Said Nursi: Bu Maymun Hem Gazi Hem Şehid'dir
A- A A+

Said Nursi: Bu Maymun Hem Gazi Hem Şehid'dir

Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin 1918-1934 tarihleri arasındaki hayatını anlatan Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'ün “Arşiv Belgeleri Işığında Bediüzzaman Said Nursi ve İlmi Şahsiyeti” adlı kitabının ikinci cildinde geçen şu tarihi olay bir hayli ilgi çekici.Kitapta geçen bölüm şöyle;

Yunan Başbakanı Venizelos ile  İngiltere Başbakanı Lloyd George gizli bir anlaşma yaparlar.
 
Buna göre, İngiltere 50 bin kişilik bir Yunan ordusunu en modern silahlarla donatarak, Yunanlıların Anadolu'yu tümüyle işgal etmelerini sağlayacaktır. Bu sinsi çalışmalar Ekim 1920 tarihine kadar sürer. Sıra Kralı ikna edip, saldırıyı başlatmaya gelmiştir.
 
Birinci Dünya Savaşı'nda talebeleriyle çeşitli cephelerde Rus ve Ermenilere karşı savaşan Bediüzzaman Hazretleri, Yunanlıların Anadolu'yu is­tila planlan yaptığı günler­de İstanbul'dadır. Bu sinsi planlan duyar duymaz bü­yük bir endişeye kapılır ve bir Cuma gecesi namazdan sonra duaya başlar.
 
Konuyu bir de Bediüzzaman'ın eski talebelerinden Molla Sü­leyman Efendi'den dinleyelim:
 
Yunan Başvekili Venizelos, İngiliz başvekili Loid Corc'dan (Loyd George) elli bin kişilik silah temin ederek, yeniden Anadolu'ya taarruz ede­cekleri sırada, bir cuma gecesi, Bediüzzaman yatsı namazından sonra du­aya başladı.
 
O gece sabaha kadar uyumadı: "Ya Rab! Senin askerlerin daha çoktur, bu mel'unlara fırsat verme!" diye yalvardı.
 
Sabahleyin ben Divanyolu'ndan gazetesini ve çorbasını almaya çık­tım. Gazeteler, Yunan kralı Alexandros'u maymun ısırdığını, maymunu da sonra öldürdüklerini yazıyorlardı.
 
Bediüzzaman gazeteyi görünce çok sevindi ve gülerek: "Süleyman bir kalem getir de, bu hayvanın arkasından bir mersiye yazalım" dedi.. Ve he­men okuduğu gazetenin boş bir kenarına malum mersiyeyi yazdı.
 
Mücahit Bir Hayvan Mersiyesi
 
( Rabbin Tealanın askerini kendinden başka hiç kimse bilmez. Müddesir - Ayet 31)
 
İşte o cünuttan bir gazi şehid,
 
Nev-i hayvandaki meymun-u said.
 
Ey maymun-i meymun! 
 
Mü'minleri memnun, kafirleri mahzun, 
 
Yunan'ı da mecnun eyledin. 
 
Öyle bir tokat vurdun ki, 
 
Siyaset çarkını bozdun. 
 
Lloyd George'u kudurttun, 
 
Venizelos'u geberttin. 
 
Mizan-ı siyasette pek ağır oturdun. 
 
Ki, küfrün ordularını, zulmün leşkerlerini, 
 
Bir hamlede havaya fırlattın... 
 
Başlarındaki maskeleri düşürüp,
 
Maskara ederek, bütün dünyaya güldürdün. 
 
Cennetle mübeşşer (müjdeli) olan hayvanların isrine (safına) gittin. 
 
Cennette saidsin; çünkü gazi, hem şehidsin. 
 
Bedüzzaman Hazretleri'nin bu tavrı, "milli birlik ve bütünlük has­sasiyetinin", tarihe mal olan önemli örneklerinden biridir.
 
Yurdunu is­tila eden ve edecek düşmana karşı her imkan ve şartta mücadele et­mek ve asıl güç-kuvvet sahibi olan Yüce Mevla'dan her an yardım is­temek... Allah (c.c.) kendine sami­miyetle sığınan, yardım isteyen in­sanların duasını hep kabul etmiştir. Allah, bir kulunun duasını kabul etti mi, gerisi kolay...
 
Bir maymun vasıtasıyla bile ihanet sahiplerine unutamayacakları cezaları verir. Yeter ki dua edenler samimi olsun, onların duaları samimi olsun. İstiklal Savaşı'nda Anadolu'da milli vatan ve milli birlik böyle zor şartlar altında kurulmuş ve korunmuştur. Bu zaferin, bu birliğin ka­zanılmasında herkes elinden geleni yapmış, asker silahıyla vatanı korurken, alim ve arif insanlar da dualarıyla Yüce Mevla'ya el açıp, gözyaşı dökmüşler ve ordumuza destek olmuşlardır.
 
İstiklal Savaşı'nın her anı, göz yaşartacak böyle "manevi alem" kaynaklı yardım örnekleriyle doludur. Temelinde ve harcında şehit kanlarının, samimiyetin, duaların, masumiyetin ve her şeyden öte­ye de Yüce Allah'ın nusretinin olduğu asla şüphe götürmez.
Kaynak : Arşiv Belgeleri Işığında Bediüzzaman Cilt 2