım.

Resulullah Efendimiz (a.s.m), peygamberliği müddetince Allah'ın kendisine bildirdiği Kur'an'ı ve vahyettiği dini mübin-i ve İslam'ın esaslarını hüve hüvesine anlattı.

Anlatmakla da kalmadı, aynı zamanda efaliyle bunu yaşadı ve sahabelerine tatbikatını gösterdi.

Sahabe Efendilerimiz de gerek Resulullah hayattayken gerekse vefatından sonra Resulullah'tan gördükleri şekilde İslamiyet'i yaşadılar ve 1400 senedir de onların sayesinde hala da yaşanıyor.

Niçin bunlara sahabe diyoruz?

Çünkü bunlar Resulullah'ı gördüler, iman ettiler, onun ile birlikte yaşadılar, onun Kur'an'ı nasıl yaşadığını gördüler, onun gibi yaşadılar ve bize de bildirdiler. Onların vazifesi buydu.

Resullah buyuruyor ki: "Sahabelerim yıldızlar gibidirler,siz hangisine tabi olursanız, doğru yolu bulursunuz ."

En büyük veli en küçük sahabeye yetişemiyor.
Çünkü onlar, dini mübini İslam'ın tesis ve tesbitinde saffı evvel teşkil etmektedir.
 
Ahirzamanda ise;

Üstadımız en dehşetli olan bu asırda, Kur'an'ın bu asrın fehmine bir dersi olan hakikatlerini izah ve ispat ediyor. Bir taraftan iman hakikatlerini anlatırken, bir yandan da lahikalarda bu fitne ve fesad asrında istikametli hizmetin  tarzını ortaya koyuyor ve düsturlarını beyan ediyor.

Bunu kendi hayatında da tatbik ediyor. Çünkü bir hakikati anlatmak kadar,onu usulünce yaşamak da o kadar önemlidir. Lisan-ı hal,lisan-ı kalden üstündür. Üstadımız bu imani hakikatleri Kur'an'dan aldığı gibi,bu kudsi hizmet tarzını da yine Kur'an'dan ders aldım diyor.Dolayısıyla  bu Kur'an hakikatlerine iman ettiğimiz gibi, Üstadımız'ın bu kudsi hizmet tarzına da ittibaa mükellefiz.
 
Peki nedir üstadımızın bu kudsi hizmet tarzı?
Bunun tatbikatı nasıl olacak?

Üstadımız, "Bu zamandaki Risale-i Nur hizmeti,sahabe mesleğinin bir cilvesidir" buyuruyor.

İşte her biri sahabe misal ve birer yıldız gibi olan Üstadımız'ın has talebeleri ve bilhassa mutlak vekilleri, Üstadımız'dan bu tarzı görmüşler, bize de göstermişler.
 
Bizler de yıldız böceği gibi kendi ışıkcığımızla ve küçücük kafa fenerimizle hareket etmek istemiyoruz. Üstadımız'ın mutlak vekillerinin gösterdiği ve aydınlattığı nurlu yolda yürümek istiyoruz.

Neden bunu bize çok görüyorsunuz?

İsteyen vehmi kafa fenerine itimad edip,gecenin zülumatında gidebilir, ama bizi niye nurlu yolumuzdan ayırmaya çalışıyorsunuz.

Şunu da belirtelim ki;

Mutlak vekillik öyle maddi bir vekillik ve makam değil ki,abilerden sonra birileri onların yerine geçsin.Bizim de illa birilerini bulup da tabi olmak gibi bir derdimiz yok. Amma, üstadımızın tayin ettiği ve elyevm hayatta olan mutlak vekili de nasılsa o da bir gün ölecek deyip de,yok sayma gibi bir densizliğimiz de yok ve olamaz.
 
VELHASIL: Elhamdülillah, Üstadımız'ın bütün mutlak vekilleri,Üstad'dan aldıkları dersi ve gördükleri tarzı hüve hüvesine yaşadılar ve binlerce Nur talebelerine de hüsnü misal  oldular.

Vefat etmeleri bizim için çok şey değiştirmedi çünkü bize efalleriyle  gösterdikleri Üstadımız'ın tarzı bakidir.

Şimdi önümüzde ,yolumuzu aydınlatan ve bize Hüsnü misal olan son bir yıldız var.O da HÜSNÜ AĞABEYİMİZ.

Cenabı Hakk, hayırlı uzun ömürler versin kendisine.O hayatta kaldıkça,biz de hayatta oldukça; O'nun ile birlikte bu nurlu yolda yürüyeceğiz. Vefat etse de, O'nun gösterdiği yolda ve tarzda hizmetimize devam edeceğiz, inşaallah."Anlayana sivrisinek saz gelir,anlamayana davul zurna az gelir." Selam ve dua ile.

YAZARIN DİĞER YAZILARI