Zahide Aydoğdu
Cehennemi Para İle Satın Aldılar!
Zahide Aydoğdu
A- A A+

Heyhat !

Siz hiç düşünmüyor musunuz? (Ali imran / Ayet 65: …)

"Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor."

Peki ya “Fe Eynetezhebun” demez mi seni yaradan? Fe eynetezhebun…Bu gidiş nereye? Bu çöküş nereye? Bu vurdum duymazlık , nemelazımcılık, vicdanı susturma, ve zulme susma  nereye? Ve susa susa daha nereye? Ebetteki ancak zulme alkış tutanlar ortak olanlar için yaşasıncehennem!

Bir zamanlar cennetten arsa alan meczup millet şimdi maddi manevi  sömürgesi ile cehennemden kendine  promosyon bir biletle yer ayırmış durumda ? Ne zamanı erteleyebilir ne de eceli? Yalnız tövbe edenler müstesna! Fakat şunu unutmayalım ki bir defterden yazı ne kadar çabuk silinse de izi daim olur! Ey uyuyan toplum, cemaati Müslim? Yoksa sizde para  ile cehennemi satın alanlardan mısınız? Düşünün bakalım hiçbir zalim Siyonist’in malına katkıda bulundum mu diye? Şu anda vicdanımızın kanayan yarası olan Mısır, Suriye ,Doğu Türkistan, Filistin, Gazze vb. dünyada en büyük zulme maruz kalıyor.

Ey bu zulmün başındaki Siyonist vicdansız  insan dışı varlıkların satış rekoru kırdığı malları satın alan MÜSLÜMANLAR ! Sormaz mı Yaradan Feeynetezhebun ? Boşuna dememişti ya Üstadım “Zulme rıza zulümdür” diye .Bu zulme tarafsız kalamamam. Zira ne demiş  Cemil Meriç “Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur.” Ve ne demiş Mehmet Akif :

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ...

Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.

Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?

Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,

Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!

Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.

Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!

Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...

Mehmet Akif’e rağmen Üstad’a rağmen görünen ve dinlenen her zulme karşı peki ya nedir bizim bu zalimlerin malına mülküne ürettiği şeylere sevdamız! Öyleki ramazan sofralarından bile ayıramadığımız cocacola !Hiç merak ettiniz mi bunun kazancı nereye gidiyor diye?cocacola’nınsahibi, Cnn de yaptığı açıklama ile temmuz ayının tüm gelirini ve bundan sonraki ayların kar paylarını Israil donanmasına devrettiğini açıkladı!

Kimse açıkça din kardeşine zarar vermez, öldürmez. Ama böyle gizli olunca ne ruhumuz duyuyor ne vicdanımız. Duysa bile sesimiz çıkmıyor maalesef. Zaten öyle bir benimsemişiz ki, susturuyoruz bu konuda kendimizi vicdanımızı. Hep bir şekilde kandırıldık. Sizce neden cocacola isim yazdırma modasını Türkiye’ye uygulamaya başladı?Dışarıda hiç cocacola içmeyenlerin bile hediye olarak arkadaşını ismi yazılı olan bir cola alıp bu oyuna düşmesi…Ne kadar da acı.

"Coca Cola ilk olarak eczanelerde ilaç olarak kullanılmıştır. Daha sonra içeriğindeki bazı maddeler değiştirilerek içecek olarak popülerleşmiştir. İçeriğinde yedi gizli madde bulunmaktadır. Dünyada bu maddeleri sadece iki kişi bilmekte ve bu maddeler bir kağıtta yazılı olarak bir bankanın kasasında muhafaza edilmektedir. Ortalama olarak dünyada saniyede sekiz bin kutu Coca Cola tüketildiği saptanmıştır.”

Bir de başımıza tabiatperest kesildiler! Neymiş efendim cocacolanın kalitesi (!) ile üretilen cappy meyve suyunun kutusunun üstündeki yazıya göre: Bu üründeki meyve suyu, cömert meyve ağaçlarının, o ağaçlara kucak açan toprağın, su veren yağmurun ve onlara yaşam veren güneşin sayesinde üretildi.

Doğa, ona hak ettiği saygıyı göstermenin, emek harcamanın ve onu sabırla beklemenin karşılığını bize birbirinden güzel, birbirinden olgun, birbirinden tatlı meyvelerini sunarak verdi.

Cappy’nin lezzetinin kaynağı olan doğaya sonsuz teşekkürlerimizle.

Bu meyve toprağın, suyun ve güneşin birleşimi sonucu ortaya konulmuş daha doğrusu onların tabiri ile doğanın bize verdiği ve doğaya teşekkür etmemiz gereken bir meyvesuyu . Nasıl oluyor da üç aklı olmayan, ilmi olmayan unsur birleşip bu kadar lezzetli bir nimeti sunuyor doğanın olmayan eliyle bize. Bir de teşhis yapılarak yani İnsana ait özelliklerin insan olmayan varlıklara mal edilmesiyle o unsurları akıllı gibi göstermeye çalışılmış .Yok, efendim  “o ağaçlara kucak açan toprak”, “yaşam veren güneş”. Neden açık açık yarattı demiyor peki bu kadar lafı gizli dolandırmasının sebebi ne diye hiç düşündünüz mü? Lafı güzel dolandırıp her şeyi tabiata verip bilinçaltına yapanın Allah değil doğa olduğunu sokuyor. Oysa ayeti kerimede:

Levkanefihimaalihetunillallahu le fesedeta, fe subhanallahirabbilarşiammayasıfun(yasıfune).

Eğer ikisinde de (semada ve arzda), Allah'tan başka ilahlar olsaydı, ikisi de (yer de, gök de) mutlaka fesada uğrardı. Arşın Rabbi Allah, onların vasıflandırdığı (isnat ettikleri) şeylerden münezzehtir.

Deniliyor ve yine Risale-i Nurlardan tabiatperestliğe karşı verilen muazzam bir cevap:

Manen der: “Allah birdir.Başka şeylere müracaat edip yorulma,onlara tezellül edip minnet çekme,onlara temellük edip boyun eğme,onların arkasına düşüp zahmet çekme,onlardan korkup titreme.Çünki Sultan-ı Kainat birdir,herşey’in anahtarı O’nun yanında,herşey’in dizgini O’nun elindedir;Her şey O’nun emriyle halledilir.

Velhasılıkelam; Şeyh Sadi’nin dediği gibi; “Zalimleri affetmek mazlumlara zulümdür” Sanmasınlar ki bu dünyada zulme hep sessiz kalınacak. Sanmasınlar ki ötelerde elimiz yakanlarında olmayacak!  Gazze’li bir anne : Bizim ölümümüz Müslümanları uyandıracak ise varsın canımız feda olsun demiş. Müjdeler olsuno  mazlumlara ki “Dünyada zulme uğrayanlar kıyamette mutlaka kurtuluşa ulaşacaklardır.” Hz. Muhammed (S.A.V).

Ve veyl ola o kimselere ki paraları ile dünyada cehennemi satın alanlara!!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>