Zahide Aydoğdu
Bu Aşk Başka Aşklara Benzemez
Zahide Aydoğdu
A- A A+
Zamanımızı Namaz KIL! Namazımızı Zaman’lı
 
“Ey Allah’ım kulun beni nasıl zayi etti ise sen de onu öyle zayi et” dermiş vaktinde ve huşu ile kılınmayan namaz.
 
İnsanoğlunun  bu konudaki ataleti namazı bile dile getirir olmuş. Bu zaman
 
Ey Allah’ım kulun beni nasıl zayi etti ise sen de onu öyle zayi et” dermiş vaktinde ve huşu ile kılınmayan namaz.

İnsanoğlunun  bu konudaki ataleti namazı bile dile getirir olmuş. Bu zamanda kurulan muhabbetlerin ve aşk dedikleri sahte sevginin buluşma saatlerine ne kadar dikkat edinilir hale gelinmiş bilmem farkında mısınız? Belki de günler öncesinde hazırlık yapılmakta. Sevgilinin karşısına ne tarzda ve nasıl  çıkarım diye en az yarım saat kafa yorulmakta.Yazık ki asıl muhabbet ve aşk  gerektiği yere sarf edilmediği için namazın yani asıl sevgilimizin randevu saati unutulmakta. Bu randevu için ne günler öncesinden ne saat nede dakikalar öncesinden hazırlık yapılmakta.
 
Oysa hangi sevgili bıkmadan günde beş defa huzuruna güzel sedalarla çağırmakta? Zamanımız artık fuzuli işlerle dolu. Bu sebeptendir ki namazımızın ameli ve vakti tehliye girmiştir. Oysa Sevgili onca kulu arasında o kadar seveni arasında seni bizzat huzurunda istiyor ve seninle kendi öz lisanı ile konuşuyor. Seninle muhabbet etmek istiyor. Sen ise ey gafil! Sevgilinin sana özel nakşettiği Nevbahar’ı reddedip, sahte sevgilinin bir demet gülüne coşku ve heyecanla koşuyorsun. Seni seven Rabbin bahşetmişken bir baharı sana. Reva mı o bahardan kopup gelen bir çiçeğe gönül vermek!
 
Sevenimiz sevdiğimiz ha olsun insan ya olsun kara kutuda ki cazip lisan. Hakiki sevgilinin  randevusuna engel olmamalı.

Bilmelisin ki senin için bahar, senin için yaz ve yine senin  içindir bu kainat. Bu bilinçle randevu saatine, baharı, hayatı, yazı veren için, heyecanla ve coşkuyla gitmelisin.Seni bilen ve tanıyan ve senin bütün ihtiyacın için değil alışverişe götürmek , dünyaya seni getiren  sevgiliye nasıl olurda secde etmekte geç kalırsın? O değil miydi ilk doğduğunda sana nefes veren ve yine o değil miydi ağladığında seni "Eleys Allahu bi kafin abdeh" (ALLAH KULUNA KAFİ GELMEZ Mİ?)diyerek seni rahatlatan?
 
Sevgiliye koşarcasına koşmalı namaza. Geciktirilmemeli hiçbir randevu asla! Girmemeliydi hiçbir engel namaz ile arana.

Randevuya gitmemek için tek sebep olmalıydı ölüm! Cüz’i bir ibadetti oysaki yaptığın. Sevgilinin ihtiyacı mı vardı ki nazlanıyordun namaz için. Seni doğru kılması için insan kılması için verilmişti bu nimet. Aşktan bana bahsetme ne olur ne anlasın başı seccadeye değmemiş aşktan. Nerden bilecek secdede kalbinin daha hızlı atmasının sebebini.
 
Aşk ise eğer sevgiliyi ölene dek beklemek…
 
Durağım olacak seccadem
 
Ve yine aşk ise  mecnun gibi leyla leyla diye divanece gezmek.
 
Dilim daima esma-i hüsnayı zikredecek. 
 
Aşk böyle olmalı azizim: ezan sesinden Allahu Ekber sedasını işitince heyecanla  ve hızla seccadende doğrulmandır .

Zamanında, makamında  temiz ve mutlu. Aşk, her randevuyu dört gözle beklemektir. Aşk, sabah, öğle ikindi, akşam ve yatsıyı hiç usanmadan şevkle amel etmektir.
 
Azizim  nedir bu üstündeki gaflet bilemem lakin gaflet-i yegane necat “hayyalesselah hayyalesselah” sesleri ile irkilip kendini seccadene atmandır. Huşu ile huzur ile okumaktır Fatiha’yı her seferde.Bizler vaktinde kılınan namaza sahte  sevgilinin  randevusundan fazla değer veremiyorsak oturup nefsimizi ciddi bir münazaraya davet etmeliyiz.Zengin, cömert ve merhamet sahibi Rabbimizin nimetlerine  karşı bir teşekkürümüzü bile takdim etmekten aciz isek vay bizim nefisperest halimize!
 
Öyle bir aşk ki ve  öyle bir merhamet  ki ...Verdiği ipucu ve ikazla vaktinde kılınan namazın dünya da ki cemaate katılıp bütünleşerek nebat ve hayvanatın tesbihatına eşlik etmesi ile belki de serzakiri   Efendimiz olan bir mescide  bulunduğum yerden davettir.Ve vaktinde kılınan namaz inşallah ruhen davete ilmelyakin icabettir.Beni benden çok düşünen sevgilime en yakın vuslat yerinden,seccademden ,dilimden düşen zikirle bir rica:
 
Beni benimle,nefsimle bırakma ey Sevgili 
 
Sen benim fuzuli zamanımı namazla meşgul kıl ve namazımı değerli zaman kıl ya vedud!
 
Kısacası Mevlana’nın dediği gibi:
 
“İnsan namazda kıyama durunca [ ﺍ  ] “elif” olur. Rükuya eğilince [ ﺪ ] “dal” olur. Secdeye varınca [  ﻣ ] “mim” olur. Bu şekilde namazı tamamlayınca “elif- dal ve mim” den oluşan adem (ﺍﺪﻣ) olur. Yani adam olur.”
 
Beni adam kıl ey sevgili, adam!
 
Sözüm olsun sana
 
Vaktinde kıyamda elif gibi dik
 
Rükuda dal gibi nazik
 
Ve secdede mim gibi aciz olacağım biiznillah!
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları >>