Zübeyir Gündüzalp Ağabeyden Etkili Hitabet Teknikleri
A- A A+

Zübeyir Gündüzalp Ağabeyden Etkili Hitabet Teknikleri

Hitabet İle İlgili Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebesi Zübeyir Gündüzalp’in Notları
 
Alakadarlar için yeni malumat onları cezp eder.
Fikir ve malumat, kullanılacak hale gelmeden evvel pişirilmeli ve hazmedilmelidir.
Herhangi bir malumatı dinleyicilerinize vermeden evvel hazırlığınıza erken başlayın.
Mevzuunuzla alakalı notları bir müddet evvel ayırın ve sınıflandırın, analiz edin.
Dikkatle düşünmeli; Kaba, fena veya muhatabın halet-i ruhiyesine aykırı bir söz sarf etmemeli. O andaki duruma muhatabın halet-i ruhiyesine muvafık samimi bir sohbetle başlamalı.

Hakikaten arkadaşca bir tavır ve samimiyet insanın önüne dikili maniaları aşmasına yardım eder.
Samimiyet, muhalefeti dağıtır ve ekseriya muarız ve muhaliflerinizin dahi size takdir hissi beslemelerine sebep olur.
Din kardeşleri birbirlerini severse meşru ve makul sözlerini de seveceklerini unutmamalıyız. Ciddi, samimi, bazen mütebessim ve içten gelen bir şekilde yapmalıyız.
Dinleyicilerin kendilerini alakadar eden mahalli meselelerine zarif ve anlayışlı bir şekilde dokunulsa çok memnun kalırlar.
Herkesçe malum veya bayatlamış sözleri söylemekten ve haddinden fazla medih etmekten daima sakınınız.

Medihleri ve takdirleri samimi ve itidalli yapınız.
Alaka ve dikkat çekmenin bir yolu da dinleyicilere sual sormaktır.
Dinleyicileri ilk anda alakalandıracak ve dikkatlerini çekecek birşeyden bahsedin.
İyi bir hasbihal zayıf bir bitirişle çok defa harab olur.
Konuşmalarınız şevkli, kuvvetli ve tatlı olsun.

Muhatabınız daha fazla işitmek temayülünde olmadığı zaman durmanın zamanı gelmiştir.Her nutkun bir işba , bir doyma noktası vardır.
Sözü bitirmek zamanı gelip gelmediğini tayin için dinleyicilerinize bakınız.
Fazla konuştuğu için davalarını kaybeden avukatları görmüşsünüzdür.
Hakimi bile kendi davasına inandıran avukat susmasını bilmezse salondan zararla çıkar.
Muhatablarınız daha sizinle beraberken sözlerinizi bitiriniz. En son söylenenin en fazla hatırda kalacağını unutmayınız.

Sözlerinizi samimiyet, ciddiyet, heyecan ve enerji ile bitiriniz.
En fazla kullanılan bitirme usulü: En mühim telakki edilen fikirleri hülasa etmektir.
En mühim bir nokta: En mühim fikrinizi daima en sona koyun.
İyi hazırlanmış bir bitirişin muhteviyatı esas fikri ihtiva etmelidir.
Mevzuumuzun esasını teşkil eden ana fikirleri yeni kelimelerle bir kere daha ifade etmeliyiz.


Tesirli bir bitiriş usulü de his ve heyecanlara hitap etmektir.
Sözü; bir fıkra, bir hikaye ile bitirmek de iyidir. Yanlız fıkranın mevzuun veya davanın gayesini iyice belirtmesi şarttır. 
• Fıkra esas tezi takviye etmeli.
Bitirişin, hasbihalin en mühim bir parçası olduğunu unutmayın.
Dinleyicilerin çoğu; Ancak son birkaç cümleden edindikleri intibaları beraberlerinde götüreceklerdir. Bunu daima hatırlayın.

Tesirli bir nutuk için lazım olan; Şahsi yakınlıktır, ünsiyet ve samimiyettir.
Kağıttan okunan bir nutuk, hayatiyet, kuvvet ve şevkten mahrumdur.
Her kelimeyi tartarak konuşmaya alışmalıyız. Sözü kuvvet, hayatiyet, berraklık ve canlılıkla söylemeliyiz.
Düşünerek ve akıllıca konuşmalı ve her şeyde itidalle hareket etmeliyiz.
Bilgisini mütevazı bir şekilde sunan kimse daima iyi intiba bırakacağında şüphesi olmasın. Muhatabın seviyesine inin, sempatik, arkadaş ve mütevazı olun.

Söyleyeceğiniz şeylere karşı dinleyicilerinizin niçin alaka duymaları lazım geldiğini açık ve berrak bir şekilde ifade edin.
Gözleriniz dinleyicilerinizin üzerinde dolaşsın ve isimleri ile hitap edin.
Daha berrak, daha açık ve daha ikna edici olmak hususunda gayretlerinizi çoğaltın.
Ders yaparken ne okuduğumuzu anlamalı ve cümleleri kafamızda canlandırmalıyız.
Manayı anlamak için gayret sarf edin tekrar kelimelere bakın ve telaffuz edin.

Cemaate sesli okurken kelimelerden ziyade fikirler ve mana üzerinde durunuz. O anda dinleyicilerinizle konuşuyormuş ve onlarla temas halinde imişsiniz hissini verin.
Bir parçanın manasını anlamadan diğerine geçmeyin. Seçtiğiniz parçanın ana fikri üzerinde bilhassa durunuz.
Anlama kabiliyetinize hitab edecek şekilde okumayı öğrenin. Bu sıkıcı ve yavaş ta olsa bu metodda sebatlı olun.
Bir ifadenin tekrarı çok defa haddizatında ifade edilen bir fikir üzerinde dikkati çekmek ve böylelikle
Dinleyicilere düşünmek ve hazmetmek için zaman verdiği içindir.

Başkalarına tesir bakımından sesli okumanın büyük rolü vardır. Güzel okumanın güzel söylemekten daha ehemmiyetli olduğunu hatırdan çıkarmamalıdır. Konuşur gibi okuma dinleyiciyi sıkmaz, zevkini okşar okunan şeye karşı alakasını toplar.
Okunan bir eseri dinleyenlere sevdirmek ona karşı içten bir yakınlık ve iştiyak duyurmak, fikirlerini harekete getirmek sanatkarane bir okuyuşla kabil olabilir.
Yanlızken sesli okumak, ifade tekniğini ıslah eder.
Hülasa ederek okumalıyız. Bir eseri üç dört satırla hülasa edebilir nevinden hülasa yapmalıyız.
Modern beslenme ve gıdalanma mevzuunda verilen bir nutuk alkasızca dinlenebilir. Fakat hatip yemeklerden sonra rahatsız olanlara çareler söylemeye, sıhhatli zinde kalmanın tavsiyelerini yapmaya başlayınca alaka uyanmaya başlar.

Bir fabrikada makinaların titiz ve dikkatli kullanılması tavsiyesini işçiler dikkatle dinleyemeyebilir. Fakat dikkatsiz kullanan işçilerin kol veya ayaklarını kaybettikleri anlatılırsa dinleyiş lakalrı fazlalaşır.
Merak uyandırmada sual sorulur; İyi ve yerinde sualler sormak için en iyi formül şekli şudur.; Dinleyicilerin soracağı bir suali , kafanızda tasarlayın ve o suali nutkunuzun öyle bir yerine idhal edin ki , ancak orada sormak lüzumunu hissetsinler.
Dikkat çekmek için, şema, grafik söylenen şeyde bahsi geçen eşya veya fotoğraf göstermek tesirlidir.
Tahayyül: Dinleyenin veya okuyanın bahsedilen şeyler hakikaten önündeymiş gibi hassalarını kullanmalarıdır.
Umumi ve mücerred bahisler yapılırken şahısların kendi alakadar oldukları şeylerle bu bahisleri irtibatlamak ta alakayı çeker, merak uyandırabilir.

Mukayese maksadımızı izah, bahsettiklerimizi canlandırmak bakımından faydalıdır.
Fikirlerin derinliğini arttırmanın en tesirli yollarından biri de aykırılıkları belirtmektir.
Mevzuu ciddi olan bir sohbette sık sık şaka ve latifelerin yeri yoktur.
Dinleyicilerin mizacını bilmeliyiz. Gayesi fakirlere yardım toplamak olan bir toplulukta konuşulacak şeyler; Gayesi ticaret ve iş olan bir toplantıda konuşulacak hususlardan farklıdır.
Kendisinin daima haklı, bizim ise haksız olduğumuzu söyleyen bir şahsı sever misiniz?

Muhatabına kendi fikrini kabul ettirmeğe çalışan bir hatip esasta ayrı kanaatta olduğunu ilk anda hissettirmemeli
Doğru bir şeyi tam zamanında söylemek bazen imkansızdır. Sükunet çok daha iyidir. Daha az konuşan kimseyi daha fazla sevmez misiniz? ?
Konuşurken muhatabın sun’iyet ve zıddıyet hislerini kabartmamalıyız.
Karşınızdakinin nokta-i nazarını nezaketle tasdik etmek, kuvvetli ve zaif olduğu tarafları anlamalıdır.
Muarızlarla karşılaşınca hem fikir olduğunuz noktalara işaret ediniz. Onlarla anlaştığınız ve beraber olduğunuz fikirlerden konuşmaya başlayınız.

Pek çok kimseler münakaşalarında hem fikir oldukları noktaları bulmaya çalışmaz ve lüzumsuz bir şekilde birbirlerine muarız olurlar.
İnsanlar arasında fikir ihtilafı bir çok kimselerin zannettiklerinin aksine olarak, pek azdır.
Beraberce oturup konuşup anlaşmaya çalışalım, ayrıldığımız noktalar varsa, niye ayrıldığımızı araştıralım. O zaman ayrıldığımız hususların az, hem fikir olduğumuz konuların çok olduğunu görürüz.
Sözlerinize bilhassa size muarız ve düşman olanlar önünde ( evet ) cevabını alacak şekilde başlayın. Bir ( hayır ) cevabı zıddiyet doğurur.
Dinleyicilerinizin fikirlerine karşı ilk anlarda giriştiğiniz taaruz tehlikeli ve neticesiz kalacak ve aleyhinize muhalefet doğuracaktır.

Dinleyicilerinizi uzun konuşarak yormayın.
Hatipte ciddiyet, emniyet, şevk, heyecan, sempatiklik, cesaret, açık kalplilik, tevazu herşeyin hakkını verme bu vasıflar bulunmalıdır.
Güleryüzlü ve iyi huylu olmanın birleşmesi sempatikliği husule getirir.
Dinleyicilerin kusur ve zaafları ile oynamamalı.
Tevazu ( Benim fikrime göre, Bana öyle geliyor ki ) demeli…( Mutlak bu böyledir ) gibi şeyler pek söylenmemeli.( denilebilir, diyebiliriz, şöyle olsa nasıl olur, siz ne dersiniz ) konuşmada tevazu budur.

Anlaşmamazlığa mahal kalmamak için hatip dinleyiciler ile hemfikir oldukları noktaları başlangıçta söylemelidir.
Teklif ve direktifler için en iyi yer çok defa nutkun sonudur. Hatırda en iyi intiba bırakan yerler nutkun sonlarıdır.
Muhatablarınızın nokta-i nazarlarına hürmet edin söylediklerini sonuna kadar dinleyiniz.
Münakaşa zafer için bir çarpışma değil, hakikatın araştırılmasıdır.
İnsan kendi kusur ve kabahatlarına gülecek olgunluğu göstermesi lazımdır

Bütün konuşmaların ilk şartı nezahet ve nezakettir.
Başkalarının düşüncelerine hürmet ediniz, demokrat bir zihniyete sahip olup olmadığımızı gösteren en iyi test budur.
“”Her ne pahasına olursa olsun zafer”” pek çok toplantıları akamete uğratmıştır.Bu zayıflık alametidir.Bunun en bariz tezahürü konuşurken diğerlerinin sözünü kesmek uzun ve hızlı konuşarak son sözü söylemekte ısrar etmektir.
Münakaşa aleyhimize döndüğü zaman olgunca hareket etmesini bilmeliyiz.”” Bu muhakkak böyledir “” demekten ziyade o mevzudaki bilgi ve tecrübelerinizi anlatınız.
Dinlemesini bilmek insanı olgunlaştırır. Sakin konuşan, soğukkanlılıkla cevap veren ve söyleyecek bir şeyi olmadığı zaman susmasını bilen bir kimse her çeşit konuşmalarda muvaffak olabilecek bir kimsedir

Konuşmak için bilmek lazımdır, neyi bilmek, söylenecek veya söylenmeyecek şeyleri bilmek en lüzumlusudur.
Dinleyicinin içinde bulunduğu ruhi vaziyete göre konuşabilmelidir.
Kelimeleri mana ve şumulünün uygun geleceği yerlerde kullanmalıdır.
Fikir okunan şeyle daima alakadar olmalı, uzun okumalarda fikir dağılırsa, okumaya ara vermeli
yoksa okunan şey hatırda kalmaz sathi olur. Fikri başka şeylere dağıtmanın önüne geçmeli , buna alışmalı..

Zafer soğukkanlılığını muhafaza edebilenindir.
Konuşurken ikna etmek için, en fazla tesir yapabilecek şeyleri söyleyebilecek bir maharet olmalıdır.
Hatip dinleyicilerine itaat değil emreder. Fakat sırasında tevazu eder, itaat da eder.
Ezber edip konuşanlar , konuşmada muvaffak olamazlar..
Yemekten hemen sonra konuşmayın. Konuşurken mide ne kadar hafifse bu beyin ve gırtlak için o derece faydalıdır.

Terennümün yeknesaklığı ( değişmeyen bir ses tonu konuşmak ) dinleyenlerin kulağına hoş gelmez. Kelimelerin ifade ettiği manaya göre terennüme ahenk verilmelidir.
Yürüyüşün ahengi olduğu gibi konuşmanın da ahengi vardır.
Konuşur gibi okuyun, kelimelerin hakkını verin, kelimelerin ifade ettiği manaya göre sese ahenk verin, harflerin sonunu yutmayın, heceleri birbirine karıştırmayın, noktalara virgüllere dikkat edin, nefesinizi metnin cümlelerine iyi taksim edin. Sözlerinizi mutedil olacak el ve kol hareketleri ile takviye edin.
Temkinli ölçülü fakat gayret ve faaliyete getirici konuşmalıyız.
45 dakikadan fazla konuşmamalıyız.

Konuşan kimse otoriter olmalı, çekingen olmamalı, çekingen ve sıkılganların sözü tesirsizdir.
Hitabette teknik malumat lazımdır. Bu ise talim ve terbiye işidir.
Hitabet sanatının esasları: öğretmek, hoş söylemek, heyecan vermek
Nutuk, dinleyenlerin ruhuna nüfuz etmelidir.
Konuşma esnasında; Sözleriniz alaka uyandırmıyorsa ya susunuz veya daha iyi söylemeye, daha cazibeli konuşmaya
bakmalısınız.

Güldürünüz, fakat çok defa konuşurken düşündürünüz.
Heyecan verici cümleleri biraz şiddetli telaffuz ediniz.
Ayakta konuşunuz, güzel, düzgün ve canlı durunuz.
Nutukta sesinizi icab-ı hale göre yükseltip alçaltınız. Bağırmaktan veya yavaş söylemekten tevakki ediniz. Aynı tonda konuşmayınız.
Muğlak, müphem, mudil tabirler kullanmaktan tevakki ediniz.
Bir insana imani hakikatleri kabullendirmek için evvela onu kazanmak lazım.

Zübeyir Gündüzalp 
Kaynak : Risale Ajans