Ramazan'da Amellerin Sevabı Bire Bindir
A- A A+

Ramazan'da Amellerin Sevabı Bire Bindir

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Risale-i Nur’un bir çok yerinde Ramazan ayının öneminden bahseder. Bu ayda yapılan Salih amellerin bire bin kattığını belirterek bu ayda mümkün olduğunca Kur’an-ı Kerim’le ve  meşgul olunması gerektiğini belirtir. Risale-i Nur’un muhtelif yerlerinde Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Ramazan ayının öneminden şu şekilde bahseder:
 
Kur′an-ı Hakimin her bir harfinin bir sevabı var; bir hasenedir. [Tirmizi, Fezailü′l-Kur′an: 16] Fazl-ı İlahiden o harflerin sevabı sünbüllenir; bazan on tane verir, bazan yetmiş, bazan yedi yüz--Ayete′l-Kürsi harfleri gibi; bazan bin beş yüz--Sure-i İhlasın harfleri gibi; bazan on bin--Leyle-i Beratta okunan ayetler ve makbul vakitlere tesadüf edenler gibi; ve bazan otuz bin--mesela, haşhaş tohumunun kesreti misillü, Leyle-i Kadir’de okunan ayetler gibi. Ve "O gece bin aya mukabil" işaretiyle, "Bir harfinin o gecede otuz bin sevabı olur" anlaşılır.

İşte, Kur′an-ı Hakim tezauf-u sevabıyla beraber elbette muvazeneye gelmez ve gelemiyor. Belki, asıl sevap ile bazı surelerle muvazeneye gelebilir. Mesela, içinde mısır ekilmiş bir tarla farz edelim ki, bin tane ekilmiş. Bazı habbeleri yedi sümbül vermiş farz etsek, her bir sümbülde yüzer tane olmuş ise, o vakit tek bir habbe bütün tarlanın iki sülüsüne mukabil oluyor. Mesela, birisi de on sümbül vermiş, her birinde iki yüz tane vermiş; o vakit bir tek habbe asıl tarladaki habbelerin iki misli kadardır. Ve hakeza, kıyas et.
Sözler

"Ramazan-ı Şerifte sevab-ı a′mal, bire bindir. Kur′an-ı Hakimin, nass-ı hadisle, herbir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir. Ramazan-ı Şerifte herbir harfin on değil, bin; ve Ayetü′l-Kürsi gibi ayetlerin herbir harfi binler; ve Ramazan-ı Şerifin Cumalarında daha ziyadedir. Ve Leyle-i Kadirde otuz bin hasene sayılır. Evet, herbir harfi otuz bin baki meyveler veren Kur′an-ı Hakim, öyle bir nurani şecere-i tuba hükmüne geçiyor ki, milyonlarla o baki meyveleri Ramazan-ı Şerifte mü′minlere kazandırır. İşte, gel, bu kudsi, ebedi, karlı ticarete bak, seyret ve düşün ki, bu hurufatın kıymetini takdir etmeyenler ne derece hadsiz bir hasarette olduğunu anla."
Mektubat
 
"Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şaban-ı Muazzamda üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar. Bu pekçok uhrevi faydaları kazandıran ticaret-i uhreviyenin bir kudsi pazarı ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşheri ve üç ayda seksen sene bir ömrü ehl-i imana temin eden şuhur-u selaseyi böyle bire on kar veren medrese-i Yusufiyede geçirmek, elbette büyük bir kardır. Ne kadar zahmet çekilse ayn-ı rahmettir.

İbadet cihetinde böyle olduğu gibi, Nur hizmeti dahi nisbeten--kemiyet değilse de keyfiyet itibarıyla--bire beştir. Çünkü bu misafirhanede mütemadiyen giren ve çıkanlar, Nurun derslerinin intişarına bir vasıtadır. Bazan bir adamın ihlası, yirmi adam kadar fayda verir. Hem Nurun sırr-ı ihlası, siyasetkarane kahramanlık damarını taşıyan, Nurun tesellilerine pekçok muhtaç bulunan mahpus biçareler içinde intişarı için bir parça zahmet ve sıkıntı olsa da, ehemmiyeti yok. 

Derd-i maişet ciheti ise: Zaten bu üç ay ahiret pazarı olmasından, herbiriniz çok şakirtlerin bedeline, hatta bazınız bin adamın yerinde buraya girdiğinden, elbette sizin harici işlerinize yardımları olur diye tamamıyla ferahlandım ve bayrama kadar burada bulunmak büyük bir nimettir bildim."
Şualar
 
Kaynak : Risale Ajans