Neye Güveniyorsun Bekir Bey
A- A A+

Neye Güveniyorsun Bekir Bey

Bediüzzaman'ın hayatta iken vekalet verdiği avukat olan Bekir Berk, Üstad'ından aldığı himmet ve destekle bu görevi layıkıyla yerine getirmiştir.1958 den 1972 ye kadarki en buhranlı dönemde girdiği mahkemelerden bini aşkın beraat kararıyla çıkımış,tarihte eşine rastlanmaya bir hukuk mücadelesi vermiştir.
 
Burada O'nun eşsiz kahramanlık örneklerinden birini kaydedeceğiz.Olay 1964 yılında Yargıtay'da cereyan eder.Bu olayın önemi,Bekir Berk'in 6 ihtilali sonrası Yargıtay'ın başına getirilen Yassıada'nın zorba hakim ve savcıları ile bir rövanş niteliğinde olmasından kaynaklanır. "Hayatını Davasına Adayan Adam:Bekir Berk" isimli çalışmamızda yer alan bu olayın canlı şahidi Hamdi Sağlamer'dir.Sağlamer olayı şöyle anlatıyor:
 
"Bir defasında Ankara'daydık.Bize 'Temyiz'de mahkeme var,birlikte gidelim dedi.Öğretmen kardeşimiz Konya'lı Mustafa Özsoy'la beraberdik.Temyiz'deki duruşmalara avukatlar dışında kimse alınmıyordu.Bekir Ağabey bana bir çanta verdi,Mustafa'nın eline de bir dosya tutuşturdu.Bizi stajyer ve yardımcı avukat süsüyle mahkeme salonuna girdirdi.
 
Manzara müthişti Yuvarlak bir masa etrafında 27 Mayıs ihtilali'nin karanlık yüzlü adamları çöreklenmişlerdi.O Egesel'ler,Başol'lar hep oradaydı! İhtilalde oynadıkları başarılı (!) rollerine mükafat olsa gerek,bu makama atanmışlardı.Bekir Ağaby'i Yassıadadan tanıyorlardı.Kin ve nefret dolu gözlerele bizi süzüyorlardı,adeta yiyecek gibi bakıyorladı!

Egesel Bekir Ağabey'in moralini bozacak şeyler yapıyordu.Eliyle masaya vuruyor,dinlemez gibi görünüyordu.Bekir Ağabey,hiç aldırış etmeden 40 dakika savunma yaptı.Elindeki bütün belgeleri sundu ve bunların zapta geçirilmesini istedi.Zapta geçme talebi Egesel'i kızdırdı.İki eliyle masayı tutup yüksek sesle :
 
"Neye güveniyorsun Bekir Bey!" diye açıkça tehdir etti.Bekir Ağabey tehdide pabuç bırakacak adam mıydı?

Hemen "Ver şunu!" deyip hızla çantayı elimden kaptı.Başka bir evrak çıkarıp gösterecek sandım.Bir de baktım ki,çantasında süreli taşıdığı kefenini çıkarıp masanın ortasına fırlatıverdi.Adamların gözleri faltaşı gibi açıldı. Ardından gür bir sesle:
 
"İşte buna güveniyorum !" dedi ve konuşmaya başladı.
 
Öyle yüksek sesle konuşuyodu ki adeta salon çınlıyordu.Vallahi yeminle söylüyorum,o anda adamların masaya dayalı ellerine baktım tir tir titriyorlardı.O zaman gerçekten Bekir Ağabey'in arkasında bir kuvve-i maneviye olduğunu,müdafaa sırasında başka bir şahsiyete büründüğünü anladım" 
 
(Hayatını Davasına Adayan Adam: Bekir Berk,s 123)
Kaynak : Sorularla Risale