Tembellikten Kurtulma Yolları !
A- A A+

Tembellikten Kurtulma Yolları !

Gerekli işleri yapmak için bir türlü harekete geçemememizin sebebini kendimize hiç sorduk mu?

Motivasyonumuzun neden eksik olduğunu merak ettik mi? Aslında bu soruların cevabını günümüz insanı merak etmekte ve tembelliğin sebeplerini araştırmaktadır? Hatta birçok insan bu problemin çözümü adına birtakım seminerlere katılmakta, özel kurslar almaktadır.


Bizden önce yaşayanların da bu tür problemleri vardı. Mesela Birinci Dünya Savaşı öncesinde Doğu Anadolu'da halkla sohbetleri esnasında Bediüzzaman Hazretlerine şöyle bir soru sorulur: "Tembellik zindanına düşmemizin sebebi nedir?"
 
Bu soruya verdiği cevapta Bediüzzaman Hazretleri, insanı tembelliğe sevk eden ruh pozisyonlarını birer birer tespit ederek, bunlara Kur'an ve hadislerden yaptığı iktibaslarla ilaçlar sunmuştur. Bu cevaplar Münazarat adlı eserinde yer almış ve sonraları önemine binaen İhlas Risalesi'nin sonuna da eklenmiştir.
 
Söz konusu bölümde Bediüzzaman Hazretleri, daha kolay anlaşılması için mücerret olanı muşahhaslaştırarak insanın motivasyonunu kıran, gayretini engellemek için uğraşan sekiz tane tavır ve duyguya şahsiyet elbisesi giydirir. Onları, insanın himmetini engellemek için uğraşan düşmanlar olarak vasıf-landırır. Bir savaş meydanı tasviri yapıp, o meydanda bir savaş manzarası çizer. Bu manzarada insanın himmeti, şevk atına binmiş bir savaşçıdır. Sekiz adet düşman da himmete hücum etmek için hazırdır.
 
Ona göre, "Hayat bir faaliyet ve harekettir. Şevk ise, matiyyesidir (bineği, taşıtı). Bundan sonra metin şu şekilde gelişerek devam eder: İşte himmetiniz şevke binip hayat meydanına çıktığı vakit:
 
l- En evvel şiddetli düşman olan yeis gelir. Kuvve-i maneviyeyi kırmaya çalışır. O düşmana karşı; 'La taknatu: ümidinizi kesmeyin, kılıcı kullanılmalıdır.
'
2- Daha sonra önde görünme hırsının baskısı saldırıya geçer. Himmetin başına vurup, atından düşürmek için uğraşır. önde görünme isteği, aslında birbirine hiç sıkıntı vermeden çalışılan Hakk'a hizmet hissinin yerini almış bir duygudur. O düşmana karşı bir ok veya mızrak gibi; 'Künü lillah: Allah için olun' hakikati gönderilmelidir.
 
3- Sonra zincirleme sebep-sonuç bağı ile kurulu sistemi atlamakla işi karıştıran acelecilik gelir. Himmetin ayağını kaydırır. Bu düşmana karşı; 'İsbiru ve sabiru ve rabitu: İbadette, musibette ve günahtan kaçınmakta sabırlı olun; sabır yarışında düşmanlarınızı geride bırakın; her an cihada hazırlıklı bulunun.' (Al-i İmran, 200) ayeti siper edilmelidir, bu ayetle korunulmalıdır.
 
4- İnsan tabiatı icabı sosyal bir varlık olduğundan, yapısı gereği haklarını korumakla, diğer insanlar içinde hakkını aramakla mükelleftir. Fakat bazen hakkını ararken kendi işlerini de dağıtan ferdiyetçilik ve ben merkezcilik ayağa kalkar. Bu düşmanla baş edebilmek için savaş meydanına himmeti ali bir savaşçı olan; 'Hayrunnasi enfeuhum linnas: İnsanların en hayırlısı onlara faydalı olandır.' hadis-i şerifi çıkarılmalıdır.
 
5- Beşinci olarak başkasının üşenmesine, tembelliğine özenerek hücum edip himmetin belini kırar. Bu düşmana karşı muhkem kale hükmünde olan; 'Ve alallahi la gayrihi fe'l yetevekkelül mütevekkilin: Tevekkül etmek isteyenler Allah'a güvensinler (başkalarına değil).' (İbrahim, 12) diyerek himmete sığınak yapılmalıdır. Başkalarının işte gevşeklik göstermesinden müteessir olmamak için, işin başından itibaren Allah'a tevekkül etmek gerekmektedir.
 
6- Sonra da acz ve nefsin itimatsızlığı yüzünden ortaya çıkan ve işi birbirine bırakmak manasına gelen gaddar düşman gelir. Himmetin elini tutup oturtmaya çalışır. Bu düşmanın üstüne; 'La yazurrukum men dalle izahtedeytum: Siz doğru yolda oldukça, sapıtmış olanlar size zarar veremez.' (Maide, 105) yüksek hakikati çıkarılmalı ki; eli himmetin eline yetişemesin.
 
7- Sonra Allah'ın işine mü-dahale etmek manasındaki dinsiz düşman gelir. Himmetin yüzünü tokatlar, gözünü kör eder. Onun haddini bildirmek için de; 'Vestakim kema ümirt: Emrolunduğun gibi dosdoğru ol (Şura, 15), vela tete'mmer ala seyyid: Efendine efendi olmaya çalışma.' hakikati ona gönderilmelidir.
 
8- Sonra bütün zorlukların anası ve bütün rezaletin yuvası olan rahata düşkünlük gelir. Himmeti esir alır ve sefalet zindanına atar. Buna karşı yüksek ahlaklı mücahit olan ve 'En leyse lil insane illa ma sa'a: İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.' (Necm, 39) silahını o sihirbaz cellada gönderiniz. İnsanın fıtratı hareket üzere olduğundan, insanoğlu için meşakkatte büyük rahatlık vardır.
Tarih : 08.08.2012 Kaynak : Risale Ajans
YORUM YAZIN Küfür, hakaret veya rencide edici yorumlar onaylanmamaktadır.
KALAN:
Toplam 0 yorum
  • İnsanın, Yaratılış Mükellefiyeti
  • Salavat Okumanın Önemi ve Faydaları
  • Işık Saçmak İçin Yanmak Gerek
  • Bence Mezhebi ve Allah'ın Helal Kıldığını Kendine Haram Kılanlar
  • Hasta Ziyareti Nasıl olmalı?
  • Unutmadık Unutturmayacağız
  • Meraktan Çatlamayın!
  • İslamı Karalamaya Çalışan Teröristler
  • Nefsin Dedikodusu
  • Burun Kıvırma Oku!
  • Müslüman Kardeş Nasıl Olmalı?
  • Helal Değilse Tartışma Bitmiştir
  • Herkesi Kendimiz Gibi Zannettik
  • Bediüzzaman’ın Aşkı III
  • Erihna Ya Bilal
  • Hoş Geldin Sevgili Kızım
  • Dostumun Dostu Dostumdur
  • Tesettür Düşmanlarına Benden Ferace!
  • İslam ve Terörizm
  • Hesabını Veremeyeceğimiz Yükler Ediniyoruz