Sadece Kur'anı Kerim'in Mealini Okumak Yetmez
A- A A+

Sadece Kur'anı Kerim'in Mealini Okumak Yetmez

Kur'an-ı Kerim, sadece mealle anlaşılabilecek bir kitap değil. Çünkü Kur'an'da bulunan yüzlerce müteşabih ayet İslam alimlerinin Kur'an ve hadis ışığında yaptıkları yorumlarla ancak tam olarak anlaşılabilir. Kısa bir meal bu manayı veremez. Resulullah (asv)'dan bu yana yaklaşık dört yüz bin tefsir yazılmış, bu tefsirler bile Kur'an'ı tam açıklamaktan acizdir.

Ayrıca harf inkilabından sonra Kur'anın geniş Arapça deryasından Türkçenin Arapçayı tamamlayamayan dar kelimelere sıkıştırılması neticesinde Kur'anı mealen anlamak iyice zorlaşıyordu. 
 
Çünkü Kur'an, dibi olmayan bir deniz, okyanus gibi olduğundan ancak bu ilimde rusuhiyet peyda eden müfessirlerin yardımıyla anlaşılabilir. Kur'an meali sadece bizleri dar bir bakış açısı vermekten öteye geçememekte. Birçok anlamamız gereken manalar örtülü kalmaktadır. Tabi "hiç meal okumayalım" demiyoruz. Elbette meal okunmalı, ama sadeca mealle yetinilirse birçok Kur'ani bilgiden de mahrum kalınacağı unutulmamalıdır. Kur'an'ın tam tercüme edilemeyeceğini Bediüzzaman Hazretleri Yirmi Beşinci Söz'de ifade buyurmuş. Bununla alakalı olarak bir makaleyi istifadenize sunuyoruz.
 
"Risalelerdeki manalar ayet ve hadislere dayanır." diyebiliriz.

Mesela, Üstad Onuncu Söz için "yüzlerce Kur'an ayetinden süzüldüğünü" söylüyor.
 
Bunu şöyle açıklayabiliriz: Nasıl ki ilaçlar değişik kimyasal maddelere dayanır, öyle de Risaleler dahi ayet ve hadislere dayanır.
 
Lahikalara gelince, bu mektupların nice Kur'ani mesajlarla dolu olduğu aşikardır. Mesela şu ifadelere bakalım:
 
"Aziz, sıddık kardeşlerim ve hizmet-i Kur'aniyede kuvvetli, dirayetli arkadaşlarım!.."
 
"Bu zaman cemaat zamanıdır. Ehemmiyet ve kıymet, şahs-ı maneviye göre olur. Maddi ve ferdi ve fani şahsın mahiyeti nazara alınmamalı. Hususan benim gibi bir biçarenin kıymetinden bin derece ziyade ehemmiyet vermekle, bir batmanı kaldırmayan zaif omuzuna, binler batman ağırlığı yüklense altında ezilir."
 
Kastamonu Lahikası'nın başında geçen bu kısa bölümde pek çok mesajlar vardır. Bu mesajlar ayet ve hadislere dayanmaktadırlar:
 
"Aziz, sıddık kardeşlerim" ifadesi "Mü'minler ancak kardeştirler." ve "İnanıyorsanız en üstün sizsiniz." ayetleriyle; 
 
"hizmet-i Kur'aniyede kuvvetli, dirayetli arkadaşlarım!" ifadesi Kur'an hizmetini teşvik eden ayet ve hadislerle;
 
"Bu zaman cemaat zamanıdır. Ehemmiyet ve kıymet, şahs-ı maneviye göre olur." kısmı "Allah'ın ipine toptan sarılın, ayrılmayın" ayetiyle, devamındaki bölüm Peygamber Efendimiz (asv)'in ancak bir beşer olduğunu vurgulayan ve O ölse veya öldürülse, davasının baki olacağını bildiren ayetlerle açıktan alakalı görülüyor.
 
Tarihçeye ise şu açıdan bakılabilir:
 
Hz. Aişe (ra)'e Peygamber Efendimiz (asv)'in ahlakı sorulduğunda "Onun ahlakı Kur'an ahlakı idi." cevabını verirdi. Üstad da peygamber varisi olan zatlardan biri olarak, hayatı boyunca Kur'an'a ayna olmaya çalışmıştır. Kendisinin ilim- iffet- şecaat- ferağat gibi halleri Kur'an ahlakından gelmektedir.
Kaynak : Sorularla Risale