Verilen Nasihatler Neden Tesirsiz Kalıyor
A- A A+

Verilen Nasihatler Neden Tesirsiz Kalıyor

Nasihat dinin emir ve yasaklarına uymayı netice verdiğinden, dini ayakta tutan bir vesile, hatta dinin kendisi olarak tarif edilir. Efendimiz (asm)’in bir Hadis-i Şerif’inde buyurdukları gibi “Din Nasihattir” din ve nasihat birbirinden ayrılmaz bir bütün olarak ele alınır.
 
Bu asrımızın bir özelliği olsa gerek, bu zamanda yapılan nasihatler tesir gücünü kaybetmiş, Din ve İslam adına yapılan bir çok tebliğde karşılığını bulamamaktadır. Her şeyden önce yaptığımız nasihatin tesirli olması için muhatapların seviyesini ve ihtiyacını da göz önünde bulundurmamız gerekir. Zaman ve zemin faktörleri ayrıca insanları etkisi altına alan hadiseler insanların ihtiyaçlarını belirlemekte önemli bir faktör olarak önümüzde durmaktadır.
 
Resulullah (asm), “Din nasihattir” deyince, etrafındaki sahabeler:
-“Kimin içindir ya Resulallah?” dediler.

Resul-i Ekrem cevaben şöyle dedi:
-“Allah içindir”. (Allah’ı hakkıyla tanımak, emir ve yasaklarını bilmek ve bildirmek ve hukukuna riayet etmektir.)
-“Ve Allah’ın kitabı içindir”. (Onu layıkıyla öğrenmek ve öğretmek, hükümlerini yaşamak ve yaşatmaya çalışmaktır.)
-“O’nun Resulü içindir”. (Ona muhabbetle ittibaa çalışıp, O’nun sünnet-i seniyesini ihya etmektir.)
-“Ve Müslümanların imamları ve idarecileri içindir”. (Hayır ve hasenatta onlara yardımcı olmak, şer ve fenalıklarına engel olmaya gayret etmektir.)
-“Ve onların umumu içindir”. (İlahi emir ve yasakları onlara tebliğ etmek, İslamiyet’i öğreterek yardımcı olmaktır.)
 
Resul-i Ekrem (asm)’in de belirttiği gibi nasihat önce Allah için olmalı ve sırasıyla Kuran-ı Kerim, ‘O’nun Resulü (asm), idareciler ve tüm toplumu kapsayacak şekilde insanlara doğru istikameti bildirmek adına yapılması gereken şeyler olarak sıralamaktadır. 
 
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’de yaşadığımız zamandaki durumu da göz önüne alarak yapılan nasihatlerin neden tesirsiz kaldığını şu şekilde ifade eder:
 
"Tahmin ederim ki, nasihlerin nasihatleri şu zamanda tesirsiz kaldığının bir sebebi şudur ki: Ahlaksız insanlara derler, “Haset etme, hırs gösterme, adavet etme, inat etme, dünyayı sevme.” Yani, “Fıtratını değiştir” gibi, zahiren onlarca malayutak bir teklifte bulunurlar. Eğer deseler ki, “Bunların yüzlerini hayırlı şeylere çeviriniz, mecralarını değiştiriniz”; hem nasihat tesir eder, hem daire-i ihtiyarlarında bir emr-i teklif olur."
 
Mektubat eserinde geçen bu tespitlerde Said Nursi Hazretleri, nasihat ederken önce insanların kişilik yapılarının ön planda tutulması gerektiğine işaret eder. Ve insanların fıtratlarına aykırı teklifte bulunmanın sonucunda nasihatlerin karşılık bulmadığını söyler. Bediüzzaman muhatapların seviyesini ve ihtiyaçlarını da göz önüne alarak insanlardaki bazı olumsuz özelliklerin yüzlerini hayırlı işlere çevrilmesi gerektiğini belirterek çok önemli bir psikolojik tahlilde bulunur.
 
Bu sebeplerden ötürü nasihat edilirken insanların ihtiyaçları, psikolojik durumları göz önünde bulundurularak malayutak yani yerine getirilmeyecek emirlerde bulunulmaması gerekmekte, muhatapların fıtratlarına uygun hareket edilmeli ve olumsuz gibi görünün bazı alışkanlıkların yönü hayırlı işlere çevrilmelidir.
Kaynak : Risale Ajans