Risale Ajans
A- A A+

Allah'a aşık olmak ne demektir?

Aşk, şiddetli sevginin adıdır. Tasavvuf dilinde, Allah'a muhabbet anlamında kullanılır. (Nursi, Mektubat, s. 450) Allah'ın zatı, sıfatları ve isimleri mahlukatına benzemediği gibi, ona olan sevgi de asla mahlukata olan sevgiye benzemez ve benzememelidir.
 
 
İnsan, aşkı ya mecazi kullanır, ya da hakiki. Mecazi aşk, fanilere gönül bağlamaktır. Hakiki aşk ise, Allah'ı sevmektir. Bazen mecazi aşk, hakiki aşka vesile olur. (Eraydın, Tasavvuf ve Tarikat, s. 203) Hak aşığı olan zat, her şeyi “Mevla'nın diyarından” gelmiş olarak görür.
 
Kur'an ve sahih hadislerde aşk kelimesi geçmez. "Sevgi" çoğunlukla "hub" ve "muhabbet", bazan da "meveddet" kelimeleri ve bunların müştaklarıyla ifade edilir. Allah sevgisinden çok Allah korkusuna ağırlık veren ilk zahidler de aşktan söz etmemişlerdir. İlk defa II. (VIII.M.) yüzyılda Allah ile kul arasındaki sevgiyi anlatmak üzere nadiren de olsa aşk kelimesinin kullanılmaya başlandığını gösteren rivayetler vardır. Nitekim söylendiğine göre Hasan-ı Basri (ö. 110/728) Allah'ın, "Kulum bana, ben de ona aşık olurum." buyurduğunu belirtmiştir. Abdülvahid b. Zeyd ise (ö. 177/793) peygamberlerden birinin, "Allah bana, ben de O'na aşık oldum." dediğini söyler. Başka bir rivayette buna benzer bir söz Ebü'l-Hüseyin en-Nuri'ye (ö. 295/908] isnat edilmiştir. 
 
Alimler, hatta ilk dönemlerde mutasavvıfların büyük çoğunluğu, Allah sevgisini ifade etmek üzere Kur'an ve Sünnet'te yer alan hub ve muhabbet yerine aşk kelimesinin kullanılmasına karşı çıkmışlar. Rabia el-Adeviyye (ö. 185/801), Bayezid-i Bistami (ö. 234/848), Cüneyd-i Bağdadi (ö, 297/909), Hallac-ı Mansur (ö. 310/922) gibi sevgi temasını işleyen ilk sufiler, genellikle aşk, aşık ve maşuk yerine hub, muhabbet, habib, mahbub kelimelerini kullanmayı tercih etmişlerdir. Şer'i hükümlere titizlikle bağlı olduğu bilinen İbn Hafif de [ö. 371/98İ) Allah sevgisinin aşk kelimesiyle ifade edilmesine uzun süre karşı çıkmıştır. Ancak onun Cüneyd-i Bağdadi'ye isnat edilen aşkın mahiyetine dair bir risaleyi okuduktan sonra görüşünü değiştirdiği, hatta bu konuda bir de risale yazdığı rivayet edilir.
 
Haris el-Muhasibi, Hace Abdullah el-Herevi, Muhammed b. Hüseyin es-Sülemi, Ebu Talib el-Mekki, Hakim et-Tirmizi, Ebu Nasr es-Serrac, Muhammed b. İbrahim el-Kelabazi, Ebu Nuaym, Abdülkerim el-Kuşeyri, Hücviri, Gazzali gibi mutasavvıf yazarlar da eserlerinde aşk kelimesine ya hiç yer vermemişler veya nadiren kullanmışlar; bunun yerine büyük önem verdikleri Allah sevgisi konusunu hub ve muhabbet terimleriyle anlatmayı tercih etmişlerdir. Bunlardan Kuşeyri'nin naklettiğine göre, Allah ile kul arasındaki sevginin aşk kavramıyla ifade edilmesine karşı olan Şeyh Ebu Ali ed-Dekkak bu görüşünü şöyle açıklamıştı: 
 
Aşk aşırı sevgi yani sevgide ölçüyü aşma anlamına gelir. Allah için böyle bir aşırılık düşünülemeyeceğinden, O'nun kuluna olan sevgisine aşk denemez. öte yandan kulun Allah'a duyduğu sevgi ne kadar güçlü olursa olsun yine de O'nu yeterince ve layık olduğu ölçüde sevemeyeceğinden kulun Allah sevgisi de aşk diye adlandırılamaz (bk. Risale, s. 615). Bununla birlikte Kuşeyri sufilerin Allah sevgisini aşk kelimesiyle ifade etmelerini müsamaha ile karşılamıştır. Nitekim o eserinin "Muhabbet" bölümünü, "Aşıklar söyledikleri sözlerden dolayı kınanmazlar." cümlesiyle bitirir. (a.e., s. 625).
 
Aşk kelimesinin dini bir terim olarak kullanılmasını caiz gören sufilerin dayandıkları bazı ayet ve hadisler vardır. Mesela onlara göre, "İman edenler Allah'ı daha şiddetle severler." (Bakara 2/165) ayetindeki şiddetli sevgiden maksat aşktır. Diğer bir ayette de (Tevbe, 9/24) müminlerin Allah'ı her şeyden çok sevmeleri gerektiği belirtilmiştir. Hz. Peygamber (sav) Hz. ömer (ra) 'e. "Ben sana herkesten daha sevimli olmadıkça iman etmiş olamazsın." demişti. (Buhari, "iman", 8-9; Müslim, İman", 67-70). Mutasavvıflar, bu manaya gelen ayet ve hadislerden, Allah'a ve Resulü (asv)'a aşık olmanın lüzumu manasını çıkarmışlardır.
 
Hücviri, meşayihin aşk konusunda farklı görüşler taşıdıklarını belirterek başlıca görüşleri şöyle açıklar: 
 
Bir zümreye göre aşk, sevgilisinden ayrı düşenin bir niteliğidir. Kul da Allah'tan ayrı kaldığına göre onun Allah sevgisine aşk demek caizdir. Buna karşılık Allah hiçbir şeyden ayrı ve uzak bulunmadığına göre O'nun sevgisi aşk kelimesiyle ifade edilemez. Başka bir görüşe göre aşk, sınırı aşma demek olduğu, Allah da sınırsız varlık olduğu için O'na duyulan sevgi hiçbir şekilde aşırı olamaz, dolayısıyla aşk diye adlandırılamaz. 
 
Hücviri, dayandıkları çeşitli gerekçeleri de sıralayarak müteahhirinin, Allah'a duyulan sevginin muhabbet terimiyle ifade edilmesi gerektiği, bunun yerine aşk kelimesini kullanmanın caiz olmadığı görüşünü benimsediklerini belirtir. (Keşfü'l-mahcub, s. 401).
 
Gazzali İhyayü Ulumi'd-din'in Allah sevgisi konusunu işlediği "Kitabü'l-Mahabbe ve'ş-Şevk ve'l-üns ve'r-Rıza" başlıklı bölümünde aşk kelimesine iltifat etmemiştir. Bununla birlikte o aynı eserin sema konusu ile ilgili bölümünde Allah'ı seven, O'na aşık olan ve O'na kavuşma iştiyakı duyan kişinin semaından da söz etmekte ve bu semaın kişinin şevk, aşk ve sevgisini coşturacağını belirtmektedir. Gazzaliye göre Allah'ı tanıyan O'nu sever. Tanıma (marifet) arttıkça sevgi de gelişir ve güçlenir. İşte bu sevgiye aşk denir. Sevginin bu şekilde aşk halini alması, kulun marifette yetkinleşerek ilahi güzelliği idrak etmesinden ileri gelir; bu idrak arttıkça aşk da güçlenir. 
 
Nitekim Hz. Peygamber (sav)'in Hira'da ibadete kapandığını gören Mekke müşrikleri, "Muhammed Tanrı'sına aşık oldu." demişlerdi. Gerçek aşık kalbindeki Allah sevgisine hiçbir varlığın sevgisini ortak etmez. Bu yüzden başka şeylere karşı duyulan sevgiye ancak mecaz yoluyla aşk denebilir; çünkü ortağı olmayan, dolayısıyla ortaksız sevilebilen tek varlık Allah'tır. (Ihya,  II/ 279-280; bk. Süleyman Uludağ, TDV. İslam Ansiklopedisi, Aşk md.)
Tarih : 24.06.2012 Kaynak : Risale Ajans
YORUM YAZIN Küfür, hakaret, kişi veya kurumları rencide edici yorumlar onaylanmamaktadır.
KALAN:
Toplam 2 yorum
Hakan Kılıç :
Aşk denilince akla gelir beşeriyyat ama hakikat odurki aşk ilahiyyat!!!!!
Orbay Gokce :
Yalan
  • Nisan Yağmuru
  • İyi ki Telefonu Açmadın!
  • Legoların, Tevhid Çığlıkları!...
  • Zalimler İçin Yaşasın Cehennem
  • Müslümanların Putu
  • Hacı Dede
  • Amazonlardan Pasifike Sırlı Bir Yolculuğum
  • Oy İçin Mes'ul Olma! Müsterih Ol
  • Çanakkale Mirası
  • Mehmed'e Mektub
  • Asıl Nedir? Tahrip Nedir?
  • Dikkat Dikkat
  • Kendi Kalbine Ameliyat Yapan Adam
  • Sosyal Hayatımız Nasıl Düzelecek?
  • İman ve Muhabbet Fedailerinin Gündemle ilgili Rotası
  • Namaz Kılmaman Senin Huzura Kabul Edilmemendir
  • Dosdoğru Ol
  • Bu Zamanda Cihad ve İnternet
  • Böyle dua mı olur?
  • Dindar Bir Gençlik Geliyor!

Hoksa - Küçük Sözler